İdlib’de Türk askerlerine yönelik ikinci saldırı yeni bir döneme girildiğini ortaya koydu

Uzmanlar, İdlib’in “patlamaya hazır bomba” olduğuna dikkat çekerek Soçi Mutabakatı’nın son bulduğunu belirtiyor. TSK’ye yönelik saldırıların gözlem noktası dışına taştığına işaret eden uzmanlar, Türkiye’nin Suriye ve Rusya’yla çatışma ihtimalini en karanlık senaryo olarak niteledi. Uzmanlar İdlib’deki son sadırıyı Cumhuriyet’e değerlendirdi.

11 Şubat 2020 Salı, 02:00

Naim Babüroğlu (Emekli Tuğgeneral): İdlib şu anda patlamaya hazır bir bomba. Burada provokatör aktörler de var. ABD, oradaki HTŞ dediğimiz El Kaide terör örgütlerini destekliyor. Jeffrey’nin “Rejime karşı kendini savunduğu için HTŞ terör örgütü sayılmayabilir” açıklamasının anlamı şu: ABD, açıkça yardım edebilsin diye HTŞ’yi terör listesinden çıkarabilir.  İkinci konu: İdlib Suriye’nin yüzde 5’i kadar bir yer ama çok hareketli, taktik bir coğrafya. TSK yoğun bir biçimde oraya sevkıyat yaptı. Kahraman 5 şehidimizin verildiği yerde TSK bir üs oluşturdu. Orası hedef alındı. Bu şu demek: Rusya, bu operasyon boyunca Suriye’yi destekliyor. Ankara’daki Rus heyetinin yaptığı görüşmeden anlıyoruz ki, sonuç alınamadı. Rusya, Türkiye’den Soçi Mutabakatı’yla iki önemli şey istiyor: Radikal terör unsurlarının diğer muhaliflerden ayırt edilmesi ve M-4 ve M-5 karayollarının bu terör örgütlerinden temizlenmesi, emniyete alınması. Çatışmasızlık bölgesi olarak tespit edilen İdlib’den ağır silahların çekilmesi... Bunlar olmadı. Türkiye’nin orada gözlem noktaları yer alıyor. 15-16 noktada askeri varlığımız var. 

Benim temel değerlendirmem şu: Rusya zaman kazanıyor. Suriye Ordusu, M-4 ve M-5 karayolunun güneyini ve doğusunu tamamen kontrol edinceye kadar bu zamanı kazanacak. Türkiye’nin eli şöyle zayıflayacak: “M-4 ve M-5 karayolunun doğusunda kalan gözetleme noktalarının amacı kalmadı” denecek. Bunların karayolunun batısına ve kuzeyine, yani Türkiye sınırına kaydırılması istenecek. Bu Türkiye için alanın daraltılması demek. Türkiye oyunu gördü ve oradaki askeri varlığını arttırdı. Ancak önemli olan husus hava sahası Rusya’nın elinde. Bu Türkiye açısından bir dezavantaj. Son gelişme, Rusya ile müzakere masasını yıkmaz ama Soçi mutabakatı artık ölmüştür. Amacı ortadan kalkmıştır. İdlib’de yeni bir durum ortaya çıkmıştır. Türkiye, yeni bir durum değerlendirmesi yapmalı. Gözlem noktalarının varlığı devam edebilir ama Rusya’yla masaya oturarak konumları üzerinde yeni bir Soçi Mutabakatı ortaya çıkarmalıyız.

GÖZLEM NOKTALARI TAŞINABİLİRDİ

Ahmet Yavuz (Emekli Tümgeneral): İki nedenle üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Birincisi kayıplar, ikincisi ısrarla aynı politikayı sürdürmenin ülkeye nasıl zarar verdiğini gördüğüm için... İdlib’de orta yol bulmak mümkündü. M-4 ve M-5 karayollarının 2019 başında açılmasını taahhüt ettik, açılmadı. Burada dikkatimi çeken, şehit vermemize yol açan gelişmeler gözlem noktalarının dışında asker sevkiyatına karşı bir tepki olarak ortaya konuldu. Tabii ki bu, Rusya ve Suriye’nin ortak tepkisi. Baştan beri söylüyorum. M-4 ve M-5 karayollarını açacak şekilde gözlem noktalarının yerini kendi sınırımızın yakınına çekelim ve çektiğimiz yerlere sonuna kadar sahip çıkalım. Keşke gözlem noktalarının yeri önceden değiştirilebilse ve bir uzlaşı alanı oluşturulabilseydi. Çünkü gözlem noktalarını hedeflemiyorlar. Ne tepkiyi ne de buraya gelinceye kadar atılan adımları savunmak mümkün. Bundan sonra üç hareket tarzı var: Ya bir uzlaşı bulunur, daha sağlıklı yürür. Ya Suriye ve Türkiye hiç arzu etmememize rağmen daha yüksek dozajlı bir çatışmaya girer. Ya da böyle bir ileri bir geri, iş sürüncemede bırakılır, sorun çözülmez. İşin diğer bir boyutu da önemli. Bu saatten sonra burası her türlü provokasyona daha da açık. ABD, çok açık biçimde Türkiye’nin Suriye ile çatışmasını ve Rusya’yla bağlantının koparılmasını istiyor. Çok net bir durum bu. Türkiye bu tuzağa düşer mi, bilmiyorum. En karanlık senaryo, Türkiye’nin Suriye’yle dolayısıyla Rusya’yla çatışmasıdır ki, bu ihtimal zayıf da olsa vardır. 

TSK MENZİLİ İÇİNDEKİ HEDEFLERİ VURUR

Erol Bural (21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Milli Güvenlik ve Dış Politikalar Merkezi Başkanı):

Türkiye’nin bu kadar askeri sevkıyat yapmasının nedeni; Rejim’in şehir merkezine girmesini engellemekti. Yaklaşık 1 milyon kişi sınıra geldi. Ancak İdlib şehir merkezinde 2 milyon kişi daha var. Bu, bir o kadar kişi daha gelebilir demek. Türkiye’nin birinci amacı bunu önlemekti. 

İdlib’de bugün olanlar sonrasında olaylar şiddetlenir, kimse bu vatan evlatlarının kanını yerde bırakmaz. Ama müzakere masası yıkılmaz. Bundan sonra ne olur sorusuna gelince: Oraya epey yığınak var. Silahlı kuvvetler bundan sonra muhtemel kritik noktalarda ilerler. Bunlardan biri Serakib olur. Menzili içindeki bütün hedefleri vurur TSK. Rejim bunu yapmamalıydı.