Ankara Barosu’na bağlı avukatlar Ömer Faruk Eminağaoğlu, Doğan Erkan, Sait Kıran, Selcik Ulusoy ve İsmail Çevik; Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanması kararına karşı Danıştay’da 16 Şubat’ta dava açmıştı.
‘YEMİN HUKUKA AYKIRILIĞI ORTADAN KALDIRMAZ’
Avukatlar dilekçelerinde; Gürlek’in bakan olarak atanmasıyla savcılık görevinin kendiliğinden sona erdiği tezinin “kabul edilemez” olduğunu, böyle bir kabulün görevden azlolunmak anlamına geldiğini, bunun da anayasanın “Hakimler ve savcılar azlolunamaz” hükmünü içeren 139. maddesine aykırı olduğunu ve bakan olarak atanmasının kendi isteğinin varlığı olarak yorumlanamaz olduğunu vurgulamıştı.
Avukatlar dilekçe kapsamında; Gürlek’in Adalet Bakanı ve HSK Başkanlığı göreviyle HSK’nin yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesine yönelik işlemler de yapacak olması gerekçesiyle, savunması alınmadan atama kararının yürütmesinin durdurulmasını da talep etmişti.
DİLEKÇE REDDEDİLMEMİŞTİ
Danıştay 12. Dairesi ise dilekçenin reddi yönünde karar vermeyip; avukatların davacı sıfatlarının olduğuna, davanın esastan incelenmesine, bunun için dava dilekçesinin Cumhurbaşkanlığı’na tebliğine, yürütmeyi durdurma isteğinin davalı tarafça cevap verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra karara bağlanmasına karar vermişti.
‘HÜKÜMET TASARRUFU DAVA KONUSU EDİLEMEZ’
Cumhurbaşkanlığı ise 13 Mart’ta daireye savunmasını sundu. Savunmada Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü Bekir Keleş’in imzası bulundu. Savunmada; atama işleminin hükümet tasarrufu olduğu, hükümet tasarruflarının dava konusu edilemeyeceği, dava konusu edilen işlemden de davacıların bireysel olarak doğrudan etkilenmediği ileri sürüldü.
Bununla birlikte savunmada; Gürlek’in TBMM’de yemin etmesinin de atama işleminde rızası olduğu anlamına geldiği ifade edilerek, davanın reddedilmesi istendi.
CUMHURBAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASINA RET
Cumhurbaşkanlığı’nın savunmasının ardından, 12. Daire 16 Nisan’da kararını açıkladı.
Daire; avukatların Bakan Gürlek’in atamasına ilişkin dava açma yeterliliklerinin olduğuna 3’e 2 oy çokluğuyla karar verdi. Bu kapsamda daire; yürütmenin durdurulması istemini, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle reddetti.
Ayrıca daire; esas hakkında görüş için de başvuruyu Danıştay Başsavcılığı’na gönderdi. Böylece; dilekçeler aşaması tamamlanmasının ardından dairenin belirleyeceği bir günde duruşma yapılacak ve dava esastan incelenecek.
‘KARAR ÖNEM TAŞIMAKTA’
Kararı gazetemize değerlendiren Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu; “Verilen karar, bakanların 2017 Anayasa değişikliği sonrası yürütme yetki ve görevleri de kalmadığı için, bundan sonra bakan olarak yapılacak atamaların yargıya taşınması yönünden büyük bir önem taşımaktadır. Adalet Bakanlığı, hukuk devletine ve yargı bağımsızlığına aykırı işlemlerin merkezi durumuna sokulmaktadır. Yeni bir yapılanma ile adeta parti devletinde bir ülke başsavcılığına da dönüştürülmek istenmektedir. Adalet Bakanlığı üzerinden gerçekleştirilmek istenen hukuk dışılıklarla her koşulda mücadele edilecektir. Bu gibi nedenlerle arkadaşlarımızla bu hukuksal süreci yürütmekteyiz” dedi.
‘CESARETİ SEDECE ATAYANLARDAN ALMAMAKTA’
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Erinç Sağkan’ın Bakan Gürlek’i ziyaret etmesini anımsatan Eminağaoğlu; “Hukukçular olarak toplumun önünde yürümemiz gerekirken, TBB Başkanı’nın dava açma süreci içinde bu işlemlere karşı dava açmak yerine Gürlek’i makamında ziyaret etmesi son derece üzücü olmuştur. Görüldüğü üzere; Akın Gürlekler, bu cesareti sadece kendini oraya atayanlardan almamaktadır” ifadelerini kullandı.
BAKAN YARDIMCILARI HAKKINDA DA DAVA AÇILDI
Av. Eminağaoğlu; ayrıca Cumhurbaşkanı Kararı’yla Abdullah Aydoğdu, Burak Ceyhan, Can Tuncay ve Sedat Ayyıldız’ın Adalet Bakan Yardımcılıklarına atanma işleminin iptali istemiyle de 22 Nisan’da Danıştay 12. Dairesi’nde dava açtı. Dilekçe üzerinde ilk incelemesini tamamlayan daire, savunma yapmak üzere dilekçeyi Cumhurbaşkanlığı’na gönderdi.
