Ne kadar tanıdık...

İçinde nükleer kelimesi geçen cümlelerle tüm dünyaya kafa tut sonra bir kitaptan, gazeteden, filmden, diziden, kadından bu denli kork!

15 Mayıs 2015 Cuma, 23:51

Ahmedinejad’ın “İran’da gay yoktur” açıklamasının üzerinden fazla bir zaman geçmemişken “Fatmagül’ün Suçu Ne” dizisinin İran’da uyarlanması fikrine karşı çıkılmış çünkü devlet görüşüne göre İran’da tecavüz de yok!

İran’da yaşayan eşcinsellerin, idam ya da cinsiyet değiştirme seçenekleri arasında tercih yapmaya zorlanmasının sonucu olarak göç ettikleri ya da saklanarak yaşadıkları gerçeğini düşününce Ahmedinejad’ın zorlama bir tümevarımla haklı olduğu söylenebilir belki de. İran’da gözün görebildiği yerlerde eşcinsel yok. Benzer bir tümevarımı tecavüz konusunda da yapabiliriz o halde: Eğitim hakkından yararlanma zorunluluğu olmayan; sokağa çıkarken ne giyeceğini seçemeyen; evlilik kararında rızası veya yaşı hiç de mühim olmayan; çokeşliliğe razı olmak zorunda olan; velayet, miras gibi evliliğin getirdiği haklara erkek kadar sahip olamayan; kendi isteyerek bitiremediği evliliğine karşı bir kelimeyle boşanılabilinen kadın, resmi kayıt altında olduğu için istemediği bir erkekle girdiği cinsel ilişki sebebiyle tecavüze uğramış sayılmıyor teknik olarak. Tecavüz sebebiyle bekâretini kaybettiği veya hamile kaldığı anlaşıldığı anda recm ya da idam edilenlerin de artık hayatta olmadığını düşününce formül çalışıyor; İran’da ne eşcinsel var, ne tecavüz. Bravo! Pek çok yetenekli yönetmenine ülkede yaşama ve çalışma izni vermeyen İran yönetimi, şimdi bir diziyi engelliyor çünkü bir dizi karakterinin mağduriyetine ve rehabilitasyon sürecine şahit olan izleyiciler üzülüp empati kurarsa birkaç kadının hayatı kurtulabilir! İçinde nükleer kelimesi geçen cümlelerle tüm dünyaya kafa tut, sonra bir kitaptan, gazeteden, filmden, diziden, karikatürden, eşcinsellikten, kadından bu denli kork! Ne kadar tanıdık...