İşte gözaltı sayıları... IŞİD'i kayırmışlar

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hükümetin son dönemde yürüttüğü operasyonlar hakkında Meclis'e bilgi verdi. Arınç'ın açıkladığı rakamlara göre 847 kişi PKK bağlantısı nedeniyle gözaltına alınırken IŞİD bağlıntılı gözaltı sayısı 137.

Yayınlanma: 29.07.2015 - 15:45
Abone Ol google-news

<video:333605>

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın verdiği rakamlara göre 1302 kişi gözaltına alındı. Arınç'ın verdiği rakamlar şöyle:

-39 ilde operasyon yapıldı.

-1302 kişiye gözaltı işlemi uygulandı.

-PKK'dan gözaltına 847.

-DHKP-C ve diğer örgütlerden gözaltına alınan sayısı 77.

-IŞİD'e yönelik operasyonlarda 137 kişi gözaltına alındı.

-Son harekatta PKK'nın yurtiçi ve yurtdışındaki yerleri vuruldu

IŞİD, PKK ve DHKP-C operasyonunda çifte standart

cumhuriyet.com.tr'nin haberinden sonra...

 Bülent Arınç'ın konuşmasından satır başları:

 "MECLİSİMİZ OLARAK BU KONUYU GÖRÜŞMEK HEPİMİZE DÜŞEN BİR GÖREVDİ"

Bülent Arınç, "Öncelikle son günlerde yaşanan olayları hepimiz acıyla karşıladık ve tepkimizi verdik. Hem Suruç'ta meydana gelen ve 32 canımızın gitmesine yol açan kanlı olay, arkasından yaşadığımız Viranşehir ve diğer ilçelerimizde, en son 1 binbaşımız ile 1 uzman çavuşumuzun da şehadetine yol açan sebepler; bunun yanında farklı illerde, farklı şekilde tezahür etmiş belki ayrıntılarını biraz sonra vereceğim şiddet olayları kapsamında ülkemizde bir üzüntünün hâkim olduğunu söyleyebilirim. Bu doğrudur, normaldir; memleketini, milletini seven herkes kaybettiğimiz canlardan dolayı üzüntülüdür, yaşanan terör olaylarından dolayı da tepkilidir. Dolayısıyla Meclisimiz olarak bu konuyu görüşmek hepimize düşen bir görevdi. Biz de Hükûmet olarak sizlere bilgi arz etmek durumundaydık. Değerli arkadaşlarım, konuya girmeden önce… Çünkü Cumhuriyet Halk Partisinin hem teklifinde hem de Sayın Meclis Başkanımızın çağrısında, özetle söylemem gerekirse bugünkü konumuz, ülkemizde giderek tırmanan terör olaylarının nedenlerinin araştırılması ve gerekli tedbirlerin bir an önce ele alınması için bir Meclis araştırması komisyonu kurulması isteniyor" diye konuştu.

"İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONUMUZU TEBRİK ETMEMİZ GEREKİR"

Bülent Arınç, "Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz dönemde yani 24'üncü Dönemde bu konuyu özellikle inceleyen iki tane komisyon raporu var. Bir tanesi: Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'dur. Şubat 2013 tarihlidir. Basılı hâliyle üzerinde yazılı olan metin "Terör ve Şiddet Olayları Kapsamında Yaşam Hakkı İhlallerini İnceleme Raporu'dur." Kapsamlı bir rapordur, özenle hazırlanmıştır. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonumuzu tebrik etmemiz gerekir. Özellikle 8'inci bölümünde de "Çözüm ve Öneriler" kapsamında akılcı birtakım öneriler dile getirilmiştir. Bu, Şubat 2013 tarihlidir. Yine aynı dönemde Kasım 2013 tarihli bir Meclis Araştırması Komisyonu raporumuz var. Onun da sıra sayısı 571'dir. Onun da özgün ismi: Toplumsal Barış Yollarının Araştırılması ve Çözüm Sürecinin Değerlendirilmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu'dur. Kasım 2013 tarihini taşımaktadır. Şüphesiz milletvekili arkadaşlarımızın her iki komisyon raporlarını da elde etmek suretiyle incelemelerinde ve bu konu üzerindeki çalışmalarına dayanak yapmalarında şahsen fayda görüyorum. Değerli arkadaşlarım, bunun yanında da geçtiğimiz dönemde 10 Temmuz 2014 tarihli ve 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun çıkarılmıştı, bildiğiniz gibi. Bu 10 Temmuz 2014 tarihli Resmî Gazete'de yayınlandı. Kanun'un asıl gerekçesi de biraz evvel arkadaşlarımızın görüşülmesini arzu ettikleri konuyla doğrudan ilgilidir. Kanun'un "Amaç ve kapsam" ibareli 1'inci maddesinde: "Bu Kanunun amacı, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." diye başlıyor. 2'nci maddesi "Uygulama, izleme ve koordinasyon" 3'üncü maddesi "Yetki ve sekretarya" 4'üncü maddesi "Kararlar ve yeri getirilmesi" 5'inci ve 6'ncı maddeleri de "Yürürlük ve yürütme" maddeleridir. Dolayısıyla "Terörün sona erdirilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik siyasi, hukuki, sosyoekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlarla bağlantılı konularda atılabilecek adımlar belirlenmiştir. Gerekli görülmesi hâlinde de yurt içi ve yurt dışındaki kişi ve kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme ve benzeri çalışmalar yapılmasına karar verilir, bunlarla ilgili kurum ve kuruluşlar görevlendirilir." diyerek çok geniş kapsamlı, terörün sona erdirilmesinin içerisine alabilecek psikolojik, sosyal ve siyasi birtakım önlemleri ve birtakım çareleri de içinde taşıyan bildiğiniz gibi bir kanunumuz çıkmıştı. Bu kanunun öngördüğü şekilde terörün sona erdirilmesiyle ilgili bu kanun kapsamında yürütülecek çalışmalara ilişkin esaslar da yine Resmî Gazete'nin 1 Ekim tarihli sayısında Bakanlar Kurulu kararı olarak yayınlandı. Bakanlar Kurulu kararı olarak yayınlanan bu çalışmalara ilişkin esasların amaç ve kapsamıyla bu esasların uygulanmasında ilgili kurum, komisyon, kurul, müsteşarlık, çalışma alanları, siyasi alan, siyasi kurum ve aktörlere yönelik çalışmalar, hukuki düzenlemeler, insan hakları, sosyal programlar, kültürel programlar, sorunun parçası olan aktörlerle temas, diyalog ve benzeri çalışmalar, psikolojik destek ve rehabilitasyon çalışmaları çözüm sürecini ve diğer unsurları da içerisine alan kapsamlı bir esaslar programı yine 1 Ekim 2014'te, neredeyse on ay kadar önce, Resmî Gazete'de yayınlandı ve buna ilişkin de çalışmalar yapılmaya devam edildi" diye konuştu.

"KARDEŞLİĞİN YENİDEN TESİS EDİLMESİNE YÖNELİK PEK ÇOK ANAYASA MADDESİ DEĞİŞTİRİLDİ"

Değerli arkadaşlarım, bu kapsamda söyleyebileceğim, şüphesiz, çözüm süreci belki bugün de tartışılacaktır. Özellikle, son günlerde "Devam edip etmediği, edecekse nasıl edeceği, sona erip ermediği" konularında bir tartışma var ama 2009'dan başlayarak kademe kademe devam eden ve en son 2012 Aralık ayından itibaren de ete kemiğe bürünen bir "çözüm süreci" dediğimiz -ismini ne koyarsanız koyunuz- önce "demokratik açılım" diye başlayan, daha sonra "Millî Birlik ve Kardeşlik Projesi" diye isimlendirilen, sonra da herkesin kabullendiği bir isim olarak "çözüm süreci" olarak devam eden bu konunun ne hâle geldiği, nasıl suistimal edildiği, bundan sonraki devam edip etmemesiyle ilgili tartışmaları da konuşmam içerisinde değerlendirmek istiyorum. Ancak, bildiğiniz gibi, şüphesiz, geçtiğimiz dönemlerden bu yana, on iki yıldan beri iktidarını sürdüren AK PARTİ hükûmetleri döneminde hem Avrupa Birliği uyum paketleriyle hem de daha sonra demokratikleşme paketleriyle bu konuda çok önemli adımlar atıldı. Kendini hangi kimlikle ifade ederse etsin insanlarımızın haklarının alabildiğince verilmesi, Türkiye'de geçmişten bu yana var olan birlik ve kardeşliğin yeniden tesis edilmesine yönelik pek çok Anayasa maddesi değiştirildi, pek çok kanunlar değiştirildi ve yenileri çıkarıldı. Bunları da zaman içerisinde sizlere ayrıca takdim etmek istiyorum" dedi.

"1302 KİŞİYE GÖZALTI İŞLEMİ UYGULANDI"

Bülent Arınç, "Değerli arkadaşlarım, son günlerde yaşanan olaylar şüphesiz sizler tarafından takip ediliyor, bunları tekrar tekrar rakamlar ve veriler olarak belki veremeyeceğim herkesin malumu olduğu için. Bildiğiniz gibi, 20 Temmuzda Suruç'ta yaşanan "katliam" diyebileceğimiz 32 masum insana yönelmiş bir terör olayı sonrasında, Başbakanlıkta, Sayın Davutoğlu Başbakanlığındaki Hükûmetimizin ilk günlerinden itibaren varlığını her zaman güçlendirdiğimiz, "kriz merkezi" diyebileceğimiz ama daha çok "Başbakanlık Koordinasyon Merkezi" olarak bilinen kurumdan anbean takip ettik. Hem olaylar ve sonrası yapılan soruşturmalar hem de güvenlik toplantımızdan sonra verilen bir karar gereğince 3 terör örgütüne karşı, belki bunu sayı olarak ifade etmek doğru değil ancak PKK ve bağlantılı terör örgütlerine karşı, DAİŞ terör örgütüne karşı ve Türkiye'de bazı eylemeleri sebebiyle "DHKP-C" diye bilinen örgütlere karşı elbette güvenlik güçlerimiz operasyonlar yaptı, bu operasyonların sonuçları da koordinasyon merkezimiz tarafından bugüne kadar açıklandı. 24 Temmuzda başlayan bu açıklamalarda Ceylânpınar ilçesinde 2 polisin, Diyarbakır'da 1 polisin şehit edilmesi, yaralanması; daha sonra Kilis'te DAEŞ tarafından askerimize karşı yöneltilen bir tecavüz ve daha sonraları da binbaşımızla uzman çavuşumuzun şahadetlerine yol açan terör örgütleri faaliyetleri ve bunun yanında araçların yakılması; yine askere, sivillere yönelik terör olaylarının giderek artması, bazı şehirlerde yoğunlaşması üzerine operasyonlar yapıldı. DAEŞ'e karşı yapılan, PKK kamplarına karşı yapılan bütün bu operasyonların millî imkân ve kabiliyetlerimizle ve özel güvenlik toplantısında alınan kararlar çerçevesinde, DAEŞ terör örgütüne karşı yapılanların da Türkiye sınırları içerisinden bizzat ifa edilmek suretiyle gerçekleştirildiğini söylemem gerekiyor. Bütün bu koordinasyon merkezi faaliyetlerimizde, en sonunda bugün, 29 Temmuzda, 39 ilde operasyon yapıldığı, terör örgütleriyle ilişkili görülen toplam 1.302 kişiye gözaltı işlemi uygulandığı bildirildi. "Binbaşı Aslan Kulaksız" adı verilen son harekatta da PKK terör örgütünün yurt içi ve yurt dışında Zap, Metina, Gara, Avaşin, Basyan, Hakurk ve Kandil'de önceden kullanılan, bilinen yerler sığınak, barınak, depo, lojistik nokta ve barınma alanları ile mağaraların vurulduğu kaydedilen açıklamayı hepimiz biliyoruz" diye konuştu.

 

ARINÇ'TAN PAVEY'E : ÇOK HASİS DAVRANDINIZ

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın konuşma süresinin bitmesinin ardından TBMM Başkanvekili Şafak Pavey'e "Sayın Başkanım, ek süre verecek misiniz gruplarımız da uygun görürse onlara da verilmek şartıyla?" dedi.  TBMM Başkanvekili Şafek Pavey ise, "Sayın Arınç, olağanüstü bir gündemle buluştuğumuz için, bu oturuma mahsus olmak üzere, konuşmanızı bitirmek için iki dakika ek süre vereceğim. Bu herkese uygulanacaktır. Teşekkür ederim" yanıtını verdi.  Bülent Arınç, Pavey'in bu sözleri üzerine, "Çok hasis davrandınız Sayın Başkan. Yani hem önemli bir toplantı yapıyoruz hem de iki dakikalık ek süre" dedi.

 

 

 


Cumhuriyet Tatil Otel Rezervasyon

En Çok Okunan Haberler