AGİT'ten 1 Kasım seçimleri için ilk açıklama

Türkiye’deki seçimleri gözlemlemekle görevli Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) heyeti, seçim sonrası ilk değerlendirmesini gerçekleştirdi. Buna göre, parti üyelerine, parti binalarına, kampanya için çalışanlara karşı saldırılar yaşandı.
Yayınlanma tarihi: 2 Kasım 2015 Pazartesi, 17:13

Özellikle güneydoğuda zorlu bir güvenlik ortamı, özgürce kampanya yürütülmesi engellendi. Basın özgürlüğü üzerinde de ciddi kısıtlamalar yaşandı.

AGİT bu durumun endişe verici olduğunu belirtti.

AGİT Heyeti Başkanı Ignacio Sanchez Amor, “Türk vatandaşları genel olarak ifade özgürlüğü üzerinde ciddi baskıların yaşandığı, yoğun kutuplaşma ortamında siyasi bir tercih yapmaya zorlandılar. Medya kuruluşlarındaki alternatif görüşlerin hızla azaldığı bir ortamda oylarını kullandılar. Bu durum seçim sürecini olumsuz etkiledi” diye konuştu.

AGİT heyeti tarafından yapılan ilk gözlem açıklaması şöyle:

10 Ekim'de Ankara'da yaşanan bombalı terör saldırısı büyük ölçüde siyasi partilerin seçim kampanya faaliyetlerini askıya almalarına neden oldu. Bu saldırı tüm siyasi partilerin faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Kampanyanın son iki haftası ise, ağırlıklı olarak Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyeleri ve militanlarına karşı saldırı ve tutuklamalarda artışın yaşandığı dönem oldu.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Heyeti Başkanı Andreas Gross ise, “Ne yazık ki seçimlerde, korku ve adaletsizlik ortamı mevcuttu. Kaybedenler dahil ülkede tüm seslerin duyulmasını sağlamanın mümkün kılınması için Cumhurbaşkanı ciddi bir siyasi süreç üzerinde çalışma yapması ve çaba göstermesi gerekiyor” diye konuştu.

AGİT Parlamenterler Heyeti Başkanı Margareta Cederfelt da, "Büyük ölçüde Kürtlerin bulunduğu güneydoğuda yaşanan şiddet olaylarının seçimlerde önemli etkisi oldu. Ağırlıklı olarak HDP üyeleri ve çalışanlarına yönelik olan bu olaylar endişe verici" ifadelerini kullanırken, "Bir seçim sürecinin demokratik olabilmesi ve seçmenlerin güven içinde oy kullanabilmeleri için, adayların kampanyalarını güvenli ve emniyetli bir ortamda yapmaları ve böyle bir ortamda sandıkların bulunduğunu hissetmeye ihtiyaç var” diye konuştu.

Gözlemciler, gazete bayilerinde bir medya çeşitliliğinin görüldüğünü belirterek şu görüşleri dile getirdiler:

"Ancak ifade özgürlüğü üzerinde gereksiz yasal kısıtlamalar mevcut. Terörü desteklediği gerekçesiyle gazeteciler ve medya organları hakkında soruşturma açılması, web sitelerine yönelik engelleme, dijital servis sağlayıcılardan çeşitli TV kanallarının çıkartılarak görüş ve bilgilerin halka erişimine engel olunması gibi durumlar yaşandı."

Medya gözlemcileri, ulusal her beş TV kanalından üçünün ve kamu alanındaki radyoların iktidar partisini destekleyen yayın yaptıkları yönünde görüş belirttiler.

Genelde ilçe seçim kurulları ve YSK’nin seçim saatlerine uyduğu, ancak oylamaların şiddetten etkilenen alanlarda yapılabilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle sandıkların bir bölümünün ilçe seçim kurullarının kararıyla başka mahallelere taşındığı belirtildi.

"Bazı temel özgürlükler Anayasa ve yasalar tarafından kısıtlandı" ifadelerine yer verilen açıklamada, "AGİT’in 2011 seçimleri sonrası tavsiyeleri belirsizliklerle ilgili tespitleri dikkate alınmadı" görüşü dile getirildi.

Heyetin açıklaması şöyle:

“Yüzde 10 barajı çoğulcu bir siyaset biçimini kısıtlıyor. Yüksek Seçim Kurulu kararlarının yargı denetimine açık olmaması güçler ayrılığı ilkesine ters düşmektedir ve seçim konularının yargıya erişimine engel teşkil etmektedir.

Zorunlu askerlik hizmetini tamamlamamış olanlar veya küçük cezai suçlar dahil olmak üzere suçluların seçimlere yönelik maruz kaldıkları kısıtlamalar hak ve özgürlüklerin kısıtlanması anlamına gelmektedir. Siyasi yaşamda yeterince temsil edilmeseler de kadınlar, kampanyada aktif rol oynadılar. Anayasa cinsiyet eşitliğini garanti etmekte, kadın adaylar için herhangi bir özel yasal yükümlülükler bulunmuyor.

Olumlu bir not, bazı partilerin kadınların katılımını artırmak için toplumsal cinsiyet kotaları uygulamaları oldu. Parti listelerinde yer alan adayların yaklaşık yüzde 24’ü kadın adaylardan oluştu, ancak yerleri genelde üst sıralarda değildi.”

A+ A-