Obama: Kara operasyonu da güvenli bölge de yok

ABD Başkanı Obama, IŞİD ile mücadele stratejisini değiştirmeyeceğini belirterek, Türkiye’nin güvenli bölge talebine de, Suriye’ye bir kara operasyonu talebine de kapıları kapattı.
Yayınlanma tarihi: 17 Kasım 2015 Salı, 05:54

Obama, “Bizim görüşümüz hâlâ Esad’ın Suriye geleceğinde yeri olmadığı” ifadelerini kullandı. Obama, ABD ordusunun istese Musul, Rakka ya da Ramadi’ye kadar girebileceğini ancak geçmişteki tecrübelerin tekrarlanmasından endişe ettiklerini söyledi. İşte Obama’nın Erdoğan ile görüştükten sonra verdiği mesajlar:

Giremeyeceklerinden değil!: Birkaç kişi ABD askerinin sahaya inmesi gerektiğini söyledi. Danışmanlarımsa bana bunun yanlış olacağını söylüyor. Giremeyeceklerinden, geçici olarak IŞİD’i temizleyemeyeceğinden değil, tekrarlandığını göreceğiz. Kapsayıcı hükümet yoksa, bu tür tehditler çıkıyor. Diyelim 50 bin asker gönderdik, Yemen’de saldırı olduğunda oraya da mı göndereceğiz? Ya da Kuzey Afrika’ya? Sürdürülebilecek strateji olmalı. Bizim yapmamız gereken agresif olup hiçbir şeyi gözardı etmemek ama bunun konvansiyonel savaş olmadığını görmek. Onlara devlet olmuş gibi davrandığımızda söylemlerine güç vermiş oluruz.

Güvenli bölge güvenli değil: Güvenli bölge için çağrıda bulunanlar var. En üst askeri danışmanlarımla güvenli bölgenin verimli olmayacağına karar verdik. Güvenli bölge sahada asker bulundurmamızı gerektirecek. Güvenli bölgeye kim girecek, kim çıkacak? Daha fazla terör saldırıları için bir mıknatıs mı olacak, ne zaman bitecek? Birçok soru var. Benim tek ilgilendiğim acıyı bitirmek.

Siyasi oyunu göze alamam: Eğer onlar benim Genelkurmay Başkanımdan daha iyiyse görüşmeye hazırım. (Güvenli bölge) bölgedeki insanları korumayacak. Sadece beni güçlü gösterecek bir stratejiyi uygulamayacağım. Yapmadığım şey siyasi kazanç sağlayacak bir harekette bulunmamak ya da ABD’nin daha güçlü görünmesini, beni daha sert gösterecek bir şey yapmamak. Bu siyasi oyunları oynamayı göze alamam.

Hedef aynı: Küresel büyüme

Bildirgede ‘Eşitsizlik azaltılmalı’ dense de bunun nasıl olacağı hakkında somut bir plan yok

Türkiye’nin dönem başkanlığında, sadece küresel ekonomik istikrar ve kriz yönetimi yerine terör ve göç sorununu da gündemine alan G20 Zirvesi’nde liderler, küresel ekonomi üzerine vaatlerini değiştirmedi. Geçen yıl da olduğu gibi ‘küresel büyümenin artırılması’ kararında birleştiler. G20 liderleri, ekonomik büyümenin her ne kadar dengesiz ve beklenenden zayıf olsa da 2018 yılı itibariyle küresel büyümeyi yüzde 2 artırma hedeflerini koruduklarını belirttiler.

G20 liderleri, ekonomik büyümenin her ne kadar dengesiz ve beklenenden zayıf olsa da 2018 yılı itibariyle küresel büyümeyi yüzde 2 artırma hedeflerini koruduklarını belirttiler.

Adil paylaşım vurgusu

G20 Liderler Zirvesi’nin Sonuç Bildirgesi’nin giriş bölümünde büyümenin adil paylaşımına vurgu yapıldı. G20’nin temel gündem maddesi olan büyüme hedeflerine kapsayıcılık, yatırımlar ve uygulama perspektifi içinde bir yaklaşım belirlenmesi vurgusunun yanı sıra 6. maddede eşitsizliğin sosyal risk doğurabileceğine de değinildi. Ancak eşitsizliğin nasıl azaltılacağı konusunda somut bir hedef bildirgede yer almadı.

Yine altıncı maddede, ilk kez Türkiye dönem başkanlığında gerçekleşen B20, L20 ortak bildirgesine atıfta bulunularak bu girişimin pozitif katkısının farkında olunduğu belirtildi. Takip eden maddede de işsizlik, iş piyasası dışında kalma ve kayıt dışı işlerle mücadeleye vurgu yapıldı, bu unsurların büyüme girişimlerini zorlaştırdığı anlatıldı. G20 ülkelerinin, uzun süreli işsizlik riski bulunan gençlerin 2025’e kadar mevcut oranlarından yüzde 15 azaltılması hedefi belirlendi. Onuncu maddede de kamu özel ortaklığı modellerinin hayata geçirilmesi tavsiye edilirken, kamu özel ortaklığı projelerinin menkul kıymetleştirilmesi için model geliştirileceği belirtildi. Sonuç bildirgesinde, az gelişmiş ülkeler için 2030’a kadar gelişme süreçlerinin hazırlanacağı bir stratejinin 2016’da tamamlanması istendi.

Bildirgede, mülteci sorunuyla ilgili “Uluslarası mülteci krizinden endişeliyiz, devam eden krizle mücadele için uzun dönemli yaklaşıma ihtiyaç var. İnsanların göç ettirilmesinin altında yatan nedenlerin ele alınması gerek” denildi. Uluslararası göç unsurunun ekonomik ve sosyal yönden fayda sağlayabileceğinin belirtildiği sekizinci maddede, uluslararası iş göçünün (işçi hareketliliği) yaşlanan nüfuslar için bir fırsat olarak kullanılabileceği anlatıldı.

Sonuç bildirgesi ilk kez internete ilişkin vurguya da yer verdi. Daha çok internet güvenliği siber saldırıların önlenmesi amacını taşıyan maddenin gelecekte bu aracın daha iyi kavranmasına yardım edeceği görüşüyle benimsendi.

A+ A-