A+ A-

Başbakan Davutoğlu'ndan İsrail açıklaması

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "İsrail'le görüşmeler olumlu bir şekilde gidiyor ama henüz nihai bir sonuç yok" dedi.
Paylaş
instela'da paylaş
DHA
Yayınlanma tarihi: 22 Aralık 2015 Salı, 11:54

[Haber görseli]

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP grup toplantısında konuştu. Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki terör mağdurlarına verilecek desteği açıklayarak "Valilerimiz bütün vatandaşlarımızla temasa geçerek ihtiyaçlarını karşılayacak. Terör dolayısıyla evlerini terk etmek zorunda kalan vatandaşlarımızın kaymakamlara ve valiliklere müracaatları halinde gerekli her türlü destek verilecek. Esnaf kardeşlerimizin kayıpları ve mağduriyetleri giderilecek. Vatandaşlarımız vergi ve sigorta primlerini 31 Ağustos 2016 tarihine kadar ödeyebilecek. Çocuklarımız ülkenin her tarafında olduğu gibi 180 iş günü ve sağlıklı bir ortamda eğitim ve öğretim alacaklar" dedi.

 

"GÖRÜŞMEDE FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLDUĞUMUZU KARARLILIKLA İFADE ETTİK"

AKP grup toplantısına katılan Başbakan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmasında Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal'le gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Meşal'le bir araya gelmesini önemli görüşme olarak niteleyen Davutoğlu, "Kadim arkadaşımız ve dostumuzla çok yararlı bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede her zaman ve zeminde Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu kararlılıkla bir kez daha ifade ettik" ifadelerini kullandı.

 

"TEPKİ GÖSTERMEK NASIL BİR TAHAMMÜLSÜZLÜK?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesinin fotoğraflarını çekmesinin ardından sosyal medyada tepki gören fotoğraf sanatçısı Ara Güler hakkında konuşan Davutoğlu, "Dünya çapında bir değer olan büyük fotoğraf sanatçısı Ara Güler, Cumhurbaşkanımızın fotoğraflarını çekti diye adeta linç edilmeye çalışıldı. Gerçekten üzülüyorum. Bu nasıl bir tahammülsüzlüktür? Dünya çapında yetiştirdiğimiz değerlere karşı sadece bu ülkenin değerlerine sadık kaldıkları için tepki göstermek nasıl bir tahammülsüzlüktür? Bu insanlar içlerindeki bu sevgisizliği, bu hoyratlığı ne zaman nasıl biriktirdiler, büyüttüler ve bunu tavır haline dönüştürdüler anlamakta zorluk çekiyoruz" diye konuştu.

 

"BİZİMLE PROBLEMLİ NE KADAR BAŞKENT VARSA ORAYA GİDİP İŞ BİRLİĞİ YAPMAKTAN HİÇ ÇEKİNMİYORLAR"

Muhalefete yönelik eleştiriler getiren Davutoğlu, "Maalesef muhalefet saflarında uluslararası basında ülkesi aleyhine demeç verenler, ülke ülke gezip Türkiye'yi şikayet edenler var. Milletimize gidip bizim hakkımızda konuşmaktan korkanlar, çekinenler bizimle problemli ne kadar başkent varsa oraya gidip onlarla iş birliği yapmaktan hiç çekinmiyorlar. Fırsatını yakaladığı her ortamda yalanlar ve iftiralarla ülkesini karalayanlar halkın zihnini bulandırmaya çalışanlar var. Bu ülkenin insanlarından oy almış ve ülkenin değerlerini korumak üzerine yemin etmiş siyasetçilere bu tavırlar yakışmıyor" dedi.

"ADINI HZ. PEYGAMBER'DEN ALAN BİR ORDUNUN NEFERLERİ CAMİYE BOMBA GÖNDERİR Mİ?"

Teröre destek verenlerin yalanlarının bitmediğini söyleyen Davutoğlu, "Bunların eş başkanlarından birisi çıkıyor, Diyarbakır Sur'da Kurşunlu Camii havadan bombalandı diye bir iddia ortaya atabiliyor. Modern bir çağdayız. Bir cami havadan bombalanmış olsa Allah muhafaza TSK en büyük emanet olarak bu ülkenin ve dünyadaki her yerdeki camileri korunacak mekan olarak görür. Mehmetçik adını Hz. Peygamber'den alan bir ordunun neferleri camiye bomba gönderir mi? Mehmetçiğin birinci ve öncelikli vazifesi Türkiye'de ve Türkiye dışında kutsal mekanlarımızı, makamlarımızı korumaktır" açıklamasında bulundu.

"NEDEN KRİZ YAŞADIĞIMIZ ÜLKEYE TAM DA BÖYLE BİR ZAMANDA GİDİYORLAR?"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Moskova ziyaretine ilişkin konuşan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye özgür bir ülke. Herkes istediği yere istediği şekilde gidebilir. İstediği devletle görüşebilir. Bunda hiçbir sıkıntımız yok. Ama neden 2 ay önce, 1 sene önce gitmediler? Neden bu milletin hava sahasını ihlal ettikleri için kriz yaşadığımız bir ülkeye tam da böyle bir zamanda gidiyorlar? Bunlar milletle beraber hareket etmektense Türkiye'yle kimin derdi varsa onlarla birlikte iş birliği yapmayı kendilerine ahlak edinmişler"

"ONLARA EN BÜYÜK DERSİ DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DAKİ KÜRT KARDEŞLERİMİZ VERECEK"

Başbakan Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti: "Bir grup başkanvekili de açıkça çıkıp hendekleri savunuyor. Yüzü kızarmadan 'Vatandaş hendeklerle kendisini saldırılardan korumaya çalışıyor' diyebiliyor. Seçmen aldığı oya, millete ihanet eden bir yapı var karşımızda. Doğu ve Güneydoğu'da iyi niyetlerle bu parti için oy vermiş kardeşlerimize sesleniyorum. Siz 93 Harbi'nin acılarıyla o toprakları savunanların torunlarısınız. Lütfen bir muhasebe yapınız. Bunların bu milletin kaderini olumsuz yönde etkileyecek her türlü çaba içinde olan merkezlerle nasıl iş birliği içinde olduğunu görün. Bunların derdi Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşlarımızın hakları, hukukları değil. Bunların derdi Türkiye'nin birliğiyle, beraberliğiyle. Eminim onlara en büyük dersi, cezayı da Doğu ve Güneydoğu'daki Kürt kardeşlerimiz verecek" ifadelerini kullandı. 

"BU REZİL YALAN İÇİN PARTİ YÖNETİMİ PARMAĞINI BİLE KIPIRDATMADI"

Bir Rus kanalında yer alan röportajındaki iddiaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma da başlatılan CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem hakkında partisinin herhangi bir işlemde bulunmamasını eleştiren Davutoğlu, "CHP'li bir milletvekili de 'sarin gazı' iddiasını ortaya attı. Sayın Kılıçdaroğlu dediğinde ümitlenmiştik. Ama kaç gün geçti bu rezil yalan için parti yönetimi parmağını bile kıpırdatmadı. Muhalefet tarafından insafsızca ortaya atılan onlarca yalanı milletimiz görüyor" diye konuştu. 

"VALİLERİMİZ BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZLA TEMASA GEÇEREK İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAK"

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da devam eden terör operasyonlarına ilişkin konuşan Davutoğlu, terörden zarar gören bölge halkının valiliklere başvurmaları halinde mağduriyetlerinin giderileceğini duyurdu. Davutoğlu, "Vatandaşlarımızın emniyet ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacağız. Hiçbir vatandaşımızı terörün, şiddetin kucağına bırakmayacağız. Evlerini terk eden vatandaşlarımız, dükkanlarını açamayan esnafımız, okullarına gidemeyen öğrenci ve öğretmenlerimiz müsterih olsunlar. Hükümetimiz daima yanlarında olacaktır. Terörden şiddetten mağdur olan vatandaşlarımızın gördükleri zararları karşılayacak güçteyiz. Bakanlar Kurulu'nda vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını tespit eden önemli kararları ve talimatları arkadaşlarımıza ilettim. Terörist saldırı ve baskılar sebebiyle evlerini barklarını terk ederek başka yerlere göç eden bütün kardeşlerimizin tüm imkanlarımızla yanındayız. Bunların giderilmesi için her türlü tedbiri aldık ve karara bağladık. Valilerimiz bütün vatandaşlarımızla temasa geçerek ihtiyaçlarını karşılayacak. Terör dolayısıyla evlerini terk etmek zorunda kalan vatandaşlarımızın kaymakamlara ve valiliklere müracaatları halinde gerekli her türlü destek verilecek" dedi.

"ESNAF KARDEŞLERİMİZİN KAYIPLARI VE MAĞDURİYETLERİ GİDERİLECEK"

Terör operasyonlarının yürütüldüğü bölgelerde mağdur olan esnafın zararlarının karşılanacağını açıklayan Davutoğlu, "Sur başta olmak üzere birçok ilçemizde ticaret yapan esnaf kardeşlerimiz terör nedeniyle çok ciddi kayıplar ve mağduriyetler yaşamışlardır. Esnaf kardeşlerimizin kayıpları ve mağduriyetleri giderilecek. Mükelleflerimizin, vatandaşlarımızın 1 Aralık 2015-29 Şubat 2016 tarihleri arasında denk gelen 3 aylık süredeki vergi beyannameleriyle sigorta bildirgelerini verme süresini 31 Mayıs 2016 tarihine erteledik. Vatandaşlarımız bu beyannameyle vergi ve sigorta primlerini 31 Ağustos 2016 tarihine kadar ödeyebilecekler" ifadelerini kullandı.

"ÖĞRETMENLERİMİZİN BİRÇOĞU EN ZOR ŞARTLARDA DAHİ ÖĞRENCİLERİNDEN AYRILMAK İSTEMEDİKLERİNİ İFADE ETTİ"

Hizmet içi eğitime alınan ve operasyonlar nedeniyle izinli olarak tanımlanan öğretmenler hakkında konuşan Davutoğlu, "Başta Silopi ve Cizre ilçelerimiz olmak üzere sokağa çıkma yasağının uygulandığı yerlerdeki eğitim kurumlarımızda çalışan öğretmenlerimizi yasak kalkıncaya kadar izinli olarak tanımladık. Bu öğretmenlerimizin birçoğu daha sonra MEB'e başvurarak bize de doğrudan mesajlar göndererek her an vazifeye hazır olduklarını, en zor şartlarda dahi öğrencilerinden ayrılmak istemediklerini ifade ettiler. Bu meslektaşlarıma teşekkürü borç biliyorum" açıklamasında bulundu.

"ÇOCUKLARIMIZ 180 İŞ GÜNÜ VE SAĞLIKLI BİR ORTAMDA EĞİTİM ALACAK"

Terör operasyonları nedeniyle eğitimleri yarım kalan bölge öğrencilerine yönelik Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınan tedbirleri açıklayan Davutoğlu, "Bakanlığımız bu süreçte yaşanabilecek eksiklikleri tamamlamak üzere hafta sonları ve gerekirse sömestr tatilinde yoğunlaştırılmış bir program izlemek üzere gerekli bütün tedbirleri aldı. Çocuklarımız ülkenin her tarafında olduğu gibi 180 iş günü ve sağlıklı bir ortamda eğitim ve öğretim alacaklar" dedi.

"RUSYA'YA SESLENİYORUM, SURİYE'DEKİ MEVCUDİYETİNİZİN TEMELİ NEDİR?"

Suriye'de yaşanan gelişmeler üzerinden Rusya'ya seslenen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Suriye ve Irak'ta yaşananlar bu iki ülkeye de sınırlarımızda ciddi sorunlara sebep oluyor. Başta mülteciler meselesi başta olmak üzere Suriye'de yaşanan her olumsuzlukta BM Güvenlik Konseyi'nin alamadığı her kararın bedeli de maalesef Türkiye'yi etkiliyor. Suriye'deki bütün tarafların orada bulunmak için ileri sürdükleri gerekçe DEAŞ'tır. Ancak görüyoruz ki yaşananlar DEAŞ'la mücadeleyi aşan müdahalelerdir. Buradan Rusya'ya sesleniyorum. Sizin Suriye'deki mevcudiyetinizin temeli nedir? Niye yaptığınız hava operasyonlarının yüzde 90'ı sivillere ve ılımlı muhaliflere dönüktür? Neden DEAŞ'la mücadele için orada bulunuyoruz dedikten sonra Türkmen Dağlarını, İdlib'i, Halep'i masum sivil insanları bombalıyorsunuz? Biz DEAŞ'le mücadelede uluslararası koalisyonun parçasıyız. Ama ister Rusya olsun isterse başka zalim bir devlet olsun kim Suriye halkını bombalarsa onun da karşısındayız, karşısında olacağız" 

"'MUHALİFLERİ TEMİZLEYELİM' YAKLAŞIMI SURİYE'Yİ TEKRAR ESAD'A TESLİM ETME HAYALPERESTLİĞİNE İŞARET ETMEKTE"

Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Saldırılarda sivillerin gözetilmediği açıktır. Rusya, Suriye'ye girdiğinden beri inatla alanda büyük çoğunlukla ılımlı muhalifleri ve sivilleri hedef alıyor. Rusya, Suriye'ye DEAŞ'la mücadele kisvesi altında girdi. Kimse kendini kandırmasın. Gerçekler bellidir. Muhalifleri temizleyelim, tüm dünyanın düşman ilan ettiği DEAŞ'ın çaresine bakarız yaklaşımı; Suriye'yi tekrar Esad'a teslim etme hayalperestliğine işaret etmektedir"

"MOSKOVA'YA GİDECEK OLANLARA BU SORULARI SORMAK İSTERİZ"

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın Moskova ziyaretine yönelik eleştiride bulunan Davutoğlu, "Bugünlerde Moskova'ya gidecek olanlara bu soruları sormak isteriz. Kobani'de Kürt kardeşlerimiz şehit edildiğinde hepimiz sesimizi yükselttik. Şimdi İdlib'de Arap kardeşlerimiz şehit edildiğinde sesimizi yükseltiyoruz ama Türkmenler ve Araplar katledildiğinde sessiz kalanlar hatta onları katledenleri başkentlerinde ziyaret edenler Suriye halkı nezdinde de ülkemiz nezdinde de Ortadoğu kavimleri nezdinde de hesap verecek. En büyük hesabı da Türkiye'de yaşayan Kürt vatandaşları nezdinde verecekler" diye konuştu.

"RUSYA'NIN SİVİLLER VE ILIMLI MUHALİFLERİ HEDEF ALMAKTAN BİR AN ÖNCE VAZGEÇMESİ GEREKİYOR"

Davutoğlu, "Rusya'nın siviller ve ılımlı muhalifleri hedef almaktan bir an önce vazgeçmesi gerekiyor. Uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesini bekliyoruz. Aksi takdirde Suriye ihtilafı daha yıllarca sürecektir. Terör bitmeyecektir. Rusya da artık kendisini ihtilafın bir tarafı haline getirmek üzeredir" ifadelerini kullandı.

"BM GÜVENLİK KONSEYİ KARARININ GERÇEKÇİ BİR PERSPEKTİFİ YOK"

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 'Suriye' kararını değerlendiren Davutoğlu, "Suriye'de gerçek bir barışın zemini hazırlanmalıdır. Suriye'deki krizin çözümü ancak Esad'ın yerini meşru bir hükümete bırakmasıyla mümkündür. Meşruiyetini tümüyle kaybetmiş bir yönetimin varlığını sürdürmesini öngören bir girişimin Suriye'ye barış ve istikrar getirmesi mümkün değildir. BM Güvenlik Konseyi kararı sorunun diplomatik çözümü açısından olumlu bir karardır ancak bu kararın Suriye halkını Esad'ın zulmünden koruyacak gerçekçi bir perspektifi de yoktur" dedi.

"DESTEĞİMİZ MUSUL KURTARILINCAYA KADAR DEVAM EDECEK"

Türk askerinin Musul'daki varlığına ilişkin değerlendirmede bulunan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Irak makamlarının talepleri doğrultusunda gerek peşmerge gerekse Musullu yerel gönüllülere eğitim ve donatım desteği veriyoruz. Bu desteğimiz Musul kurtarılıncaya kadar devam edecektir. Bu amaçla gönderdiğimiz eğitim birliğinin güvenliği için asker ve mühimmatta yeniden tanzim de dahil olmak üzere her türlü tedbiri almak durumundayız. DEAŞ'ın Başika'daki eğitim kampımızın olduğu bölgeye gerçekleştirdiği saldırılar bu konudaki haklılığımızı bütün dünyaya göstermiştir. İlave olarak gönderilen askerlerimizin askeri gerekçeler göz önünde bulundurularak yeniden konuşlandırılması da söz konusu olmuştur. Terör tehdidi olduğu sürece orada varlığımızı tehlikeye atmayacak şekilde teyakkuz halinde olmaya devam edeceğiz" 

"TÜRKİYE İSRAİL'E ÖZÜR DİLETEN İLK DEVLET OLMA ONURUNU YAŞADI"

İsrail'le teknik düzeyde yürütülen müzakereler hakkında konuşan Davutoğlu, "İsrail'le ilişkilerimizin kesilmesi Mavi Marmara olayıyla ve orada aziz vatandaşlarımızın şehit edilmesiyle ilgilidir. Biz olayın ardından İsrail'le ilişkilerimizin normale dönmesi konusunda 3 şartımız olduğunu açıkladık. İsrail Türkiye'den özür dileyecek, şehit ailelerine tazminat ödenecek, Gazze'ye abluka kaldırılacak. 2013 yılında İsrail Başbakan Netanyahu tarafından bir özür beyanı yapılarak birinci şart yerine getirildi. Özür beyanı açık ve net şekilde yerine getirilmiştir ve hemen aynı gün içinde de yazılı olarak bu teyit edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti böyle bir olay için İsrail'e özür dileten ilk devlet olma onurunu da yaşamıştır" ifadelerini kullandı. 

"GÖRÜŞMELER OLUMLU, HENÜZ NİHAİ BİR SONUÇ ORTAYA ÇIKMIŞ DEĞİL"

İsrail'le yürütülen müzakereler konusunda hükümete yönelik yapılan eleştirilere yanıt veren Davutoğlu, "Diğer şartların yerine getirilmesi için iki taraf arasında görüşmeler sürüyor. Bu görüşmeler olumlu bir seyir izlemekle birlikte henüz nihai bir sonuç ortaya çıkmış değildir. Bu konuda yapılan spekülasyonlar dikkate alınmamalı. Bizim pozisyonumuz başta neyse bugün de odur, yarın da o olacaktır. Türkiye hem tazminat konusunda hem de Gazze'ye ambargonun kaldırılması konusundaki taleplerinde ısrarlıdır. Türkiye Filistin halkına sınırsız desteğini vermeye devam edecek. Kudüs'ün başkent olduğu özgür Filistin Devleti kuruluncaya kadar bu desteklerimizin devam edeceğinden kimsenin şüphesi olmamalıdır" diye konuştu. 

"FİLİSTİN DAVASINA YÖNELİK HASSASİYETİMİZİ SORGULAMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİL"

Türkiye'nin Filistin'i üzecek hiçbir adımı atmayacağını belirten Davutoğlu, "Filistin davasına yönelik hassasiyetimizi sorgulamak kimsenin haddi değildir. Kim Türkiye Gazze halkını unutuyor, Filistin'e olan desteğini göz ardı ederek İsrail'le yakınlaşma içine giriyor derse bize en büyük bühtanı yapar. Biz bırakın müzakerelerde gece rüyalarımızda bile Gazze'yi, Filistin'i unutmayız. Kimse bize Filistin dersi veremez. Filistin için yanlış olan bizim için de yanlıştır. Değerli dostum Halid Meşal'le gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de bütün bu hususları kapsamlı şekilde ele aldık. İsrail'le ilişkileri normalleştirmeye yönelik görüşmelerin ardındaki temel gaye budur. Filistin'i Gazze'yi üzecek hiçbir adım atmayız, ama onların yararına olacak her adımı atmaktan tereddüt etmeyiz" dedi.

"YAGINDA TAHRİP OLAN DÜKKANLARIN YENİDEN AÇILMASI İÇİN DESTEK OLACAĞIZ"

Keçiören'deki Osmanlı Halk Pazarı'nda pazar günü çıkan yangında iş yerleri yanan esnafın mağduriyetlerinin giderilmesi için atılacak adımları açıklayan Davutoğlu, şunları söyledi: "Esnaf kardeşlerimizin yaşadıkları bu mağduriyetin giderilmesi konusunu Bakanlar Kurulu'nda ele aldık. Bu vatandaşlarımıza Başbakanlık Acil Afet Fonu'ndan 20 bin Türk lirası ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'ndan 10 bin Türk lirası olmak üzere dükkan başına 30 bin Türk lirası yardım yapma kararı aldık. Yangında tahrip olan dükkanların yeniden açılması için de kendilerine destek olacağız. Esnafımızın sigorta ve vergi borcunu da erteleyeceğiz"

Comment disclaimer
comments powered by Disqus

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Davutoğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Selahattin Demirtaş, Eren Erdem

En Çok...

beğenilenler

okunanlar

yorumlananlar