İBB Davası'nda duruşmalar, tutuklu sanık savunmalarıyla devam ediyor. Bugün İBB davasının en genç tutuklusu, 1999 doğumlu İBB Yazılım Mühendisi Iraz Bayrak savunma yaptı.
Mahkemenin birleştirme kararından sonra bugünkü celseye katılması beklenen tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, duruşmaya katılmadı.
İBB Davası, Beyoğlu dosyasının da eklenmesiyle birlikte 92’si tutuklu 414 sanıklı oldu.
İşte bugünkü duruşmada anbean yaşananlar...
19.50 | DURUŞMA SONA ERDİ
Duruşma bugünlük sona erdi.
19.30 | HAFRİYAT KAMYONCUSU, İBB’DEKİ VERİ SIZINTISINDAN GÖZALTINA ALINMIŞ
İBB Davası’nda veri sızıntısıyla ilgili eylem 13 kapsamındaki savunmalar devam ediyor.
Söz konusu eylemde yargılanan şehir plancısı Nuri Cem Ceylan’ın avukatı Cansu Çiftçi, enteresan bir bilgi paylaştı:
“Veri sızıntısı iddiasıyla, müvekkilim gibi gözaltına alınanlar arasında bir hafriyat kamyoncusu da vardı. Şüpheli olarak alındı ve tutuklamaya sevk edildi. Adamın akıllı telefonu bile yokmuş. Savunmasında ‘Kamyonla mı taşıyorum verileri?’ diye bir argüman kurmasını önerdim. Benzer bir şey söyleyerek son anda tutuklanmadı."
"UYGULAMANIN, ÇALIŞMANIN HERHANGİ BİR YERİNDE YOKUM, 'NEDEN YOKUM'U ANLATMAYA ÇALIŞACAĞIM"
İBB Davası’nda "veri sızıntısı" iddiası ile ilgili eylem 13 kapsamında tutuklu yargılanan şehir plancısı ve İPA çalışanı Nuri Cem Ceylan:
“Aslında ben şu anda ‘neden yokum’u anlatmaya çalışacağım. Yani herhangi bir yerinde yokum. Uygulamanın herhangi bir yerinde yokum. Çalışmanın herhangi bir yerinde yokum. Bunu anlatmaya çalışacağım. Yokluğun tanımını nasıl yaparız; biraz onu denemeye çalıştım aslında. Çünkü iddianame ilk elime geldiğinde, avukatım sağ olsun, hemen ertesi gün getirdi. Ben zaten neden tutuklandım acaba diye böyle uzun uzun düşünüyordum. Onun peşinden iddianame geldi. ‘Sende bir şey yok’ dedi. Dedim yani bir şey yazıyordur. Ya gerçekten yokum.”
"TASARIM BİLE YAPMADIM SADECE ARAYÜZ ESTETİĞİ İLE İLGİLİ YORUM YAPTIM, PROJENİN HİÇBİR YERİNDE YOKUM"
Ceylan’ın savunması şöyle devam etti:
"Beyin kanaması geçirmiş bir babam, onun haricinde omuriliğinde vidasıyla gezen bir annem var. Beni görmek için cezaevine gelmek zorunda kalıyorlar ve 400 kilometre ötede Kütahya'da yaşıyorlar. O yüzden aslında yani ben kendim için de istemiyorum, onlar için istiyorum bu talebimi.
Ben projenin hiçbir yerinde yokum. Sadece test ekranında varım. Aslında onu anlatacağım yani söz konusu projede görevli değilim, yetkili de değilim. Herhangi bir veri tabanına erişimim yok, onu boş verin iş geliştiren arkadaşımın bile veri tabanına erişimi yokken ben dışarıdan biri olarak veri tabanına erişmem mümkün değil. Uygulamayı geliştiren yazılımcılardan biri de değilim. Hani simam böyle görünce yazılımcıya benziyor galiba ama yazılımcı da değilim maalesef.
Gün içinde birçok tasarım işi gelir bana yoğun ve hızlı çalıştığımız için. Bu konuda bu gelen işlerden biri ve benden bunun sadece uygulamanın tasarımını yapmam da istenmedi. Yani sadece yorumlamam istendi. Bu konuyla ilgili herhangi bir toplantıya da katılmadım. Bu süreçte de ne yaptım, yani genel kurumsal kimliğe hakim birisi olarak logo kullanımı, renk seçimi, yazı karakteri, genel arayüz estetiğiyle ilgili hakkında yorumlar yaptım ve bunu sözlü ilettim. Yani tasarımını bile yapmadım, sadece yorum yaptım. Bu da sadece ara yüzüne ilişkin başka herhangi bir yorumum da yok, herhangi bir bilgim de yok.
Ben hiçbir kişisel veri görmedim, paylaşmadım, saklamadım. Aileme bakmakla yükümlüyüm. Herhangi bir suç kaydım bulunmamaktadır. Cihazlarımın şifreleriyle birlikte teslim ettim; biz zaten bu konunun benim cihazlarımla bir alakası yok. Buna rağmen delil karartma şüphesiyle tutukluyum; hakkaniyetli olduğunu düşünmüyorum.”
"SAVCILIK İBB HANEM'DE BİR ŞEY BULAMADIĞI İÇİN İSTANBUL SENİN UYGULAMASI İLE İÇ İÇE GEÇİRMİŞ"
Nuri Cem Ceylan’ın avukatı Cansu Çiftçi:
"Iraz Bayrak'ın anneannesinden bir farkı yok benim müvekkilim, sadece kendisi bir işte renge bakmış, fonta bakmış. Iraz'ın anneannesi ona da bakmamış Allah'tan, ki dosyada yoksa burada şüpheli de olurdu, sanık da olurdu, tutuklu da olabilirdi; bu denli bir garabetten bahsediyoruz maalesef ki.
Şimdi İBB Hanem içerisinde herhangi bir verinin sızmadığı somut tespitliyken ve USOM'la yapılan toplantı tutanağında burada ifadelerde de gördük; eklerde de ondan bahsediliyor toplantı tutanağında. 'Herhangi bir sandık verisi yok, veri sızma yok'. USOM bunu kendi belirtiyor Sayın Başkan, biz bunu söylemiyoruz; toplantı tutanağında sabit. Veri sızıntısı ne zaman oldu? Buna dair bir tespit yok. Hangi veriler sızdı? Buna dair bir tespit yok.
Keşke devletimiz her türlü kişisel veriyle ilgili sızıntılarda bu kadar, hassasiyetine memnun kaldık, keşke her şeyde bu şekilde olsa... Hiç e-Devlet'e, e-Nabız'a falan da girmeyeceğim zaten sizler de biliyorsunuz; panellerde, bizim Telegram panellerinde 14-15 yaşındaki ergenlerin elinde bütün verilerimiz mevcut.
Sizin adınızı soyadınızı versem sizin bütün anne baba tarafı, her tarafınız, her kütüğünüz önümüze düşecek maalesef, maalesef. Hiç ona gelmiyorum bile artık, ondan bahsetmeyeceğim.
İddia makamının iddiaları çöküyor burada maalesef. Çünkü kendisi İBB Hanem'de bir şey bulamadığı için iki uygulamayı, İstanbul Senin ile İBB Hanem projesini iç içe geçirmiş."
19.00 | "2006 YILINDAN BERİ İBB'DE ÇALIŞIYORUM, 'ASKIDA FATURA' SİSTEMİNİN YARATICILARINDANIM, 2021 YILINDA ÖDÜL ALDIM"
Duruşma, bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru'nun savunmasıyla tekrar başladı.
2006 yılından beri İBB'de çalıştığını söyleyen, pandemi döneminde uygulanan "Askıda Fatura" sisteminin yaratıcısı olduğunu ve bu nedenle 2021 yılında ödül aldığını da belirten Kuru, "19 yıldır ülkeme ve ülkemin insanlarına sevgiyle hizmet etmekteyim. Tek eylemden yargılanmaktayım. 'İstanbul Senin' uygulamasında görev ve yetkim yoktur. USOM raporundan da görev ve yetkim olmadığı anlaşılmaktadır" dedi.
İBB’nin 4 Mayıs 2020’de başlattığı "Askıda Fatura" projesiyle ihtiyaç sahiplerinin 106 milyon TL'nin üzerinde su ve doğal gaz faturasını hayırseverler tarafından ödemişti.
İBB’nin pandemi döneminde başlattığı bu uygulama, 2020 ve 2021 yıllarında hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda çok sayıda ödül aldı.
Ekrem İmamoğlu ise proje ile 2021 Bloomberg Küresel Belediye Başkanları Yarışması’nda ödül kazandı; İstanbul, Paris ve Londra gibi şehirleri geride bırakarak finale kalan kentler arasından seçildi.
İBB Davasında aylardır tutuklu yargılanan Mehmet Çağlar Kuru ise projenin yaratıcılarından olduğunu aktardı.
"15 YILDIR AYNI ADRESTEYİM, 19 YILDIR AYNI İŞYERİNDEYİM, 26 YILDIR AYNI TELEFON NUMARASINI KULLANIYORUM"
Mehmet Çağlar Kuru:
"15 yıldır aynı adresteyim. 19 yıldır aynı işyerindeyim. 26 yıldır aynı telefon numarasını kullanmaktayım. Küçük bir kızım var. Ailem için yaşayan, onlarla birlikte mutlu olan birisiyim.
Kızımla sokakta gezerken, yapmış olduğum bir uygulamanın tabelasına denk gelince veya gazetede, televizyonda haber olunca kızıma gösterip, ‘Bak bunu baban yaptı’ dediğim zaman kızımın gurur duymasından mutlu olan birisiyim.
Eşim uzun süredir böbrekleriyle ilgili sağlık sorunları yaşıyor. Durumu maalesef dönüşü olmayan bir süreç içerisindedir. Eşimin böbrek nakli söz konusu olup her an sıra gelebilir, böbrek nakli olabilir. Kendisi nakil için acil donör bekleme listesindedir.
Eşimin hiç yorulmaması gereken bir dönemde olması gerekirken tutukluluğum yüzünden hem ev yükünü hem ekonomi yükünü hem kızımın eğitim yükünü tek başına taşımak zorunda kaldı. Bu da maalesef olumsuz giden sağlık sürecini hızlandırıyor.
Bunca projeyi, bunca fedakarlık yaparak geliştiren bir kişinin, ailesiyle ülkesinin topraklarında mutlu bir şekilde yaşayan birisinin vatan sevgisi olup olmadığını hatta veri toplamak ya da bunları paylaşmak gibi hukuksuz işlemler yapıp yapmayacağının kararını sizlere bırakıyorum Başkanım."
17.45 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
İBB Davası’na bir ara daha verildi.
17.13 | ÖZGÜR ÇELİK VE CEM AYDIN SİLİVRİ'YE GELDİ
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın da duruşmayı takip etmek üzere Silivri’ye geldi.
17.00 | MAHKEME BAŞKANI: 'IRAZ NE GÜZEL ANLATTI... ERKEKLER DAHA ÇOK HEYECANLANIYOR'
6 aydır devam eden tutukluluğunun ardından ilk kez hakim karşısına çıkan İsmet Korkmaz, yaşadığı zorlukları anlatırken ve hakkındaki iddialara yanıt verirken zaman zaman duygulandığı ve heyecanlandığı için zorlandı.
Mahkeme Başkanı araya girerek, "Heyecanlı mısın İsmet?" diye sordu.
Korkmaz, "Evet" diyerek yanıt verdi ve kürsüdeki su şişesinin kapağını açmaya başladı.
Mahkeme Başkanı bunun üzerine, “Bir su iç rahatla, bak Iraz ne güzel anlattı... Erkekler daha çok heyecanlanıyor" ifadelerini kullandı.
İsmet Korkmaz, "Bana İstanbul Senin ile ilgili sorular sordular ama İBB Hanem'den suçladılar. Ama ben bu projede hiç yer almadım" dedi.
16.40 | "6 AYDIR YERDE YATIYORUM"
İBB Akıllı Şehirler Müdürlüğü'nde veri uzmanı olarak çalışan İsmet Korkmaz da 13 numaralı eyleme karşı savunmasına başladı.
Cezaevinde bulunduğu şartlardan ve ailesinin yaşadığı zorluklardan bahseden Korkmaz:
“Kaldığım kopuş uyuşturucu koğuşu, bu nedenle adapte olmam zor oldu. Kapasitenin üzerinde, 70 kişi kalmaya çalışıyoruz. 6 aydır yerde yatıyorum. Bu durum beni psikolojik olarak çok etkiledi. Ailem Erzurum’da köy evinde yaşıyordu ama benim durumumdan dolayı İstanbul’a gelmek zorunda kaldılar. Tutukluluğum nedeniyle gelirim olmadığı için İstanbul’da bir odalı evde yaşamaya çalışıyorlar. Annem ve babam 77 yaşında, beni cezaevinde ziyarete gidip gelirken zorlanıyorlar. Aileme yaşatılan mağduriyetin son bulmasını talep ediyorum.”
15.00 | “SIRF DÜĞÜNÜME DAVET ETTİĞİM İÇİN”
İBB Davası’nın en genç tutuklusu, 26 yaşındaki yazılım mühendis Iraz Bayrak, savunmasına başladı.
İddianamenin yine 13.eylem kısmında ’CHP’den hukuka aykırı veri temin ettiği öne sürülen ve 2021’de işe başlamasına karşın süreci 2019’a uzanan İstanbul Senin uygulaması üzerinden de suçlanan Bayrak, savunmasına, hakkındaki örgüt üyeliği iddialarına dayanak olan işe giriş sürecini anlatarak başladı.
Üniversite hocasının tavsiyesi üzerine başvurduğu analist pozisyonuna üç ayrı mülakattan geçerek başladığını anlatan Bayrak, işe giriş sürecinde, dönemin İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner aracılığıyla girdiği iddiasını yalanladı.
Bayrak, savunmasının büyük kısmında USOM ile düzenlenen toplantıya ilişkin kapsamlı bilgiler verdi:
“Toplantıda ekran paylaşımı da açıkken tüm bilgileri şeffaf şekilde paylaştık. USOM yetkilileri toplantıda veri tabanını görmek istedi ancak benim erişim yetkim olmadığı için ben açamadım.
Bana sadece KVKK onaylı hizmet verileri gönderilmişti. Görmek istedikleri farklı bir veri tabanı olan ve seçmen verilerinin olduğu verileri ilk kez, USOM yetkililerin yönlendirmesiyle görüntülediğimiz panelde, yani toplantıda gördüm.
Bu panel görüntülendikten sonra bu durum USOM yetkililerinin de bir hayli dikkatini çekti ve ek sorular sordular. Biz bunun üzerine kurumda bir toplantı düzenledik ve verilerden sorumlu olan iki çalışma arkadaşım, bu verileri Naim Erol Özgüner’in gönderdiğini söyledi. Bu konu hakkında tutanak da tutuldu.
Bu paneldeki seçmen bilgileri hiçbir şekilde İBB Hanem projesi kapsamındaki veri tabanlarında yok. Bu konuda tutanak tutuldu, bunu USOM da teyit etti ancak iddianamede buna yer verilmemiş.”
CHP’ye veri sızdırdığı iddiaları hakkında ise Bayrak, şöyle konuştu:
“İddianamede benim CHP’den temin ettiğim verileri tekrar CHP ilçe başkanlarına verdiğim öne sürülüyor. Herhangi bir parti üyeliğim yok, böyle bir durumda partiden temin ettiğim verileri tekrar niye partiye yollayayım? “
İstanbul Senin ve İBB Hanem uygulamalarının karıştırıldığını da belirten Bayrak, İmamoğlu’nun İBB Hanem uygulamasının reklamını ve tanıtımı yaptığı iddialarına yönelik “Bu doğru değil. Hayata geçirilmemiş bu projenin tanıtımı ilk kez size yapılıyor sayın hakim” diye konuştu. Bayrak’ın bu sözlerinin ardından salonda kahkaha ve alkışlar yükseldi.
Bayrak, savunmasının devamında dikkat çekici şu ifadeleri kullandı: "Erol Bey'i düğünüme davet ettiğim için örgüt üyesi olarak gösterildim ve son 6 ayımı cinayet sanıklarının olduğu bir koğuşta geçiriyorum"
15.00 | "MÜVEKKİLİMİN İFADESİ BASKI ORTAMINDA ALINDI"
Iraz Bayrak savunmasına başlamadan önce, tutuklu CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan'ın avukatı Egemen Ünal söz aldı.
Avukat Ünal: "Müvekkilim Orhan Gazi Erdoğan’ın ifadesi; o dönemin yargı erkinde bulunan Cumhuriyet Savcısı, günümüzde ise yürütme erkinde Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü olan Cahid Cihat Sarı tarafından, baskı ortamında ve yönlendirmeye yönelik sorularla alınmıştır.
Orhan Gazi Erdoğan, iddia edilen seçmen ve sandık verilerini hiçbir şekilde Naim Erol Özgüner’e vermemiştir. Kişisel veri vermediğine ilişkin beyanını da ifadesinde açıkça belirtmiştir. Soruşturma makamı tarafından müvekkilimin vermiş olduğu ifadelerin tamamı zapt altına alınmamıştır. Bu konuya ilişkin savunmamızı daha sonra detaylı bir şekilde sunacağız; şu aşamada bu hususların zapta geçmesi için beyanda bulunmuş olduk."
14.55 | SAVUNMA SIRASI IRAZ BAYRAK'TA
Tutuklu sanıklar, 2 saatlik aradan sonra tekrar duruşma salonuna geldi. Mahkeme Heyetinin de gelmesiyle birlikte duruşma tekrar başladı. İlk savunmayı, İBB davasının en genç tutuklusu olan İBB Yazılım Mühendisi Iraz Bayrak savunma yapıyor.
Iraz Bayrak, 2021 yılında işe başladı ama 2019 yılındaki bir projeden suçlanıyor. Bayrak, aynı zamanda İBB davasında savunma yapan ilk kadın tutuklu.
12.53 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Duruşmaya 1 saat ara verildi.
Mahkeme Başkanı’nın duruşmaya ara vermesinin ardından Ekrem İmamoğlu, kendisiyle aynı dosyadan tutuklu bulunan avukatı Mehmet Pehlivan’la birlikte avukatlarının olduğu alana gitti.
İki isim yaklaşık 2 dakika boyunca, avukatlarla diyalog kurdu.
Daha sonra çıkışa doğru ilerleyen İmamoğlu, kendisine eşlik eden jandarmanın omuzuna eliyle dokunup selam vererek tebessüm etti.
İmamoğlu ve Pehlivan, duruşma salonundan en son ayrılan iki tutuklu isim olurken, izleyenler alkışlarla destek verdi. İmamoğlu ise izleyicilere el salladı.
11.51 | MAHKEME BAŞKANI, EMRAH YÜKSEL'E SORULAR YÖNETTİ
İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel’e, Mahkeme Başkanı da sorular yöneltti.
Mahkeme Başkanı: “‘USOM raporuna göre sandık verilerini sunucudan bulunmadı, hizmetler klasöründen bulundu’ gibi bir ifade kullandın.”
Emrah Yüksel: “Uygulamada olan veriler, hizmetler klasöründeki veriler. ‘USOM, sandık verilerini sunucuda buldu’ dedim.
Mahkeme Başkanı: “Bu durum neyi değiştiriyor? Yani bize bir orayı açabilir misin? O farkı tam anlayamadık. Orada bulunmasıyla, klasörde bulunması arasında ne fark var?
Emrah Yüksel: “İddia edilen bir mobil uygulamayla, 2024 seçimlerinde sandık verilerinin, buradaki verilerin kullanıldığı, eğer bu veriler mobil uygulamada değilse, seçim akşamında kullanılamaz demek Sayın Başkanım. Yani siz UYAP ekranına girdiğinizde, size hazırlanan özelliklere erişirsiniz. Ama UYAP’ın sunucusunda birden fazla uygulama olabilir. Ona erişemezsiniz. Yani uygulamanın ana amacı, seçimde kullanılmak üzere o sandık verilerinin kullanılmadığını gösteriyor. Sandık verileri yok yani. Bu uygulama hayata geçmemiş, dışarıdan erişilemeyen bir uygulama.”
İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel’e, Duruşma Savcısı da sorular yöneltti.
Savcı: “İddianamede geçiyor, bir mailleşme var. Esma Bayrak adlı bir mail var, 19 Eylül 2022 yılında. Esma Bayrak, GTM kurulumu için kod ilettiğini belirtiyor size. Siz de ona cevaben işte "kodu ilettim" şeklinde bir cevap veriyorsunuz. Bu kod tam olarak nedir? Bir de mailleşmede Reklamİş isteği gibi orada birkaç ibare de var herhalde, mailleşmede Reklamİş çalışanları da hani gözüküyor. Reklamİş'in bu konudaki şeyi nedir?”
Emrah Yüksel: “Tabii Sayın Savcım. Zaten savcılık aşamasında ifade ettiğim üzere, bunlar reklam analitik kodlarıdır. İstanbul Senin’le bir ilgisi yoktur. Bunlar idarede kullanılan internet sitelerinde kullanılmıştır. Beyan etme sebebim de budur. İstanbul Senin’le ilişkilendirilmeye çalışılan, bizim erişim yetkimiz olmadığı halde web sitelerinde kullanılan reklam analitik kodlarıdır. Yani bugün İçişleri Bakanlığı’nın da, e-Devlet’in de reklam analitik için kullandığı kodlardır.
Oradaki ilişkilendirmede şu hata var: İstanbul Senin’i bilgisayarınızdaki bir Chrome, bir Firefox tarayıcısı gibi düşünün. Dün bir ibare kullandım; bugün İstanbul Senin’in fişini çekseniz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetleri olmaya devam eder. Benim Genç Üniversiteli eğitim yardım projem opsiyoneldir. İstanbul Senin’den de girersin, Gencuniversiteli.istanbul’dan da girersin. Bugün UYAP’a kimlik bilgilerinle de girersin, e-Devlet’le de girersin.”
Savcı: “Peki bahsettiğin mesela web sitesi var ya, bir örnek verebilirseniz bu konu üzerinden? Mesela hangi web sitesine?”
Emrah Yüksel: “Genç Üniversiteli, İSMEK, Eğitim Yardımı, Sosyal Yardım, Bölgesel İstihdam Ofisi (BİO), Kariyer İBB, Single Sign-On... Yani İstanbul Senin’in buradaki görevi, Türkiye’deki e-Devlet uygulamasının yaptığı kimlik doğrulama sistemini yapmaktır.”
Savcı: “Peki bu GTM kurulumu için kod diyor ya, bu kodun tam olarak sağladığı fonksiyon ne oluyor sitelere? Mesela bu kodu yüklediniz ilgili sitenin altyapısına. Bu belediyeye veya size nasıl bir fonksiyon sağlıyor?”
Emrah Yüksel: “Biz teknik olarak imalatı yapan insanlarız Sayın Başkanım. Savunması geldiğinde bu kodun neler sağladığını ilgili arkadaşlarım, reklamcılar anlatabilirler.”
Savcı: “Yani kodu ekleyen sizsiniz ya, o yüzden soruyorum hani size bir talep geliyor anladığım kadarıyla, o talep doğrultusunda bu kod ekleniyor ilgili siteye”
Emrah Yüksel: “25 tane Daire Başkanlığı, 120 tane müdürlük var. Her müdürlük hizmet verdiği projede kaç tane vatandaşın anonim olarak bu projeyi ziyaret ettiğini görmek isteyebilir. Benim bilgim bununla sınırlı. Kaç kişi ziyaret etmiş?”
İBB ve "Casusluk" dosyaları kapsamında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan, Emrah Yüksel'e soru sormak için söz aldı.
Necati Özkan: "Sayın Başkan. Ben de bu eyleme dahil edildiğim için 3 tane soru sormak istiyorum Emrah Bey'e. Emrah Bey, dün siz ifadenizi verene kadar sizinle hayatta hiç tanıştık mı? Herhangi bir iletişimimiz oldu mu telefonla ya da başka bir vasıta varsa da vasıtayla?"
Emrah Yüksel: "Hayır olmadı."
Necati Özkan: "Benim herhangi bir İBB yazılım projesine dahil olduğumu gördünüz mü bugüne kadar?"
Emrah Yüksel: "Görmedim."
Necati Özkan: "Yine benim İBB Hanem ile ilgili proje -hani yarım kalmış anladığım kadarıyla dosyadan da anladığım kadarıyla ki ben bunu Kocaeli 2 nolu F tipi cezaevinde kalırken bir gazetede okudum- bu projeye, İBB Hane Projesi'ne herhangi bir sürece dahil olduğumu gördünüz mü? Şahitliğiniz var mı?"
Emrah Yüksel: "Süreçlerinde görmedim."
Tutuklu İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek de söz alarak Emrah Yüksel'e soru sordu.
Melih Geçek: "Ben de bu eylemde, yönlendirmek ve talimat vermekle suçlanıyorum. Emrah Bey, bildiğim kadarıyla İSPER personeli ve aslında bir taşeron olarak çalışıyor. Sizin müdürünüz, şefiniz, müdür yardımcınız, daire başkanınız yok mu? Siz neden buradasınız?"
Emrah Yüksel: "Ben İSPER personeliyim. Çalışma arkadaşlarıma bağlı bulunduğum emniyet ifademde de var; müdür yardımcısı, müdürüm, daire başkanım var."
Melih Geçek: "Erol Özgüner, 30 Ekim'deki ifadesinde diyor ki: 'Ben sadece daire başkanıyım. Ben diyor 'Teknik konuların hiçbirinde yokum. Ne İstanbul Senin de varım ne şeyde.' Erol Bey, sizin en üst amiriniz olarak herhangi bir teknik konuda olmayan, bunlarla ilgilenmeyen birisi mi? Teknik konularda siz kendisine rapor verir misiniz?"
Emrah Yüksel: "Tabii, silsile halinde bir işlem. Erol Bey bütün konularda bilgi sahibidir."
"USOM YETKİLİLERİ İNCELEME YAPIYOR, 6 GÜN SONRA VERİ SIZINTISI OLDUĞU SÖYLENİYOR... İNCELEMEYİ YAPANLAR TARAFINDAN SIZDIRILMIŞ OLMA İHTİMALİ VAR MI?"
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, Emrah Yüksel'e soru sordu.
Avukat Demir: "Emrah Bey, iddianamenin 204. sayfasında, ilk paragrafta, eğer sizin de daha önce söylediğiniz gibi bir kayma yoksa eğer, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile Başakşehir’de 20 Mayıs 2025’te USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi) yetkilileri tarafından teknik inceleme başlatıldığı yazılı. 20 Mayıs'ta USOM yetkilileri Başakşehir'de inceleme yapıyor, 26 Mayıs'ta 2025'te bir sızıntı olduğu söyleniyor. Siz bundan nasıl bir sonuç çıkarırsınız?"
Teknik inceleme yapıldıktan 6 gün sonra bunun "Dark Web" veya "Darknet" sayfalarında yayınlanmış olması, incelemeyi yapanlar tarafından da sızdırılmış olma ihtimalini barındırır mı?"
Mahkeme Başkanı: "Bu konuda teknik bir bilginiz olduğu düşüncesiyle bu soruda yorumunuzu soruyor. Yani bu anlamda incelemeyi yapan görevliler tarafından da bu anlamda bir sızdırma olma ihtimali olabilir mi? Bunun teknik olarak mümkünatı var mı? O kısmını soruyor anladığım kadarıyla Avukat Bey."
Avukat Demir: "Doğrudur efendim. 20 Mayıs’ta inceleme yapıldıktan hemen 6 gün sonra çünkü Darknet’e düşüyor İstanbul Senin bilgileri seçmenlerle ilgili."
Emrah Yüksel: "Burada incelemenin başlatıldığı yazıyor. Oradaki veriler o anda teslim edildi mi edilmedi mi süreci bilmiyorum."
Avukat Demir: "Evet, burada Sayın Heyet’in de dikkatini çekiyorum bu hususa. Yani teknik inceleme yapıldığından 6 gün sonra "Dark Web"de satışa çıkıyor İstanbul Senin seçmenlerin kişisel verileri."
İBB Akıllı Şehirler Müdürlüğü personeli Yusuf Utku Şahin'in avukatı Afşin Gayretli de Emrah Yüksel'e sorular yöneltti.
Avukat Gayretli: "240. sayfada şöyle bir anlatımınız var, bunu sizden bize aydınlatmanızı istiyorum; 'Veri gidişine kaynak olabileceğini değerlendirdiğim Google Tag Manager kodlarıyla kişi eşleştirmelerinin kişisel bilgiler olmadan da yapılabileceği için bunu bildirmek gereği hissettim.' Burayı biz anlamadık. Bu eşleştirme nasıl?"
Emrah Yüksel: "Diyorum ki; 'savcılık makamının iddia ettiği üzere buradan bir veri sızıntısı olduğu düşünülse bile bunlar kişisel veri değil' diyorum orada. Orada onu açıklamaya çalışıyorum. Yani bunlar, 'Google Analitik'teki raporlama sayıları kişisel veri olmaz' demek istiyorum."
"YATARI OLMAYAN DOSYALARDAN BAHSEDİYORUZ; BU NASIL ANLAM İFADE ETMEZ?"
İBB Davası, İBB'ye ait İstanbul Senin ile birlikte hayata geçirilmemiş İBB Hanem uygulamaları kapsamındaki TCK 135 (veri kaydetme) TCK 136 (veri yayma) suçlamalarının yöneltildiği Eylem 13 ile devam ediyor. Söz konusu eylem için Mahkeme Başkanı dün “En anlamadığımız eylem. Bu en çok zorlandığımız eylem" ifadelerini kullandı.
27 kişiyle, davada en çok insanın tutuklu bulunduğu bu eylemdeki ilk savunmayı İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel yaptı. Avukatlar, söz konusu eylemde teknik incelemeyi yapan ve bulguları delil olarak kullanılan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) raporuna yönelik dikkat çekici beyanlarda bulundu.
Sızdırıldığı belirtilen ve 3.7 milyon vatandaşın verilerinin içinde olduğu belirtilen bir veri setinin “kovalidis” kullanıcı adıyla Darkweb'te 50 bin dolara satıldığı da iddianameye girmişti. Söz konusu verileri yükleyen "kovalidis" adlı kullanıcının, verileri yetkililerin fark edişinden 9 saat önce internete koyduğu da görüntülerde yer aldı.
Daha sonrasında, buna ilişkin söz alan Necati Özkan’ın avukatı Kazım Yiğit Akalın da “Bildiğiniz için soruyorum. USOM yetkilileri bu ilan girdikten 9 saat sonra internette tesadüfen bu ilanı buluyorlar. Bunu tesadüf olarak mı adlandırmak lazım?” diye sordu.
USOM konusundaki daha detaylı beyanlar da savunmasını sunan, Emrah Yüksel’in avukatı Hayrettin Berksoy’dan geldi, “USOM, raporu yazmadan önce koca İstanbul’un verilerini almak için İBB’ye küçük bir flash diskle gitmiş. Onu da diske kopyalayamamışlar, İBB personeli yapmış. Bu insanların hazırladığı raporla insanlar tutuklu” ifadelerini kullandı.
Berksoy, USOM hakkındaki beyanlarına şöyle devam etti:
“USOM’un tek bir doğrusu var: Savcılığın, sızdırıldığı öne sürülen verilerin sürekli veriler olduğunu öne sürmesinin aksine, verilerin anlık konum verisi olduğunu kabul etmişler. Bu iddianameye yanlış geçirilmiş. İBB bünyesinde sürekli konum izleme gibi bir uygulama yok, buna yönelik belge de yok. Ben de dahil olmak üzere buradaki hukukçu arkadaşlarım, Eylem 13’ü paramparça edecek.
Savcılık o kadar hasmane, o kadar düşmanca bir soruşturma yürüttü ki… Emrah Yüksel’in, Cahit Cihat Sarı savcımızın nasıl ifade aldığını herkes burada iyi biliyor. Bunu anlatmama gerek yok. Yani tabiri caizse biz oturduk, sorular hazır. Savcılığın yönlendirmesiyle bu ifade verildi; kendisine yöneltilen sorulara bu cevaplar verildi. Emrah Yüksel’in ifade verdiği gün salıverilmesi gerekiyordu. Yatarı olmayan dosyalardan bahsediyoruz; bu nasıl anlam ifade etmez? Vallahi çıldıracağım.”
11.14 | İMAMOĞLU SÖZ ALDI: 'BU İDDİANAME ÇÖKMÜŞTÜR'
İmamoğlu, Emrah Yüksel’e soru sormak için söz aldı. Aynı zamanda savcının kendisine yönelik sözlerine ilişkin de konuştu.
İmamoğlu: “Öncelikle şunu söyleyeyim. Sorum iddianamedeki örgüt şemasıyla ilgili. Bu iftiranameyi yazanlar, bu işi kurgulayanlar, altına da iddiananın ana unsuru olarak ‘Türkiye’yi ele geçirme’ yazan akıl, zihniyet… Çalışma arkadaşım Emrah Yüksel’e soracağım soru bu izahı netleştirecek.
Bu iddianame ne yazık ki terfinameye dönüşmüştür. Az önceki harareti ona bağlıyorum. Emrah Yüksel’in, sevgili çalışma arkadaşımızın suç örgütüne üye olduğunu burada öğrendim. Bu suç örgütü üyesi olarak suçlandığı bu çöp iddianamede; örgüt yöneticisi adlandırılıyor. Arkadaşlarımız ona bağlı o da bana bağlı. Orada örgüt yöneticisi olan Hüseyin Gün’ü tanıyor musunuz?”
Emrah Yüksel: “Hayır Sayın Başkan tanımıyorum. 5 yılda 5 baz kaydım var. Bugün salona girse beni tanımaz.”
İmamoğlu: “Bunun bir izaha ihtiyacı var. Nasıl bir örgüt ki ben örgüt yöneticisini tanımıyorum. Üye, yöneticiyi tanımıyor. Şimdi burada iddia makamını kınıyorum. Ne için burada olduğunu biliyorum iddia makamının. Bu çalışma arkadaşımız, 6-7 aydır iddia makamının kararıyla hapis yatıyor. Bu iddia makamının tariflediği şekliyle casusluk iddianamesini kurgulayan yine aynı iddia makamı. Bu bir siyası davadır. Bu siyasi dava çökmüştür. Ana şemada örgüt yöneticisi diye tarif edilen kişiyi örgüt üyesi tanımıyor. Bu iddianame çökmüştür.”
10.30 | SAVCIDAN İMAMOĞLU’NA: “HADDİNİZİ AŞARSANIZ HADDİNİZİ BİLDİRİRİZ”
Duruşma Savcısı, Ekrem İmamoğlu’na, sabah saatlerinde hakkında açılan soruşturmaya gerekçe olarak gösterilen ifadeleri nedeniyle sert sözlerle tepki gösterdi.
Savcı, İmamoğlu’na dönerek “Dün duruşmada ‘iddia makamı bir suç örgütüdür’ demişsiniz. Doğru mu? İddia makamı olarak bu cümleleri kabul etmiyoruz” dedi.
İmamoğlu, "Böyle bir diyalog doğru mu? Kabadayılık" derken Duruşma Savcısı, "Kabadayılık falan olmuyor. Bakın haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" şeklinde yanıt verdi.
İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin ise savcının bu sözlerine tepki göstererek “Böyle bir şey diyemez sayın başkan” dedi.
Savcı, “Müvekkiliniz beyanlarına dikkat etsin. Yargılamayı gölgelemek adına beyanlardan vazgeçin” dedi.
Mahkeme Başkanı tarafları sakinleştirdi. Duruşma çapraz sorgulamayla devam ediyor.
10.00 | DURUŞMA BAŞLADI
Mahkeme heyetinin yerini almasıyla birlikte davanın bugünkü duruşması başladı.
18 KİŞİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ
On beşinci duruşmada mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi.
İBB DAVASI
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi.
İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
