Kapat
A+ A-

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Sana şeker fabrikalarını sattırmayacağız

Çorum'da, şeker fabrikalarının satışına karşı düzenlenen mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Eğer bir ülkeyi yönetenler yakalarını tefeciye kaptırmışsa her şeyi satarlar. Diyeceksiniz ki 'Bunlar bu yakayı nasıl tefeciye kaptırdılar?' Örnek vereyim; son 15 yılda dışarıda, özellikle Londra’da bir avuç tefeciye ödenen faiz ne kadar? 150 milyar dolar. Bu fabrikaları niye satıyorlar? Onun için satıyorlar, tefeciye borç ödemek için ama borcu kapatamıyorlar, her seferinde faiz daha fazla artıyor" dedi.
DHA
Yayınlanma tarihi: 07 Nisan 2018 Cumartesi, 11:32

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum’da Hürriyet Meydanı’nda "Şeker vatandır, vatan satılmaz" sloganıyla düzenlenen mitinge katıldı. Miting alanına gelenler de ‘Şeker vatandır, vatan satılmaz’ yazılı dövizler taşıdı. Platforma çıkan Kılıçdaroğlu önce vatandaşları selamladı. Ardından konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, mitingin bir parti mitingi olmadığını vatan için yapıldığını belirterek, şunları söyledi:

CHP'nin Çorum'daki şeker mitinginden kareler 

"Milliyetçilik sözle olmaz, milliyetçilik eylemle olur, milliyetçilik fabrika ile olur, çalışma ile olur, emekle olur. Yabancının ürettiğini tüketmek milletçilik değildir. Benim fabrikalarım çalışacak, benim fabrikalarımda üretim olacak, benim fabrikalarımda dünyanın her tarafına ürün satılacak. Milliyetçilik budur. Bu toprakların ruhunda bu olmak zorundadır. Şeker fabrikalarını kim kurmuş hangi başbakanlar, devlet başkanları şeker fabrikaları kurmuş? Atatürk, İnönü, Menderes, Demirel, Ecevit, Erbakan, Özal kurmuş. Bakın gelmiş geçmiş bütün herkesi saydım. Herkese de Allah’tan rahmet diliyorum. Şeker fabrikası kurmayıp da başbakanlık koltuğuna oturan bir kişi var onu da zaten siz biliyorsunuz. Bir tek şeker fabrikası kurmamıştır. O nedenle diyoruz; şeker vatandır, vatan satılmaz."

'ŞEKER FABRİKALARI STRATEJİKTİR, SATILAMAZ'
Hayatında şeker fabrikası kurmayanların şimdi ‘şeker fabrikalarını satacağım’ dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

"Kime satacaksın? O yoksulluk içinde şeker fabrikaları kurduk. Kime, niye satacaksın? Şeker pancarı üretiminde Türkiye Cumhuriyeti dünya beşincisi. Bunu hazmedemiyorlar. 'Acaba biz nasıl olurda bu beşincilikten Türkiye’nin ayağını kaydırırız, şekeri bitiririz, ondan sonrada biz size şeker satarız?' diyorlar. Buna izin verecek miyiz? Hangi partiden olursa olsun, vatanını seven her vatandaşımın şeker fabrikalarının satışına karşı çıkması lazım."

Türkiye'de hayvancılığın bitirildiğini şimdi de şekerin bitirileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Şeker fabrikaları stratejiktir. Örnek vereyim size; Van’ın Erciş ilçesini düşünün, tek fabrika var. Bütün kasaba oraya bakıyor, orada işçiler çalışıyor, esnaf, çiftçi, işçi kazanıyor. Şimdi diyorlar ki ‘Orayı satacağız, sattıktan sonra orayı kapatacağız’. Bu, ‘Ben Erciş’i yok edeceğim’ demektir. Senin feriştahın gelse kapattırmayacağız ve çalıştıracağız. Muş’un, Erzurum’un, Ağrı’nın, Yozgat Sorgun’un şeker fabrikaları stratejiktir satılamaz. Orada insanlar var, çalışıyorlar, emek harcıyorlar. Karadeniz’in fındığı nasıl stratejikse, Rize’nin çayı nasıl stratejikse, Zonguldak’ın kömürü nasıl stratejikse, şeker de bu ülkenin stratejik ürünüdür. Her evde şeker var. Gerçi birilerinin sarayında şeker yok. Efendim sarayda şeker kilo aldırıyormuş, şekeri bitirmişler, onun yerine bal kullanıyorlarmış. Buğday unu yerine, badem unu kullanıyorlar ve badem sütü ile besleniyorlar. Sizin yüzünüze, gözünüze, dizine dursun. Millet 1 liraya, asgari ücrete muhtaç. Sen önce ‘Ben şeker fabrikalarının satışını durdurdum’ de; vallahi billahi gelip tebrik edeceğim."

'VATANI VATAN YAPAN, ACIYI PAYLAŞMAKTIR'
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili hükümete yönelik eleştirilerini sürdüren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

"Benim siyasi görüşümde söz konusu yandaş değil, söz konusu vatandaştır. Vatandaşın cebine para giriyorsa, kazanıyorsa, üretiyorsa, vatandaş ihracaat yapıyorsa eyvallah. Ama bir masaya otur, eline al viski bardağını ondan sonra dışarıdan mal gelsin, onu içeriye satalım, Türkiye üretmesin, Türkiye satmasın, Türkiye yabancılara muhtaç olsun, Türkiye bağımsızlığını yabancı tekellere versin, ekonomik gücünü yabancı tekellere versin, diyenlerin yanında değilim kim olursa olsun. Benim için vatandaş, vatan ve bayrak önemlidir. Vatanı vatan yapan Rize’nin çayıdır, Zonguldak’ın kömürüdür, Karadeniz’in fındığıdır, Yozgat’ın kokulu yeşil mercimeğidir, kimse unutmasın, vatanı vatan yapan Çorum’da şeker fabrikasında çalışıp alın teri döküp, kendi fabrikasına sahip çıkanlardır. Bu vatanda üreteceğiz, hakça bölüşeceğiz. Vatanı vatan yapan kendi ülkesinde gidip askerliğini yapardır. Ankara’daki beylerin çocukları askere gitmeyecek, askere göndermeyeceksin, garibanın çocuğu askere gidecek, kalkacaksın bana vatan şehit edebiyatı yapacaksın. Buna benim karnım tok. Vatanı vatan yapan vatan sevgisidir. Gözünü kırpmadan askerlik yapandır. Gözünü kırpmadan vatanına milletine, bayrağına sahip çıkandır. Vatanı vatan yapan budur. Vatanı vatan yapan şehidi klarnetle anmak değildir, davul zurna çalmak değildir. Vatanı vatan yapan acıyı paylaşmaktır acıyı."

'15 YILDA DIŞARIYA 150 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDENDİ'
Kılıçdaroğlu, şeker fabrikaların neden satıldığını vatandaşın bilmediğini söyleyerek, sözlerini şunları söyledi:

"Eğer bir ülkeyi yönetenler yakalarını tefeciye kaptırmışsa her şeyi satarlar. Diyeceksiniz ki 'Bunlar bu yakayı nasıl tefeciye kaptırdılar?' Örnek vereyim; son 15 yılda dışarıda, özellikle Londra’da bir avuç tefeciye ödenen faiz ne kadar? 150 milyar dolar. Bir avuç tefeciye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ödediği vergilerle yurt dışındaki tefeciye ödenen faiz 150 milyar dolar. Çağrı yapıyorum Ankara’daki beylere. Ben bu ülkenin sade bir vatandaşı olarak Çorum meydanından dedim ki 'Siz Ankara’daki beyler son 15 yılda Londra ağırlıklı bir avuç tefeciye 150 milyar dolar faiz ödediniz'. Çıkıp desinler ki ‘Bu doğru değil, yalandır’ Bekliyorum. Çıkıp desinler bu rakam doğru mudur, yanlış mıdır? Kaç lira ödediler. Bu dışarıdaki tefeciler bir de içeride tefeciler var. Bu fabrikaları niye satıyorlar? Onun için satıyorlar, tefeciye borç ödemek için ama borcu kapatamıyorlar, her seferinde faiz daha fazla artıyor. Son 15 yılda içerde bir grup tefeciye hani var ya devlet tahvili, hazine bonosu alan var mı? Son 15 yılda yurt içindeki bir grup tefeciye ödedikleri faiz 675 milyar lira. Artık Türkiye’yi yönetemiyorlar. Ne yapıyorlar? Türkiye’yi yönetmek için koltuk ittifakı kuruyorlar. Biz şeker, bayrak, vatan, millet ittifakı kuruyoruz. Biz koltuklara mahkum değiliz, koltuğu istemiyoruz. Biz alın teri dökenin hakkını vermek istiyoruz."

'ZARAR ETMİYOR, ZARAR ETTİRİLİYOR'
Kılıçdaroğlu, mitingde yaptığı konuşmada son 15 yılda milletin vergileriyle yapılan fabrikaların satıldığını belirterek, şunları söyledi:

"Memleketi yönetemiyorlar, neden? Yakayı tefeciye kaptırdılar. Borç alan ne alır? Borç alan emir alır. Diyorlar ki dışardakiler ‘Şeker fabrikalarını sat’. ‘Emredersin hemen ihaleye çıkacağım’ diyor. Yem sanayini sattılar ya. Yemin yüzde 50’sini dışardan alıyoruz. Sizin hiç aklınıza gelir miydi saman ithal edeceğiz diye. Saman ithal ediyorsanız bu ülkede bir dert var demektir. Saman ithal eden yöneticilerden bu memlekete hayır gelmez. Efendim diyorlar ki ‘Bu fabrikalar zarar ediyor, zarar ettiği için satıyoruz' diyorlar. İnanıyor musunuz? Vallahi de billahi de tillahi de zarar etmiyor. Sizi kandırıyorlar. Zarar etmiyorlar, zarar ettiriliyorlar. Ne demek zarar ettiriyorlardır. İsim vereceğim. Ankara’daki beyler şimdi dinliyorlar, belki birisinin yanında doktoru da yanında bekliyordur. Alpullu Şeker Fabrikası, Ağrı Şeker Fabrikası, Samsun Çarşamba Şeker Fabrikası, Balıkesir Susurluk Şeker Fabrikası. Son dört yılda anahtarı kapattılar, işçilere aylık ödediler. Son dört yıldır üretim yapmıyor. Üretim yapmayan bir yer kâr elde eder mi? Kim üretim yaptırmıyor? Ankara’daki beyler. Milleti kandıracaklarını düşünüyorlar. Hiçbir şeker fabrikası zarar etmez yeter ki adam gibi çalıştırın. Türkiye Şeker Fabrikaları Ananomi Şirketi var. Kısa adı Türk Şeker. Türk Şeker, şeker üreten dünyadaki bütün şirketlerin önde gelen ilk 14’üncüsü. Senin kaç tane fabrikan var 14’üncü sırada olan, kaç tane birliğin var 14’üncü sırada olan. Bakın 2002’de Türkiye Cumhuriyeti yurt dışına şeker ihraç ederdi. Ne kadar? 280 bin ton şeker ihraç etti. Şimdi Türkiye yurt dışından şeker ithal ediyor. Fabrikalar var, niye çalıştırmıyorsun?"

'SATARAK BİR ŞEY ELDE EDEMEYİZ'
Kılıçdaroğlu, şeker fabrikalarının satışının arkasında nişasta bazlı şeker firmalarının olduğunu ifade ederek, şöyle dedi:

"Şeker pancarından değil mısırdan üretilen nişasta bazlı şeker. Ne demek nişasta bazlı şeker? Obezite yapar, şeker hastalığına yol açar, kanser gibi pek çok hastalığa sebebiyet verir. Pek çok Avrupa ülkesinde nişasta bazlı şekerin gıdada kullanılması yasaktır. Baklavada bile nişasta bazlı şeker. Bisküvide bile nişasta bazlı şeker. Hangi üründe nişasta şeker kullanılıyorsa yaz kardeşim, ben onu almayacağım. Hangi üründe şeker pancarından üretilmiş şeker kullanılıyorsa gidin onu alın. Satarak bir şey elde edemeyiz. Müflis tüccar gibi, batan geminin malları gibi, malları satarak hiçbir dünya ülkesi ihya olmamıştır. Olamaz da zaten. Egemen güçlere teslim olamayacağız."
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından miting sona erdi.

MİTİNGDE 1 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Hürriyet Meydanı'nda yapılan mitingine katılan Gökhan Ç. (46) isimli kişi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki göstererek, eliyle Rabia işareti yaptı. Bağırarak Kılıçdaroğlu'na sesini duyurmaya çalışan Gökhan Ç., çevredeki vatandaşların emniyet güçlerine haber vermesiyle miting alanından dışarı çıkartıldı. Güvenlik güçlerinin gözetiminde miting alanının dışına çıkarılan Gökhan Ç., gözaltına alınarak emniyet müdürlüğüne götürüldü, soruşturma başlatıldı.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler