Kadın sığınma evlerinde utandıran gerçek

Kadın sığınma evlerine başvuruda artış olmasına rağmen kapasite aynı kaldı.

19 Mayıs 2018 Cumartesi, 23:08

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı kadın sığınma evlerinde kalanların sayısı 2013’ten bu yana katlanarak arttı ancak kadın sığınma evlerinin kapasitesinin artırılmadığı ortaya çıktı. Şiddete maruz bırakılan ve hayatta kalmayı başaran binlerce kadının başvurduğu kadın sığınma evlerinin kapasitesinin 2013’ten bu yana sadece 256 kişilik artırılması sığınma evlerinin politikasızlığını gözler önüne serdi. Bu durum sığınma evlerindeki kalabalık ve kötü fiziki koşullara tahammül edemeyen kadınları haklı çıkardı. CHP milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nden kadın sığınma evleri hakkında bilgi istedi. Bilgi edinme soruları üzerine Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından verilen yanıtlarda; Türkiye genelinde Bakanlığa bağlı 2 bin 697 kapasiteli 110 kadın konukevi olduğu bilgisi verildi. Bakanlığa bağlı kadın konuk evlerinde Ocak-Şubat-Mart aylarında 9 bin 106’sı kadın, 6 bin 557’si çocuk olmak üzere toplam 15 bin 663 kişinin hizmet aldığı belirtildi. Bin 938 personelin hizmet verdiği aktarıldı. Geçen yıl 87 milyon 63 bin lira harcama yapıldığı, 2018 yılı için 102 milyon 601 bin lira bütçe ayrıldığı bilgisi paylaşıldı.

5 yılda 256 kişilik artış

Müdürlük tarafından verilen yanıtlar ile CHP’nin 2014’te Meclis’e sunduğu Araştırma Önergesi talepli dilekçesindeki veriler karşılaştırıldığında, Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın şiddete maruz bırakılan kadınlara vaadettiklerinin gerçekleşmediği ortaya çıktı. Dilekçede, 2013 yılında 8 bin 844 kadın 3 bin 804 çocuk olmak üzere toplam 12 bin 648 kişinin sığınma evlerinde kaldığı kaydedildi. Bakanlığa bağlı 2 bin 441 kişilik kapasiteli 90 kadın sığınma evinin bulunduğu bilgisi yer aldı. Yani 2013 yılında 12 bin 648 kişinin kaldığı sığınma evlerinde 2018’in ilk üç ayında 15 bin 663 kişi kaldı ancak kapasite sadece 256 kişilik arttı. Beş yıl öncesi ile bugünün karşılaştırması, vaadlerin gerçekleşmediğini ve sığınma evlerinin politikasızlığını ortaya çıkardı.

Önemli sorular yanıtsız

Ayrıca; Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün önleyici ve koruyucu tedbirlerden yararlanmak isteyen kaç kişinin başvuru yaptığını ve bu başvular sonucu kadınlar için hangi işlemler yapıldığı sorunusunun yanıtsız bırakması da dikkat çekti. Müdürlük tarafından yanıtsız bırakılan diğer önemli soru ise Ocak 2003 ile Nisan 2018 tarihleri arasında sığınma evIerine bırakılan kadınların yıllara dağılımı ile ilgili oldu. Müdürlük, kadın sığınma evlerine bırakılan kadınlardan kaçının 20-25-30-35-40 ve 40 yaş üzeri olduğu sorusuna ise toplam sayıyı vermekle yetindi. Müdürlüğün, sığınma evlerinde kaldıktan sonra ayrılan kaç kadının öldürüldüğü sorusuna ise “Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet olaylarına ilişkin ayrıntılı veriler esas olarak Adalet Bakanlığı UYAP sistemi, İçişleri Bakanlığı POL-NET ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın veri sistemi üzerinde toplamaktadır” yanıtını vermesiyle sosyal politikaların ne boyutta olduğunu aktarmış oldu. Müdürlük, geçtiğimiz yıldan Nisan ayına kadar sığınma evlerinde kalan kadınlardan kaçının kendi isteğiyle ayrıldığı sorusuna da net yanıt vermekten kaçındı.

KALABALIK VE ŞARTLAR KÖTÜ

Cumhuriyet’in daha önceden ulaştığı kadınlar, sığınma evlerindeki kalabalıktan ve kötü şartlardan dolayı şikayet etmişti. Bu durum Kadın Dayanışma Vakfı bünyesindeki Kadın Dayanışma Merkezi’nin 2016 yılı faaliyet yılı raporuna da yansımıştı. Hem “aileyi korumak” hem “kadına şiddeti önlemek” için kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’na başvurduğunu söyleyen kadınlar, koşulların kötülüğünden dolayı sığınma evlerinde sadece bir gece tahammül edebildiklerini, ‘İlk Kabul Birimi’nde yalnızca bir gece geçirdikten sonra ayrıldıklarını aktarmıştı.