Köşe Yazısı

A+ A-

O kuyudan aslında neyi kurtarır insan?

Paylaş
instela'da paylaş
17 Şubat 2017 Cuma

İnsanlık, küçük bir sokak köpeğini, düştüğü dar ve derin bir kuyunun dibinden günlerce uğraşarak kurtardığında...
Aslında neyi kurtarmış olur?
Köpeği mi?
Kendisini mi?

***

Kendi masumiyetimize inancımızı çoktan yitirdik.
Bir köpeğin gerçek masumiyetinde vicdanımızı aklıyoruz.
İşbirlikçi olduğumuzu biliyoruz.
Suskunluğumuzla bu sistemi onayladığımız aşikâr.
Hikâyemizi hep mağduriyet diliyle anlatıyoruz.
Aslen inanmadığımız tanrılardan medet umuyoruz.
Küçük bir sokak köpeğinin günlerce süren bir uğraşla dar ve derin bir kuyunun dibinden sağ salim kurtarılmasına...
Ve bu seferberliğin gözlerimizi yaşartmasına neden olan gerçekte vicdanımız değil.
Aksine vicdansızlığımız.
Sustuğumuz için...
Göz yumduğumuz için...
Küçük hesaplar yaptığımız için...
Umursamadığımız için...
Boş bulunduğumuz için...
Kandığımız için...
Elimizin tersiyle ittiğimiz için...
Hızla hayatımızdan kayıp giden tüm değerleri küçük bir köpeğin can pazarına iliştirdik.
Onunla ölüp onunla dirilmemiz...
Ve o kuyudan sağ salim kurtarıldığında dayanışma ruhuna histerik methiyeler düzmemiz...
Hayata dair kendimize söylediğimiz en büyük yalanlardan biri.
İnsandan bitkiye, hiçbir canlı türünün yaşam hakkına saygı duymayan bir sistem kurduk.
Mülkiyete ve tüketime tapıyoruz.
Karanlık işlerde çalışıyor, karanlık evlerde uyuyor, karanlık eğlencelerle vakit geçiriyor, karanlık kutsallara sığınıyoruz.
İlmik ilmik çözdüğümüz şifreyi kasten yanlış okuyoruz.
O yanlışlara tırmana tırmana alçalıyoruz.
Dünyanın yuvarlak olduğundan eminiz;
Ama kırbacı onun hâlâ düz olduğunu söyleyenlerin eline veriyoruz.
Kendini hatalarında onaylayan ve yapay acılarla donatan insan...
Kutsal kitaplarda tarif ettiği cehennemi bu dünyada bizzat yaratmaktan gocunmuyor.
Bu arada yavru bir sokak köpeği derin ve dar bir kuyuya düşüyor.
Ve yavru bir köpeğin masumiyetinde kendi suçlarını aklamaya çalışan insanlık bu zorlu maceradan gerçekle ilgisi olmayan ulvi duygularla sıyrılıyor.
Televizyonlar ve gazeteler vicdanın hileli pusulası.
Neye, neden ve ne kadar üzülmek gerektiğini eleye eleye onlar belirliyor.
Böylece insanlığın yalan yanlış tarihine insanın gerçeğinden uzak zehirli bir masal daha yazılıyor.

***

Şimdi bir daha düşünün.
İnsanlık, küçük bir sokak köpeğini, düştüğü dar ve derin bir kuyunun dibinden günlerce uğraşarak kurtardığında...
Aslında neyi kurtarmış olur?
Köpeği mi?
Kendisini mi?

Tümü Mine Söğüt - Son yazıları

Ve halk yok olur... 23 Ağustos 2017 Çar
Kılıçdaroğlu tutuklanırsa... 18 Ağustos 2017 Cum
Fikrimin ince bekçisi 16 Ağustos 2017 Çar