Köşe Yazısı

A+ A-

Biz ne zaman sevineceğiz...

27 Eylül 2017 Çarşamba

Biz;
Bu ülkede resmi açılışlar besmeleyle değil, merhabayla başladığı gün...
Din işleri devlet işlerine asla bulaştırılmadığı gün...
Cemaatler devlet katlarında fink atmadığı gün...
Ülkede bir tarikat batıp yerine bin tarikat çıkmadığı gün...
Sevineceğiz.
Seçimlerin üzerinden şaibeler kalktığı gün sevineceğiz.
Sandıklara kaygısızca gidebildiğimiz gün...
Çıkan sonuçlardan kuşku duymadığımız gün...
Demokrasiye hep birlikte sahip çıkabildiğimiz gün...
Sevineceğiz.
Evet biz bir gün mutlaka sevineceğiz.
O gün artık Meclis’te sorumluluklarının bilincinde insanlar olacak.
O gün iktidarda makamlarını şahsi menfaatleri için kullanmayanlar olacak.
O gün ülkenin üzerindeki diktatörlük bulutu çoktan dağılmış olacak.
Halk tüm tercihlerini kendi özgür iradesiyle yapmış olacak.
Biz;
Elbet sevineceğiz... Gerçekten sevineceğiz.
Hapislerde tek bir düşünce suçlusu kalmadığı gün sevineceğiz.
Kimsenin açlık grevine yatmadığı gün sevineceğiz.
Herkesin her şeyi rahatça yazıp söyleyebildiği gün sevineceğiz.
Kimse cinsel, dinsel ya da etnik kimliğinden dolayı damgalanmadığı gün sevineceğiz.
Ülkede yargı yeniden bağımsızlaştığı gün...
Mahkemeler iktidarın sopası olmadığı gün...
Hukukçular mesleklerine topyekûn sahip çıktığı gün sevineceğiz.
Biz... bir gün... sevineceğiz... hem de çok sevineceğiz.
Gazeteciler tetikçiliği bırakıp gerçekten gazetecilik yaptığı gün sevineceğiz.
Bağımsız basının üzerindeki tüm baskılar kalktığı gün sevineceğiz.
Muhalefete saygı duyulduğu gün sevineceğiz.
Tek bir gazetecinin bile tutuklanmadığı ve kimselerin öldürülmediği gün sevineceğiz.
O gün...
Artık okullarda çocuklara çağdaş bir eğitim veriliyor olacak.
Devlet kindar ve dindar nesiller yetiştirmeye kalkışamayacak.
İktidar, inancı bilgiye üstün tutamayacak.
Kimse kadınlar hakkında ortalara çıkıp ileri geri konuşamayacak.
Birbirinden akıldışı fetvalar havalarda uçuşamayacak.
İnsanlar sokaklarda istedikleri kıyafetlerle, istedikleri gibi dolaşacaklar.
Yönelimleri yüzünden ne ailelerinden ne de toplumdan korkacaklar.
Kadınlar erkekler tarafından her gün ama her gün bıçaklanmayacaklar.
Evet...
Biz sevineceğiz...
Çok ama çok sevineceğiz.
Bizim sevindiğimiz gün ülkenin dört bir yanında festivaller düzenleniyor olacak.
İnsanlar sokaklarda keyifle içki içip neşeyle dans edecekler.
Ve sevgililer diledikleri yerde diledikleri gibi öpüşecekler.

***

O yüzden biz bugün hiç sevinmiyoruz.
Ne arkadaşımızın tahliyesine ne de diğerlerinin tahliye umuduna.
Biz sadece öfkeliyiz, çok öfkeliyiz.
Hem onların içeriye girmiş olmasına...
Hem de ülkenin içine düştüğü şu lanet duruma.