Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Yastık altı ve bilinçaltı

08 Haziran 2018 Cuma

Kendi mal varlığı, hatta bizzat kendi varlığı yastık altında olan politikacılar...
Halkın yastığının altında aslen neler olabileceğini hiçbir zaman doğru hesaplayamazlar.
Yastık altı;
Kendisi gizli ilişkiler ve gizli niyetlerle kayıt dışı muhafaza edilmiş bir servetin...
Ve aynı ilişkiler ve niyetlerle kayıt dışı var edilmiş bir iktidar ilişkisinin eseri olan güç için başka bir şey demektir, halk için başka bir şey.
Evet, bu ülkede gerçekten herkesin bir yastık altı vardır.
Ama o yastıkların çoğunun altında yatan, iktidarın hayal ettiği gibi ne altınlar, pırlantalar, paralardır;
Ne de gizlice yapılmış anlaşmalar, o anlaşmalar bozulunca ayyuka çıkan kavgalardır.
Bu halkın yastık altında bir cumhuriyet rejimi yatar.
O rejimin kazanımları ve sorunları ama her halükârda elzemliği vardır.
Laiklik vardır.
Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasının hayati önemi vardır.
Tarihi sorgulamak ve anlamak ve hataları masaya yatırmak vardır.
Çağdaşlık vardır.
Yüzünü geleceğe dönmek vardır.
Soru sormak vardır, ileriye bakmak vardır.
Baskılanmamış bir sanat, bağımsız bir basın, sınırsız bir fikir özgürlüğü vardır.
Sonra yabancı sermayeye satılmış fabrikalar, devlet kurumları, topraklar, menfaat için feda edilmiş kaynakların yitirilmiş kıymeti vardır.
Fırsat eşitliğinin olduğu bir eğitim hayali vardır.
Grev hakları ellerinden alınmış işçiler, işten atılmış memurlar, işlevsiz kılınmaya çalışılan sendikalar vardır.
İşe giremeyen öğretmenler vardır.
İş bulamayan gençler vardır.
Soma vardır.
Bazılarımız yastık altında nicedir Gezi’yi saklar.
Bazılarımız her gece bir isyan rüyasıyla uykuya dalar.
Düşünün küçücük bir park ve o parkın içini doldurup taşıran binlerce insan...
Kim bilir kaç yastığın altında ve hangi rüyalarda hâlâ nasıl slogan atar, barışçıl eylemler yapar.
Berkin ya da Ali İsmail sanmayın ki toprağın altında yatar. Onlar da yastıkların altında ve hâlâ rüyalardalar. Bazılarımız yastık altında cezaevlerini saklar.
O cezaevlerinin içinde hukuksuz bir ülkenin sayısız mahkûmu var.
Hangi kanunlara göre, hangi akla hizmet görülmekte olan saçma sapan davalar...
Bu halk bunların hepsini ama hepsini yastığının altına saklar.
O yastık altında saklananlar da gün gelir elbet gün ışığına çıkar.
Hem de iktidarın talebiyle değil, iktidara rağmen.
Halkı “varlık barışına” çağıran;
Ve “evinizde yastık altında tuttuğunuz dövizlerinizi, paralarınızı, altınlarınızı bankalara, katılım şirketlerine ve diğer yatırım mecralarına yatırarak lütfen sisteme sokun ve ülkemizin büyümesine hep beraber katkıda bulunun” diyen bir iktidarın çağrısı insanların aklına unuttukları şeyleri getiriverir. Yastık altlarında sakladıkları paraları değil...
Yastık altında sakladıkları istekleri ve hayalleri ve itirazları yeniden sisteme sokarlar.
Ve bir haziran sabahı yepyeni bir ülkeye uyanırlar.

Tümü Mine Söğüt - Son yazıları

En büyük ihanet kötüye itaattir 15 Ağustos 2018 Çar
Yollar çökerken 10 Ağustos 2018 Cum
Açlık sınırı ve tahammül sınırı 8 Ağustos 2018 Çar