Fıkhi Kurul

21 Aralık 2019 Cumartesi

Biliyorsunuz; Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, “Faizsiz Finans Kuruluşlarının Bağımsız Denetimini Yürüten Denetçiler İçin Kurallar”ı belirleyen kararını, “fıkhi” yani İslam hukukunun dinsel ilkelerine dayandırdı.

O kurumun kurulu; Prof. Dr. Yusuf Balcı, Şule Aslan, Bülent Gölgeli, Ebu Bekir Levent Şahin, Zafer Yıldırımlı, Dr. Hakan Yurdakul, N. Hülya Çavuşoğlu’ndan oluşuyor.

Kurul üyelerinin hepsi, Boğaziçi Üniversitesi’nden tutun SBF’ye, hukuk fakültesinden tutun ekonomi fakültesine değin laik okullarda okumuşlar. Birçoğu yurtdışında görev yapmış, eğitim almışlar; anayasası gereği laik devletin kamu kuruluşlarında bürokrat olmuşlar. Ve hepsinin makam odalarındaki masalarının arkasında laik Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün resmi asılı!

İNSANLIK ACISI

Emperyalizmin doymak bilmez kudurganlığı nedeniyle çıkan 1. Dünya Savaşı’nda, Rusların Anadolu’ya girmesi ile başlayan acı bir öyküdür Ermenilerin, Türklerin ve Kürtlerin birbiriyle boğazlaşması...

Bu insanlık acısı yıllardır siyaseten hep kullanılır. En son ABD Senatosu’nun yaptığı gibi... ABD Senatosu’ndakiler bilmezler mi, Nagazaki ve Hiroşima’ya attıkları bomba yüzünden 100 bini aşkın Japon toz olmuştur! Vietnam Savaşı’nda 3 milyona yakın sivil ölmüştür. My Lai katliamı diye bilinen olayda Amerikan askerleri yalnızca 4 saatte, çukurlara doldurdukları kadın, çocuk, yaşlı 504 insanı silahla tarayıp katletmişlerdir.

Trang Bang köyüne atılan yangın bombaları ile bir tapınağa sığınmış çocuklar kül edilmiştir.

Amerika, Vietnam’a 7 milyon ton bomba yağdırmıştır. Onlar bilirler ve biz biliriz ki:

Kırımı yapan da, kırımı yaptıran da, destekleyen de, kırıma yol veren, iten de o doymak bilmez dişlidir.

CHP’Lİ BELEDİYELERİN HALK ÖNDERLİĞİ

Son yerel seçimler, özellikle kadın ve gençlerin Saray düzenine başkaldırdıkları bir toplumsal çıkış olmuştu.

Bu çıkışın sorumluluğu, CHP’li belediyelerin üstündedir. Etnikçiliğin, mezhepçiliğin, tarikatçılığın dışlanarak, ulusal bütünlüğün perçinlendiği bir sonucun üzerinde oturduklarının bilincinde olmalıdır CHP’li belediye başkanları. Gezip görüyoruz. Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin, Adana, Eskişehir, Antalya, Muğla ve diğer iller ile ilçelerde CHP’li belediye başkanlarının çoğu, kendilerine güvenen ve iş yapmaları için görev veren bu çileli halkın beklentilerini, “siyasetçi” gibi değil, birer “yerel halk önderi” olarak yerine getirmede kararlılar. AKP’nin sosyal devleti yok ederek kurguladığı vahşi piyasacılığı ve mafyalaşmayı, yarattığı kültürel çölleşmeyi, derinleştirdiği yoksulluğu dar olanaklarla da olsa gidermek için de ellerinden geleni yapıyorlar.

Yurttaşların zorlu gündelik yaşamlarına, kadınların el emeğine, üniversiteli gençlerin sabah çorbasına, çocukların sütüne, dar gelirlinin ulaşımına dokunuyorlar...

En önemlisi, dürüst olmaya, kaynakları bol keseden dağıtmamaya özen gösteriyorlar.

Gereksiz tartışmalardan, laf yetiştirmelerden, günlük siyasetten uzak durarak tutulması gereken doğru yol budur.

CHP’li belediyelerin, halka önderliği ve halka hizmeti, Saray düzeninin sonunu getirecektir.

NİYE?

Simit Sarayı’nın Ziraat Bankası’na devrine Saray karşı çıkmış. Next Level gökdeleninin AVM’si de Ziraat Bankası’na devredildi.

Ona niye karşı çıkılmıyor?

Sahibinin eşi AKP milletvekili olduğu için mi?


Yazarın Son Yazıları

Kurtuluş Kamuculukta 28 Mart 2020
Saray’a Bekçi 8 Şubat 2020
Deprem Algı Operasyonu 1 Şubat 2020
Bunlar gidici 18 Ocak 2020
Cambaza bakmaya devam 4 Ocak 2020
Fıkhi Kurul 21 Aralık 2019