Türk Medeni Kanunu’nun kabulü

Türk Medeni Kanunu’nun kabulü

17.02.2026 09:28:00
Güncellenme:
Türk Medeni Kanunu’nun kabulü

KONUK YAZAR | Atatürk Araştırmacısı Ahmet Gürel, Cumhuriyet Ege için yazdı...

Türkiye’de Cumhuriyetin ilanından sonra 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanun’u alıntı ve örnek alınma sureti ile mecliste kabul edilerek 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Medeni Kanun 743 sayılı kanun olarak uygulamaya başlanmış ve 1 Ocak 2002 çıkarılan yeni kanuna kadar yürürlükte kalmıştır. Her iki kanunun adında bulunan Medeni Kanun ibaresi kanunun ruhunu ve amacını yansıtmakta, çağdaş bir toplumsal düzeni hedeflediği kabul edilmektedir. Medeni Kanun’un kabulü, insan hakları, kadın hakları ve çocuk hakları alanında büyük bir devrim olmuştur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'ün TBMM kürsüsünde “Medeni Hukukta aile hukukunda takip edeceğimiz yol medeniyet yolu olacaktır. Hukuk işlerini oluruna bırakmak ve hurafelere bağlılık milletlerin uyanmalarını engelleyen en ağır kâbustur. Türk milleti üzerinde kâbus bulunduramaz” demesinin üzerinden iki yıl bile geçmeden 17 Şubat 1926’da TBMM’de 743 sayılı Türk Medeni Kanunu kabul edilmiştir.

17 Şubat 1926 tarihinde Medeni Kanun Tasarısı Meclis'te görüşülmeye başlandığında dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bey söz alarak, Medeni Kanun'un en önemli kısmının özellikle aile teşkilatı, kuruluşu, miras ve ayni hakların oluşturduğunu söyleyerek, sözlerini “Türk tarihinin, benim anlayışına göre, en hazin siması Türk Kadını’dır. Yeni tasarının aile teşkilatı ve miras hükümleri şimdiye kadar istenildiği zaman kolundan tutularak bir eser gibi yerden yere vurulan fakat bizzat hanım olan Türk kadınını olduğu mevki-i ihtirama getireceksiniz” diyerek sonlandırmıştır.

Cumhuriyet İnkılaplarının en önemlilerinden olan ve 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun sonucunda, birden fazla kadınla evlenme kaldırılmış, evlenme akdinin, iki ergin şahit huzurunda, resmi nikah memuru önünde yapılması esası kabul edilmiş, resmi olmayan nikah geçersiz sayılmış, evlenmede kadın ve erkek için yaş sınırı getirilerek çok küçük yaşta evlenmeler kaldırılmıştır. Velilerin kızları adına evlenme akdi düzenlemeleri yasaklanmış, temsilci yoluyla evlenme kaldırılmıştır. Şeriata göre boşanma yetkisi kocaya tanınmışken ve koca boşanma kararını eşine bir vekil aracılığı ile de bildirebilirken tek taraflı boşanma kaldırılmış ve vekil ile bildirme de yasaklanmıştır. Boşanma konusunda erkeğe tanınan haklar aynen kadına da tanınmış, keyfilik kaldırılmış, boşanma halinde, kadının ve çocuğun haklarını güvence altına alacak hükümler getirilmiş, evli kadının ekonomik haklarını daha iyi koruyan esaslar kabul edilmiştir. Miras hukukunda cinsiyet ayrımı kaldırılarak kadın ve erkek arasında eşitlik sağlanmıştır.

Medeni Kanun’un Kabulü ile, modern toplumlarda olduğu gibi ailede kadın-erkek eşitliğinin, evlilikte tek eş ve resmi nikah kuralının, kadınlara getirilen çalışma hürriyetinin, mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularındaki kadın-erkek eşitliğinin sağlamış olduğu yasal güvenceler barış içinde yaşayan müreffeh bir toplumu hedeflemiş, üretime ve sosyal yaşama katılan kadının özgür ve eşit yurttaş olabilmesinin önü açılmıştır. Medeni Kanun, özel hukuk alanında yapılmış olan tüm yasaların özü olması sebebiyle mevzuata, yargı içtihatlarına ve hukuk sistemine nüfuz eden bir anlayışı ve felsefeyi temsil etmektedir.

Medeni Kanun, Özel Hukuk alanında Kişiler hukuku, Aile Hukuku, Eşya Hukuku ve Miras Hukuku konularını düzenlemektedir. Medeni Kanun’un koymuş olduğu temel prensipler ve ilkeler ışığından Borçlar Hukuku ve Ticaret Hukuku oluşturulmuştur. 

Cumhuriyet Devrimini bir kadın devrimi haline getiren Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Medeni Kanun’un mimarı Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt’u saygıyla anıyoruz. 

17 Şubat 2026

Ahmet Gürel