Ömür Kurt
Eskilerin, “Az çoktur” sözü her alanda olduğu gibi oyuncaklar söz konusu olduğunda da bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Kendimizi çocukların yerine koyduğumuzda kolayca anlayabileceğimiz bir denklemi küçücük çocuklar bile çok kolay bir şekilde çözüyor: “Hangi oyuncakla oynayacağımı bilmiyorum, aklım karışıyor.” Yani çoklukta kaos var.
AZ OYUNCAK ÇOK OYUN
Oyun, çocukların gelişimi için yaşamsal önemde. Bebeklikten itibaren çocukla oyun oynamak, çocuğun gelecek yaşamını da doğrudan etkiliyor. Bu görüşü destekleyecek ilginç araştırmalar var. Örneğin Toledo Üniversitesi’nde yapılan, “Ortamdaki oyuncak sayısının çocukların davranışları üzerindeki etkisi” başlıklı bir araştırmada bir odaya dört, diğer odaya 16 oyuncak bırakılmış ve çocukların bu oyuncaklarla oynama tarzı gözlemlenmiş. Her ne kadar çocukların daha fazla oyuncakla daha çok oynayacağı düşünülse de sonuçlar tam tersi çıkmış. Yani çocuklar, az oyuncakla daha çok oyun kurmuş ve iki kat daha uzun süre oyun oynamış. Araştırmayı yürüten ekip, “Daha az oyuncağı olan çocukların sürekli dikkat seviyeleri, artan hayal gücü, algı ve biliş düzeyi ile motor gelişimlerinin çok daha iyi sonuçlar verdiğini” ifade etmiş. Yani çocuklar çok oyuncakla yolunu kaybediyor. Doğru olan, az oyuncakla çocuğun hayal gücünü daha etkin kullanmasına izin vermek.
GELİŞİM DÜZEYİNE GÖRE OYUNCAK SEÇİMİ
Aynı çalışmada belirtilen oyuncak endüstrisi verilerine göre artık bir evde her zamankinden daha fazla oyuncak var. Kuşkusuz ki oyun ve oyuncak sektörü bu gelişmeden memnun. Ancak durum çocuklar için pek de iç açıcı değil. Oyuncakların çoğu çocukların odasında birikiyor hatta çocuklar bazı oyuncaklara hiç dokunamadan büyüyor. Öte yandan oyuncaklar yalnızca anne babaların tercihiyle değil, hediyelerle de çocuklara ulaşıyor. Odaları oyuncak yığınlarına dönen çocuklar bu karmaşa içinde çok çabuk sıkılıyor, daha fazlasını istiyor ve bir yenisine eriştiğinde ondan da hızla sıkılıyor. Tüm bu döngü çocukları daha da zorluyor. Çocukların yaşına ve gelişim düzeyine uygun şekilde alınan oyuncaklar ise onları olumlu etkiliyor.
ÇOCUĞUN ‘OYUN ALANI’ BASİT VE SADE OLMALI
Anne babaların çocukları için oyun zamanını en üst seviyeye çıkarmasının en kolay yollarından biri güvenli, basit ve gezinmesi kolay bir oyun ortamı sağlamaktır. Çok karmaşık ve sıkışık ortamlar çocukların kolayca hareket etmesini engeller. Son derece basit bir ortamda belirli sayıdaki oyuncakla oyun oynayan çocuklar kendi düşünce evrenini zorlayacak, hayal gücünün de etkisiyle keyifli bir oyun deneyimi yaşayacaklardır. Ayrıca çocukların kendi oyununu keyifle oynaması için ortamın sessiz olmasına da ihtiyaç yoktur. Oyun kuran ya da bir oyuna dahil olan çocuk dikkatini oyuna ve oyuncağa verdiği sürece keyifli, verimli ve sürdürülebilir bir oyun deneyimi yaşayabilir.
EVDE DENEYİN
Artık her mevsim her sebze ve meyveyi manavlarda, marketlerde bulabildiğimiz için çocuklar hangi ürünün hangi mevsimde yetiştiğini bilemiyor. Oysa sebze ve meyveleri mevsimleriyle tanımak, sağlıklı bir beslenme düzeni oluşmasına da aracılık ediyor. Bu hafta çocuklarınızla ve torunlarınızla bir beslenme çizelgesi hazırlayın. Hangi sebze ve meyvenin, hangi mevsimde tüketilmesi gerektiği konusunda sohbet edin.
HAFTANIN KİTABI
Doğanın varlığına her geçen gün daha çok ihtiyaç duyuyoruz. “Bahçe” kitabı, çocukların çevre bilinci kazanmasını sağlayacak.
Yayınevi: YKY Yayınları
Yazan: Gürsel Korat
Resimleyen: Yeliz Akın
Yaş: 7+
Sayfa: 40
HAFTANIN ETKİNLİĞİ
Ankara çocuk sirki
Çocuklar hokkabazların, tahtabacakların, palyaçoların ve sihirbazların gösterilerine bayılıyor. Ankara’nın hayvansız sirki, meraklılarını bekliyor.
Yer: Ankara-Çankara Yeni Sahne
Tarih: Bugün
Saat: 16.30
Yaş: 4+
İletişim: (0501) 043 06 03
HAFTANIN ŞARKISI
Bu hafta çocuklarınızla ve torunlarınızla birlikte Şubadap’ın “Uçurtma” isimli şarkısını dinleyin ve bu şarkının ne anlattığı hakkında konuşun. “Uçurtma ve özgürlük” arasında nasıl bir bağ vardır? Bu konuda bir resim çizebilir veya ortak bir öykü yazabilirsiniz.