ABD–İran geriliminde askeri senaryolar: Olası sonuçlar ne olur?

ABD–İran geriliminde askeri senaryolar: Olası sonuçlar ne olur?

29.01.2026 13:35:00
Güncellenme:
ABD–İran geriliminde askeri senaryolar: Olası sonuçlar ne olur?

ABD–İran hattında tırmanan askeri gerilimde Washington müdahale sinyali verirken, BBC olası bir saldırının rejim değişiminden bölgesel kaosa, enerji krizinden ağır misillemelere uzanan senaryolar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

ABD ile İran arasında son haftalarda hızla tırmanan gerilimde Washington askeri müdahaleye hazır olduğunu açıklarken, Tahran “yıkıcı karşılık” uyarıları yapıyor. Olası hedeflerin büyük ölçüde tahmin edilebilir olduğu belirtilirken, böylesi bir çatışmanın nasıl sonuçlanacağına ilişkin belirsizlik sürüyor.

BBC, son dakika bir anlaşma sağlanmaması halinde ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri hamlesinin doğurabileceği senaryoları derledi.

BBC’ye göre ilk senaryo, ABD’nin hava ve denizden sınırlı ve hedefli “cerrahi saldırılar” düzenlemesi. Bu kapsamda İran Devrim Muhafızları (IRGC) ve ona bağlı Besic güçlerinin askeri üsleri, balistik füze depoları ile İran’ın nükleer tesisleri hedef alınabilir.

Ancak BBC, Irak ve Libya örneklerini hatırlatarak, bu tür müdahalelerin demokratik bir siyasi geçişle sonuçlanmasının “aşırı iyimser” bir beklenti olduğuna dikkat çekiyor.

İkinci senaryo ise BBC’nin “Venezuela modeli” olarak tanımladığı yaklaşım. Buna göre sınırlı ve kısa süreli bir askeri operasyonla rejimin liderliği yerinde bırakılırken, İran’ın politikalarında zorunlu değişiklikler hedeflenebilir.

Bu durumda İran’ın bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği azaltması, nükleer ve balistik programlarını askıya alması ya da kısıtlaması ve iç baskının gevşetilmesi olasılık dahilinde görülüyor. Ancak BBC, İran İslam Cumhuriyeti’nin 47 yıllık sert yönetim pratiği göz önüne alındığında bunun da düşük ihtimal olduğunu vurguluyor.

REJİMİN ÇÖKÜŞÜ VE ASKERİ YÖNETİM

BBC’ye göre birçok analist, en olası senaryonun rejimin çökmesi ve yerini askeri ağırlıklı bir yönetime bırakması olduğunu düşünüyor. İran yönetiminin toplumda ciddi bir meşruiyet sorunu yaşadığı kabul edilse de, “derin devlet” yapısının iktidarı bugüne kadar ayakta tuttuğu belirtiliyor.

Olası bir ABD müdahalesi sonrası ortaya çıkabilecek kaos ortamında, ülkenin IRGC ağırlıklı bir askeri yönetim tarafından idare edilmesi ihtimali öne çıkıyor.

Tahran yönetimi, ABD tehditlerine “parmak tetikte” yanıtı veriyor. BBC’ye göre İran’ın balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla ABD’nin bölgedeki üslerini hedef alması ihtimali, askeri kapasite farkına rağmen ciddi bir risk oluşturuyor.

İran’ın, ABD ile iş birliği yaptığı düşünülen komşu ülkelere de saldırı düzenleyebileceği, Ürdün gibi ülkelerin bu kapsamda risk altında olduğu belirtiliyor.

İran’ın en eski tehditlerinden biri de Körfez’deki kritik deniz yollarının mayınlanması. BBC, bunun küresel ticaret ve enerji piyasaları açısından “kâbus senaryosu” olacağına dikkat çekiyor.

Hürmüz Boğazı’ndan dünya genelinde sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık yüzde 20’si, petrol ve petrol ürünlerinin ise yüzde 20–25’i taşınıyor. Olası bir kesinti, enerji fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabilir.

SÜRÜ SALDIRILARI VE ABD DONANMASI

BBC’nin en endişe verici senaryolardan biri olarak aktardığı “sürü saldırıları”nda, İran çok sayıda drone, patlayıcı yüklü hızlı bot ve askeri unsuru aynı anda hedeflere yönlendirebilir. Bu taktiğin, ABD donanmasının gelişmiş savunma sistemlerini zorlayabileceği belirtiliyor.

IRGC’ye bağlı deniz unsurlarının asimetrik savaş konusunda yoğun eğitim aldığına işaret eden BBC, bir ABD savaş gemisinin batırılmasının ya da mürettebatının esir alınmasının Washington açısından büyük bir askeri ve psikolojik darbe olacağını vurguluyor.

BBC’ye göre en tehlikeli risklerden biri, rejimin çökmesi sonrası İran’ın uzun süreli bir kaosa sürüklenmesi. Böyle bir durumda, Suriye, Yemen ve Libya örneklerinde olduğu gibi iç savaş, etnik çatışmalar ve kitlesel göç dalgaları gündeme gelebilir.

BBC, İsrail dahil birçok aktörün İran’daki mevcut rejimin sona ermesini isteyebileceğini ancak “93 milyon nüfuslu Orta Doğu’nun en büyük ülkelerinden birinin kaosa sürüklenmesinin” kimse için kabul edilebilir bir sonuç olmayacağını vurguluyor.

İlgili Konular: #ABD #İran