Tekin döneminde laik eğitim okullardan mahkemelere taşındı: Gericilik odağı MEB

Tekin döneminde laik eğitim okullardan mahkemelere taşındı: Gericilik odağı MEB

20.03.2026 07:00:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
Tekin döneminde laik eğitim okullardan mahkemelere taşındı: Gericilik odağı MEB

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in cemaatlerle protokol, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”, ramazan genelgesi uygulamaları için suç duyuruları art arda geldi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 4 Haziran 2023’te göreve atanmasından bu yana eğitimdeki gericileşme hem tartışma hem yargı konusu oldu. Bakan Tekin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), başta Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adlı öğretim izlencesi olmak üzere, gericilik konusunda tartışma yaratan açıklama ve uygulamaları ilerici ve laik kurumlarca yargıya taşındı. Bu kapsamda yargıya taşınan ilk konu, Tekin’in 2024 yılı bütçe görüşmeleri kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda 17 Aralık 2023’teki konuşmasındaki ifadeleri oldu. 

Bakan Tekin; bu konuşmasında anayasada güvence altına alınan Devrim Yasalarınca kapatılan cemaatleri “STK” olarak niteledi ve bu yapılarla protokol yapmayı sürdüreceklerini vurguladı. Bu açıklamasına ilişkin İstanbul Barosu, CHP, HKP, ADD, ÇYDD ve Laiklik Meclisi ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu. Bakan Tekin döneminde eğitimde kriz yaratan konu ise 26 Nisan 2024’te kamuoyuna açıklanan ve mayıs ayında onaylanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adlı öğretim izlencesi oldu. Söz konusu izlence kapsamında “inanç temelli düşünce” öne çıkarılarak milli ve manevi değerlerin eğitim sistemiyle bütünleşmesi ve derslerin dini temelde verilmesi sağlandı. 

CUMHURİYET ÇIKARDI 

Bu öğretim izlencesine yönelik Eğitim-İş ve Eğitim- Sen başta olmak üzere ilerici ve laik demokratik kitle örgütleri Danıştay nezdinde dava açtı. Laiklik Meclisi’nin 26 Haziran 2024’te açtığı dava kapsamında, Danıştay 8. Dairesi bakanlıktan öğretim izlencesinin hazırlık sürecine ilişkin belgeleri paylaşmasını istedi. Gazetemiz ise o dönem bakanlığın gönderdiği yazıyla Danıştay’ı yanıltığının belgesini ortaya çıkardı. Bakanlık yazısında sendikalardan görüş ve öneri alındığını belirtti. Ancak dönemin Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer imzalı belgede, “öğretim izlencesi hazırlanma” amacı belirtilmeden “K12 Beceriler Çerçevesi: Türkiye Bütüncül Modeli”nden bahsedilerek söz konusu kurumlardan görüş istendi. 

LAİK EĞİTİM ŞERHİ 

Bu gelişmelerin ardından daire 22 Ocak 2024’te verdiği kararda “yürütmenin durdurulması” istemini üyelerin 4’te 1 oy çokluğuyla reddetti. Karşı oy kullanan daire üyesi gerekçesinde; öğretim izlencesinin hedefinin hukuka ve Türk milli eğitiminin temel ilkelerinden olan bilimsellik ile laiklik ilkelerine aykırı olduğunu vurguladı. Dava iptal istemiyle esastan devam ediyor. 

VELİLER HAREKETE GEÇTİ 

Eğitimdeki gericileşme kapsamındaki son dava dalgası ise bakanlığın “ramazan genelgesi” oldu. Genelge kapsamında Atatürkçü Düşünce Derneği, Laiklik Meclisi, SOL Parti ve Türkiye Komünist Hareketi (TKH), Tekin hakkında “laiklik karşıtı karar ve uygulamaları” gerekçesiyle ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu. Bunun yanı sıra Laiklik Meclisi üyesi öğrenci velileri de 4 Mart’ta yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da bakanlığa dava açtı. Veliler dilekçelerinde anayasanın 5. maddesindeki “İnsanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi” geçerliliğine değinerek anayasanın 24. maddesindeki “Kimse ne suretle olursa olsun dini ya da din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz” geçerliliğini anımsattı. Danıştay 8. Dairesi 12 Mart’ta bakanlıktan savunma alma kararı aldı.

İlgili Konular: #MEB #Yusuf Tekin