AB-Hindistan arasında tarihi ticaret anlaşması: Türkiye’nin Avrupa pazarındaki payı risk altında mı?

AB-Hindistan arasında tarihi ticaret anlaşması: Türkiye’nin Avrupa pazarındaki payı risk altında mı?

27.01.2026 14:05:00
Güncellenme:
AB-Hindistan arasında tarihi ticaret anlaşması: Türkiye’nin Avrupa pazarındaki payı risk altında mı?

Hindistan ile Avrupa Birliği arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması, küresel ticaret dengelerini değiştirirken Türkiye açısından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Anlaşmanın, AB pazarındaki rekabet koşullarını yeniden şekillendirmesi, Türkiye’nin ihracat performansı ve sanayi politikaları üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu sürecin Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerini yeniden gündeme taşıyabileceğine dikkat çekiyor.

Hindistan ile Avrupa Birliği, küresel ticarette artan belirsizlikler ve ABD’ye olan ekonomik bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda, uzun süredir devam eden müzakerelerin ardından kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasını salı günü resmen imzaladı. Anlaşma, gümrük tarifelerinin büyük bölümünde indirime gidilmesini öngörerek iki taraf arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmeyi amaçlıyor.

TARİFELERDE GENİŞ KAPSAMLI İNDİRİM

Avrupa Birliği tarafından yapılan açıklamada, anlaşma kapsamında ticarete konu ürünlerin değer bazında büyük bölümünde gümrük vergilerinin tamamen kaldırılacağı veya kademeli olarak düşürüleceği belirtildi. Bu düzenlemenin, önümüzdeki dönemde AB’nin Hindistan’a ihracatını artırması ve Avrupalı şirketler için önemli maliyet avantajları yaratması bekleniyor.

TARIM ÜRÜNLERİ ANLAŞMA KAPSAMI DIŞINDA

AB, Hindistan’dan ithal edilen sanayi ürünlerinin büyük kısmında tarifeleri aşamalı olarak düşürmeyi kabul etti. Deniz ürünleri, deri, tekstil, kimya, kauçuk, baz metaller ile değerli taş ve mücevherler indirim kapsamına alındı. Buna karşın soya, sığır eti, şeker, pirinç ve süt ürünleri gibi tarımsal ürünler anlaşmanın dışında tutuldu.

“TÜM ANLAŞMALARIN ANASI”

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, anlaşmayı “tüm anlaşmaların anası” olarak tanımlayarak, düzenlemenin Hindistan’daki geniş nüfus ile Avrupa’daki milyonlarca kişiye yeni ekonomik fırsatlar sunacağını ifade etti.

Yaklaşık yirmi yıldır devam eden AB-Hindistan ticaret görüşmeleri, ABD’nin bazı Hint ürünlerine yönelik gümrük vergilerini artırması ve Washington kaynaklı ticaret baskılarının yoğunlaşmasıyla ivme kazandı. Bu dönemde birçok ülke, küresel ticarette yeni ortaklıklar arayışına yöneldi.

AB VE HİNDİSTAN’DAN KARŞILIKLI TİCARET ADIMLARI

AB, Hindistan ile anlaşma öncesinde Güney Amerika bloğu Mercosur ile bir ticaret paktı imzalarken, Endonezya, Meksika ve İsviçre ile de benzer anlaşmaları hayata geçirdi. Aynı süreçte Hindistan da Britanya, Yeni Zelanda ve Umman ile serbest ticaret anlaşmalarını tamamladı.

TİCARET HACMİNDE STRATEJİK DEĞİŞİM

Hindistan ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacmi, son mali yılda ABD ve Çin ile yapılan ticaretin üzerine çıktı. Bu gelişme, taraflar arasındaki ekonomik ilişkinin küresel ticaret dengeleri açısından taşıdığı stratejik önemi daha da artırdı.

ONAY SÜRECİ VE MUHTEMEL GECİKMELER

Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için hukuki inceleme ve onay sürecinin tamamlanması gerekiyor. Yetkililer, bu sürecin birkaç ay sürebileceğini belirtirken, AB içindeki bazı onay mekanizmalarında gecikme yaşanabileceğine de dikkat çekiyor.

OTOMOTİV VE ALKOLLÜ İÇECEKLERDE PAZAR AÇILIMI

Anlaşma kapsamında Hindistan, otomotiv sektöründe uygulanan yüksek gümrük vergilerini kademeli olarak düşürmeyi kabul etti. Alkollü içecekler başta olmak üzere birçok sanayi ürününde de önemli tarife indirimleri öngörülüyor. Bu düzenlemelerin, özellikle Avrupalı üreticilerin Hindistan pazarındaki konumunu güçlendirmesi bekleniyor.

KARBON VERGİSİ BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYOR

AB’nin Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması çerçevesinde uygulanan karbon vergilerine ilişkin olarak Hint şirketleri için kısa vadede somut bir kolaylık sağlanmadı. Ancak Hindistan, üçüncü ülkelere tanınabilecek olası esnekliklerden yararlanma konusunda AB’den taahhüt aldığını açıkladı.

Avrupa Birliği, anlaşma kapsamında Hindistan’ın sera gazı emisyonlarını azaltma hedeflerine destek olmak amacıyla önümüzdeki dönemde finansman sağlamayı da kabul etti.

TÜRK EKONOMİSİNE OLASI YANSIMALAR

AB ile Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması, küresel ticaret dengeleri açısından önemli bir eşik olarak değerlendirilirken, Türkiye ekonomisi açısından da dolaylı ancak kritik etkiler barındırıyor.

Uzmanlara göre anlaşma, Türkiye’nin AB pazarındaki rekabet gücünü özellikle sanayi ve orta-yüksek teknolojili ürünlerde zorlayabilir. Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği bulunmasına rağmen, Hindistan’ın bu anlaşma sayesinde AB pazarına birçok üründe daha düşük maliyet ve gümrük avantajıyla girmesi, Türk ihracatçıları üzerinde baskı yaratabilir.

Özellikle otomotiv, makine, kimya ve ilaç sektörlerinde Hindistan menşeli ürünlerin AB’de daha rekabetçi hale gelmesi bekleniyor. Bu durum, Türkiye’nin AB’ye yönelik ihracatında fiyat ve pazar payı kaybı riskini artırabilir. Düşük kâr marjlarıyla ihracat yapılan bu sektörlerde rekabetin daha da sertleşmesi öngörülüyor.

Diğer yandan anlaşma, AB’nin Hindistan’ı Çin’e alternatif bir üretim ve tedarik merkezi olarak konumlandırma stratejisinin parçası olarak görülüyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin son yıllarda öne çıkarmaya çalıştığı “yakın coğrafyadan tedarik” avantajını görece zayıflatabilir.

Buna karşın uzmanlar, Türkiye açısından dolaylı fırsatlara da işaret ediyor. AB-Hindistan ticaret hacmindeki artış, Avrupa merkezli şirketlerin tedarik zincirlerinde Türkiye’yi ara üretim ve lojistik üs olarak değerlendirme ihtimalini gündeme getirebilir. Bunun için Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlaması ve teknik standartlarda AB ile entegrasyonunu hızlandırması gerektiği vurgulanıyor.

Bu çerçevede AB-Hindistan serbest ticaret anlaşması, Türkiye için otomatik bir kazançtan ziyade, mevcut ticaret politikaları güncellenmediği takdirde rekabet dezavantajı yaratabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.