SGK uzmanından emeklilik sistemi analizi: Fazla prim ödeyen nasıl daha az maaş alıyor?

SGK uzmanından emeklilik sistemi analizi: Fazla prim ödeyen nasıl daha az maaş alıyor?

26.01.2026 10:20:00
Güncellenme:
SGK uzmanından emeklilik sistemi analizi: Fazla prim ödeyen nasıl daha az maaş alıyor?

Türkiye’de emeklilik sistemi, en düşük emekli aylığı tartışmalarıyla yeniden gündemde. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, mevcut yapının prim–maaş dengesini bozduğunu ve çalışanlara verilen mesajın sistemi zayıflattığını vurguluyor. Kalıcı çözüm için emeklilik hesaplama modelinin yeniden ele alınması gerektiği belirtiliyor.

Türkiye’de emeklilik sistemi uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Ancak son yıllarda tartışmaların büyük ölçüde “en düşük emekli aylığı” başlığına sıkıştığı görülüyor. SGK Uzmanı Özgür Erdursun’a göre asıl kritik konu, emekli aylıklarının nasıl hesaplandığı ve bu sistemin çalışanlara verdiği mesaj.

Erdursun, mevcut yapının “Daha uzun süre çalışmak ve daha fazla prim ödemek her zaman daha yüksek emekli aylığı getirmeyebilir” algısını güçlendirdiğini belirtiyor. Bu durumun yalnızca bugünün emeklilerini değil, hâlen çalışan milyonlarca sigortalıyı da doğrudan etkilediği ifade ediliyor.

AYNI ASGARİ ÜCRET, FARKLI EMEKLİ AYLIKLARI

Sahada karşılaşılan örnekler, sosyal güvenlik sistemindeki çarpıklığı net biçimde ortaya koyuyor. Özgür Erdursun’un paylaştığı verilere göre:

  • 2000 yılına kadar asgari ücret seviyesinde çalışmış, yalnızca 3600 prim günü bulunan ve 2000 sonrasında hiç çalışmamış bir kişinin emekli aylığı yaklaşık 28 bin TL olabiliyor.
  • Buna karşılık 2000’den sonra çalışmayı sürdüren, 2008 sonrası da prim ödeyen ve prim gün sayısı 9000’i aşan kişilerin emekli aylıkları çoğu zaman 20–22 bin TL bandında kalıyor.

Bu tablonun, sosyal güvenlik sisteminin temel ilkesi olan “çok prim ödeyenin daha yüksek aylık alması gerekir” anlayışıyla çeliştiği vurgulanıyor.

2000 VE 2008 REFORMLARI BELİRLEYİCİ OLDU

Türkiye’de emekli aylıklarının belirlenmesinde iki önemli dönüm noktası bulunuyor.

  • 2000 sonrası değişiklikler

Bu dönemde emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan parametreler yeniden düzenlendi. Yapılan değişiklikler, çalışma süresi uzadıkça emekli aylığının artması arasındaki ilişkinin zayıflamasına neden oldu.

  • 2008 sonrası değişiklikler

2008 yılında yapılan düzenlemelerle sistem daha düşük emekli aylığı üreten bir yapıya dönüştü. Böylece uzun yıllar çalışan ve yüksek prim ödeyen kesim, ödediği primlerin karşılığını alamaz hale geldi.

EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI UYGULAMASI NASIL BAŞLADI

Emekli aylıklarının alım gücünde yaşanan ciddi erimenin ardından, 2019 yılında en düşük emekli aylığına “tamamlama” uygulaması getirildi. Başlangıçta geçici bir çözüm olarak hayata geçirilen bu uygulama, zamanla sistemin merkezine yerleşti.

Özgür Erdursun’a göre bu yöntemin etkileri şöyle sıralanıyor:

  • Kısa vadede düşük maaşlı emeklileri koruyor
  • Uzun vadede prim–maaş ilişkisini zayıflatıyor

Tüm emekli aylıklarını tabana yaklaştırarak adalet duygusunu aşındırıyor

TABAN AYLIK VE PRİM ODAKLI YENİ MODEL ÖNERİSİ

SGK Uzmanı Erdursun, Türkiye’nin iki ayaklı yeni bir emeklilik modeline ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu modelin şu unsurlardan oluşması gerektiği ifade ediliyor:

  • İnsani yaşam koşullarını garanti eden bir taban aylık
  • Prim günü ve prime esas kazanç arttıkça emekli aylığını yükselten güçlü bir ikinci katman

Bu yapı kurulmadığı sürece sistemin çalışanlara “yüksek prim ödemenin anlamı yok” mesajı vermeye devam edeceği belirtiliyor.

KAYIT DIŞILIK TEŞVİKLE AZALTILABİLİR

Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişinin ya kayıtdışı çalıştığı ya da prime esas kazancının düşük gösterildiği tahmin ediliyor. Erdursun’a göre bu sorun yalnızca denetim ve cezalarla çözülemiyor.

Çalışanların uzun vadede daha yüksek emekli aylığı alacaklarına inanması halinde, kayıtlı çalışmayı bizzat talep edeceği; böylece sistemin cezadan çok teşvik yoluyla güçleneceği vurgulanıyor.

MEVCUT EMEKLİLER İÇİN İNTİBAK KAÇINILMAZ

Yeni bir emeklilik sisteminin kurulması daha çok bugünün çalışanlarını koruyacak olsa da hâlihazırda düşük emekli aylığı alan milyonlarca kişi için intibak düzenlemesinin zorunlu hale geldiği ifade ediliyor.

İntibak düzenlemesinin şu kriterlere göre yapılması gerektiği belirtiliyor:

  • Prim günü
  • Sigortalılık süresi
  • Emeklilik yaşı
  • Prime esas kazanç

Emekli aylıkları altı ayda bir TÜİK verilerine dayalı enflasyon farkı ile artırılıyor. Ancak Erdursun’a göre bu artışlar, piyasa fiyatları karşısında yetersiz kalıyor ve emekliler kira, gıda ve temel ihtiyaçlar karşısında reel gelir kaybı yaşamayı sürdürüyor.

KALICI ÇÖZÜM İÇİN YENİ EMEKLİLİK MİMARİSİ ŞART

Özgür Erdursun’a göre Türkiye’nin emeklilik sistemi kritik bir yol ayrımında bulunuyor. Sadece en düşük emekli aylığını artırmaya odaklanan geçici çözümler, sorunu derinleştiriyor.

Kalıcı çözüm için:

  • Taban aylığı güvence altına alan
  • Prim karşılığını güçlendiren
  • Kayıtlı çalışmayı cazip hale getiren
  • Mevcut emeklilerin kayıplarını intibak yoluyla telafi eden

yeni bir emekli aylığı mimarisinin acilen hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.