Sanatçılar özgür sinema için yürüdü

18 Nisan 2015 Cumartesi, 19:13
Sinema emekçileri, sinemaseverler
ve sinema yazarları sinemada “sansür”e karşı yürüdü.
Sinema emekçileri, sinemaseverler ve sinema yazarları sinemada “sansür”e karşı yürüdü.
Beyoğlu’ndaki Fransız Kültür Merkezi önünde toplanan sinemacılar Galatasaray Meydanı’na kadar yürüyerek burada basın açıklamalarını okudu ve “Sansüre karşı özgür sinema” dedi.
Beyoğlu’ndaki Fransız Kültür Merkezi önünde toplanan sinemacılar Galatasaray Meydanı’na kadar yürüyerek burada basın açıklamalarını okudu ve “Sansüre karşı özgür sinema” dedi.
Bedri Baykam, Orhan Aydın, Lale Mansur, Menderes Samancılar gibi sanatçıların yanı sıra CHP Kültür ve Sanat Platformu Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Ercan Karakaş’ın da destek verdiği yürüyüş sırasında grup, Emek Sineması’nın yanından
geçerken hem yuhaladı hem de “Emek bizim, İstanbul bizim” sloganını attı.
Bedri Baykam, Orhan Aydın, Lale Mansur, Menderes Samancılar gibi sanatçıların yanı sıra CHP Kültür ve Sanat Platformu Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Ercan Karakaş’ın da destek verdiği yürüyüş sırasında grup, Emek Sineması’nın yanından geçerken hem yuhaladı hem de “Emek bizim, İstanbul bizim” sloganını attı.
“Bu daha fragman, film yeni başladı”, “Faşizme inat yaşasın sanat”, “Sansüre karşı omuz omuza”, “Susma haykır, sansüre hayır”, “Filmi durdurma, sansürü durdur” gibi sloganların atıldığı yürüyüş sonrasında basın açıklaması Türkçe ve Kürtçe olarak okundu.
“Bu daha fragman, film yeni başladı”, “Faşizme inat yaşasın sanat”, “Sansüre karşı omuz omuza”, “Susma haykır, sansüre hayır”, “Filmi durdurma, sansürü durdur” gibi sloganların atıldığı yürüyüş sonrasında basın açıklaması Türkçe ve Kürtçe olarak okundu.
Türkçe olarak tiyatrocu Defne Halman’ın okuduğu açıklamada, geçmişte “Susuz Yaz” filminin ahlaksız bulunup sansürlendiği, “Umut”, “Hakkâri’de Bir Mevsim”in ülkeyi yoksul gösterdiği gerekçesiyle yasaklandığı, “Dersim 38”, “Berivan” ve “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” gibi sayısız filmin de çeşitli gerekçelerle
“sansürcü zihniyetin” hedefi haline geldiği hatırlatıldı.
Türkçe olarak tiyatrocu Defne Halman’ın okuduğu açıklamada, geçmişte “Susuz Yaz” filminin ahlaksız bulunup sansürlendiği, “Umut”, “Hakkâri’de Bir Mevsim”in ülkeyi yoksul gösterdiği gerekçesiyle yasaklandığı, “Dersim 38”, “Berivan” ve “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” gibi sayısız filmin de çeşitli gerekçelerle “sansürcü zihniyetin” hedefi haline geldiği hatırlatıldı.
Sansürle ilgili geçen süreçte sadece gerekçe ve araçların değiştiğinin vurgulandığı açıklamada, “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun”un oluşturulduğundan bu yana iktidar tarafından siyasi amaçlarla kullanıldığı belirtilirken artık bunun festivallerin özgürlük alanını azalttığı ifade edildi.
Sansürle ilgili geçen süreçte sadece gerekçe ve araçların değiştiğinin vurgulandığı açıklamada, “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun”un oluşturulduğundan bu yana iktidar tarafından siyasi amaçlarla kullanıldığı belirtilirken artık bunun festivallerin özgürlük alanını azalttığı ifade edildi.
İstanbul ve Ankara film festivallerinin bu kanunla durma noktasına geldiğinin hatırlatıldığı açıklamada “yapımcı ve jüri üyelerinin boykot kararlarıyla bu gidişe hep birlikte ‘dur’ deme iradesini ortaya koyduğu” belirtildi.
İstanbul ve Ankara film festivallerinin bu kanunla durma noktasına geldiğinin hatırlatıldığı açıklamada “yapımcı ve jüri üyelerinin boykot kararlarıyla bu gidişe hep birlikte ‘dur’ deme iradesini ortaya koyduğu” belirtildi.
Bundan sonraki süreçte de filmlerin ve festivallerin daha büyük engellemelerle karşılaşacağının açık olduğu ifade edilen açıklamada, ilk adım olarak “festival
gösterimlerinde eser işletim belgesi zorunluluğunun acilen kaldırılması” talep edildi. Açıklamada Kültür Bakanlığı da “Bakur” filminin özgürce gösterilmesi için gerekli adımları atmaya davet edildi.
Bundan sonraki süreçte de filmlerin ve festivallerin daha büyük engellemelerle karşılaşacağının açık olduğu ifade edilen açıklamada, ilk adım olarak “festival gösterimlerinde eser işletim belgesi zorunluluğunun acilen kaldırılması” talep edildi. Açıklamada Kültür Bakanlığı da “Bakur” filminin özgürce gösterilmesi için gerekli adımları atmaya davet edildi.
Yürüyüşe ve basın açıklamasına İstanbul Film Festivali için İstanbul’da bulunan yabancı sinemacılar da katıldı.
Yürüyüşe ve basın açıklamasına İstanbul Film Festivali için İstanbul’da bulunan yabancı sinemacılar da katıldı.
12 Nisan günü Atlas Sineması’nda gösterileceği ilan edilen Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’nun yönettiği “Bakur” belgeseli “eser işletme belgesi” olmadığı gerekçesiyle İstanbul Film Festivali programından çıkarılmıştı.
12 Nisan günü Atlas Sineması’nda gösterileceği ilan edilen Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’nun yönettiği “Bakur” belgeseli “eser işletme belgesi” olmadığı gerekçesiyle İstanbul Film Festivali programından çıkarılmıştı.
Bunun “sansür” olduğunu belirten sinemacılar ise filmlerini festivalden çekmiş,
yarışma jürilerinin de çekilmesiyle festivaldeki yarışmalar festival tarihinde ilk kez iptal edilmişti.
Bunun “sansür” olduğunu belirten sinemacılar ise filmlerini festivalden çekmiş, yarışma jürilerinin de çekilmesiyle festivaldeki yarışmalar festival tarihinde ilk kez iptal edilmişti.
Daha sonra ise “sansür” tartışmaları Ankara’ya taşınmış ve 23 Nisan’da başlayacak olan Ankara Film Festivali’nde de “Bakur” ve diğer belgesellerden aynı belge istendiği için belgeseller ve ulusal uzun film yarışmasının jürisi çekilmiş ve yarışmalar iptal edilmişti.
Daha sonra ise “sansür” tartışmaları Ankara’ya taşınmış ve 23 Nisan’da başlayacak olan Ankara Film Festivali’nde de “Bakur” ve diğer belgesellerden aynı belge istendiği için belgeseller ve ulusal uzun film yarışmasının jürisi çekilmiş ve yarışmalar iptal edilmişti.