60 yıllık dostluk

60 yıllık dostluk

24 Haziran 2015 Çarşamba, 05:36
Abone Ol google-news

Cüneyt Arcayürek’i kaybettik. Basınımızın en kıdemli gazetecilerindendi. Ben 1950 yılında Ankara’da, o zamanki Ulus gazetesinde stajyer olarak muhabirliğe başladığım zaman, Arcayürek gazetenin -o zamanki deyimiyle- “Meclis muhabiri”ydi. Bugünkü resmi deyimle “parlamento muhabiri”...

O zamandan bu yana yakın arkadaştık. Bazen aynı gazetede, bazen birbirine rakip olan gazetelerde muhabir olarak çalıştık. Rakip gazetelerdeyken birbirimizi -gazetecilik deyimiyle- “atlatma”ya gayret ederdik. O yarışın sonucuna göre birbirimize takılmayı da ihmal etmezdik.

Ankara’da Ulus gazetesinde çalıştığımız sırada, basınımızın büyük zorluklar içinde olduğu bir dönem yaşadık. Muhalefetin sözcüsü olan gazetemiz Ulus kapatıldı.

Onun yerine geçmek üzere çok dar imkânlarla çıkarılabilen yeni bir gazetenin -Yeni Ulus’un- bir iş hanının deposundan bozma bölümünde çalıştık. Cüneyt Arcayürek, Yeni Ulus’la birlikte, o dönemin ünlü siyasi dergisi AKİS’te de yazıişleri müdürü olarak görev almıştı. Dönemin Ankara’sında tutuklanarak hapse giren ilk gazeteci oldu. Tutukluluğu bir süre sonra sona erdi ama hakkındaki soruşturmalar bitmedi. Daha sonraki dönemlerde de, polise ve/veya savcılığa çağırılmaları olağan hale geldi.

1960’tan sonraki yıllarda Arcayürek, Hürriyet’in Ankara temsilcisi olarak pek çok “atlatma haber”e (şimdiki deyimle “özel haber”e) imza attı. Onlardan biri çok ünlü bir gazetecilik olayıydı. Arcayürek, ABD Başkanı Johnson’un 1960’ların ilk yarısındaki Türkiye Başbakanı İsmet İnönü’ye yazdığı bir gizli mektubun metnini yayımlamıştı.

Arcayürek, mektubu nasıl elde ettiğini, tabii açıklamadı. Bunu ona soran olmadı. O zamanın basınında çıkan o gibi haberlerle ilgili gelenek öyleydi. Arcayürek, elde ettiği başarı için sadece tebrik edildi. “Devletin gizli evrakını açıkladı. Casusluk yaptı” gibi ithamlar karşısında kalmadı.

Arcayürek’i, uzun yıllar Ankara temsilciliğini yaptığı Hürriyet’ten sonra Milliyet’te, daha sonra da Cumhuriyet’te, gene Ankara’dan yazdığı yorumları ve yazılarıyla izledik. Bir yandan da televizyon söyleşileri yapıyordu. Arcayürek aynı zamanda 1980’lerin başlarından itibaren yakın tarihimizle ilgili olarak 20’den fazla kitap yayımlamıştır ki, bunlar ülkemizdeki siyasi olaylarla ilgili çok ilginç anılar ve bilgiler içeriyor.

Kitaplarından 10’u “Cüneyt Arcayürek Açıklıyor” üst başlığıyla, Bilgi Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Çok partili hayata geçişimizden 1980 darbesine kadarki gelişmeleri anlatır. Onların arkasından da daha sonraki olaylarla ilgili olan “Büyüklere Masallar Küçüklere Gerçekler” adlı bir dizi daha gelir. O da birinci dizi gibi Bilgi Yayınevi tarafından yayınlanmıştır.

***

Bu yazıyı ben, Cüneyt Arcayürek ile ilgili acı haberi, sevgili Can Dündar’ın telefonuyla öğrendikten sonraki kısa zaman içinde, bu baskıya yetiştirmeye çalıştım. Arcayürek’le tanışmamızdan sonraki 60 küsur yılın içinden bana kalan anılar, tabii, çok daha fazla... Bugün için, ona Allah’tan rahmet dilerken başta değerli eşi Esin hanım olmak üzere, tüm yakınlarına, dostlarına ve ülkemizin basın mensuplarıyla birlikte tüm okurlarına başsağlığı dileklerimi sunarım.