Aladağ'da çocuklarını kaybeden aileler isyan etti: Erdoğan'ın vicdanı rahat mı?

Adana'nın Aladağ ilçesinde, 11'i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 22 öğrencinin de yaralandığı, Süleymancılar cemaatine ait kız yurdu yangını faciasıyla ilgili haklarında 15'er yıla kadar hapis cezası istenen, 2'si tutuklu 14 sanığın yargılanmasına devam edildi. Ara kararında tahliye edilen 4 sanığın tekrar tutuklanması talebini reddeden mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 24 Mayıs'a ertelendi. Duruşma öncesi konuşan bir anne, "Niye bizim çocuklarımızın suçlularını bırakıyorlar? Savcılara soruyorum bu evlatlar kendilerinin olsa ne yaparlar? bu kadar mı ucuz, basit bizim evlatlarımız. Acaba vicdanları rahat uyuyabiliyorlar mı, o savcı, hakim, devlet, cumhurbaşkanı?" diye konuştu.

26 Şubat 2018 Pazartesi, 11:49
Abone Ol google-news

<video:934060>

<video:934036>

Aladağ'da, 29 Kasım 2016 tarihinde, ortaokulda okuyan kız öğrencilerin kaldığı Süleymancılar cemaatine ait yurtta, elektrik sisteminin kısa devre yapması sonucu çıkan yangında; eğitmen Fatma Canatan, yurt müdürü Cumali Genç'in kızı Sare Betül Genç, 8'inci sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu, Zeliha Avcı, Sevim Köylü, 7'nci sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim, İlknur Maden, 6'ncı sınıf öğrencisi Nurgül Pertlek ile 5'inci sınıf öğrencileri Bahtınur Baş, Tuğba Aydoğdu ve Cennet Karataş yaşamını yitirdi. 

Aladağ'daki yurt yangınında ölen öğrencinin günlüğü ortaya çıktı: Süleymancılara gidiyorum...

5'İ TAHLİYE EDİLDİ, SANIK SAYISI 14'E ÇIKTI

Aladağ Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yurt yangınıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, kızını kaybeden yurt müdürü Cumali Genç, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ile dernek yöneticileri Ramazan Keleş, Ramazan Dede, Mustafa Öztaş, Mahir Kılınç ve yurt çalışanı Mahmut Deniz tutuklandı. Ara duruşmalarda sanıklardan Ramazan Dede, Ramazan Keleş, Mahir Kılıç, Mustafa Öztaş ve Mahmut Deniz tahliye edildi. Yurt müdürü Cumali Genç ile Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur'un ise tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Haklarında soruşturma izni verilen memurların da yargılanmalarına başlanmasıyla sanık sayısı, 14'e yükseldi. 12 kişiye mezar olan yurt ise yıkıldı.

SANIKLAR, HAKİM KARŞISINDA

Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nde, bugün görülen davanın 5'inci celsesine ölen ve yaralanan çocukların ailelerinin yanı sıra CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, Adana Baro Başkanı Veli Küçük, Eğitim- Sen Genel Başkanı Feray Aydoğan ile Sosyal Haklar Derneği üyeleri de izleyici olarak katıldı.

"CUMHURBAŞKANI'NIN VİCDANI RAHAT MI?"

Duruşma öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan bir anne, "Adaletsizlik bu. Niye bizim çocuklarımızın suçlularını bırakıyorlar? Savcılara soruyorum bu evlatlar kendilerinin olsa ne yaparlar? bu kadar mı ucuz, basit bizim evlatlarımız. Acaba vicdanları rahat uyuyabiliyorlar mı, o savcı, hakim, devlet, cumhurbaşkanı? Geçmiş olsun demeye gelmediler. Cumhurbaşkanımız ile hanımı gelecek oldu, hanımı bile gelmedi 'geçmiş olsun vatandaşlarım' demedi. Adalet olmazsa Türkiye olmaz" diye konuştu.

"ALADAĞ DAVASI MEMLEKET DAVASIDIR"

Duruşmaya girmeden önce konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan şu ifadeleri kullandı;

"Aladağ'dayız.Aladağ davası,memleket davasıdır. Aladağ davası Türkiye davasıdır. Ülkenin her yerinde cemaatlere, karanlığa teslim edilen yüzbinlerce çocuğun sessiz çığlığına ses olma davasıdır.En az 1 milyon çocuk MEB'nın dini yapılarla yaptığı protokoller,kamu kaynaklarının,bizlere,halka ait kamu arazilerinin çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle dini yapılara aktarılması sonucunda cemaat yapılarına terk edilmiştir. Aladağ davası kamusal ve laik eğitimin yok edilmesinin en somut halidir.Aladağ'da bir tane olan devlet yurdu yıkılmış, muhtar,ilçe milli eğitim müdürü ve yurt müdürünün iş birliği,aileleri evlerine giderek,òrgutlü bir şekilde cemaat yurduna yonlendirmıştir.Bu ülkenin muhtarı,bu ülkenin ilçe milli eğitim müdürü,yetkililer tüm yetkisini ve gücünü devlet yurdunu yaşatmak yerine,cemaat yurdunu yaşatmak ve güçlendirmek için kullanmıştır. Ve Aladağ şu anda ülkenin her yerinde yüzlerce cemaat yurdundan yalnızca bir tanesidir.Laik ve kamusal eğitim mücadelesi vazgeçilmezimızdir.Çocuklarımız,öğrencilerimiz için,okullarimız, geleceğimiz için laikliğe, kamusal eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Güvenlik önlemleri alınarak, sabah saatlerinde getirilen tutuklu 2 sanık ile birlikte tutuksuz sanıklar, Kozan Ticaret Odası'ndaki toplantı salonunda görülen duruşmaya alındı. 

CAN ATALAY: 11 ÇOCUĞUN KARŞILIĞI 15 AY MIDIR? 

Duruşma öncesi Aladağlı aileler ve davayı takip eden Sosyal Haklar Derneği (SHD) üyeleri de Kozan Ticaret Odası önünde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. Yangında yaşamını yitiren çocukların fotoğraflarının taşındığı açıklamada konuşan SHD avukatlarından Can Atalay, basit bir sorunun cevabını almaya çalıştıklarını belirterek, ara karar ile 4 sanığın tahliye edilmesine tepki gösterdi. Atalay, şunları söyledi: "Bugün burada basit bir sorunun yanıtını arıyoru. 11 çocuğun karşılığı 15 ay mıdır? Eğitim hakkı nedir? Aladağ'ın dağ köylerindeki çocukların eğitime ulaşmaları dün Fethullahçıların insafına bırakılmıştı. Bugün Süleymancılara mı bırakılacak? Türkiye'nin dört bir yanında sadece düşüncesini ifade etmeye çalıştığı için cezaevindeyken, gazeteciler hapisteyken 11 çocuğun ölümüyle ilgili davada 15 ayın yeterli olduğunu kimse bize söylemesin. Ateş düştüğü yeri yakar. Doğrudur. Anneler babalar burada. Adalet istiyorlar. Adalet için mücadele ediyorlar. Bütün baskıya, para tekliflerine, hırsıza, uğursaza rağmen adalet istemekten vazgeçmediler".dedi. 

YENİ BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANACAK

Kozan Ağır Ceza Mahkemesi salonundaki yer sıkıntısı nedeniyle Kozan Ticaret Odası Toplantı Salonu'nda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar yurt müdürü Cuma Ali Genç ve yurdun bağlı olduğu Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneğinin Başkanı İsmail Uğur ile tutuksuz sanıklar dernek görevlileri Mahir Kılıç, Mahmut Deniz, Mustafa Öztaş ve Ramazan Keleş, Aladağ İlçe Milli Eğitim eski Müdürü Mehmet Aktaş, Ramazan Dede, Mehmet İpek, Zeki Yılmaz, Davut Gökçeli, Ramazan Arı, Cihan Ünal ile Bayram Aydın katıldı. Sanıklar, duruşmada yaptıkları savunmalarında bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, beraatlerini istedi.

Sanık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevlisi Davut Gökçeli, yangın konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını ve kaymakamlığın yönlendirmesiyle denetimlere katıldığını belirtti. Gökçeli, "Yurdun duvarlarında asılı halde yönlendirme levhaları mevcuttur. Ayrıca yurtta yangın tüpleri vardı. Biz de bunları görerek, denetim formundaki işaretlemeleri yaptık. Bilirkişi raporlarını ve suçlamaları kabul etmiyorum. Adli kontrolümün kaldırılmasını talep ediyorum" dedi.

Mahkeme heyeti, kusur durumunun tartışılmadığı konusunu dikkate alarak, İstanbul Teknik Üniversitesi'nce oluşturulan teknik heyetin tekrar bilirkişi raporu düzenlemesine karar verdi. Heyet, ayrıca sanıklar Cuma Ali Genç ve İsmail Uğur'un tutukluluğunun devamına ve tutuksuz sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin sürmesine karar vererek, duruşmayı 24 Mayıs'a erteledi.