CHP’li Taşkın, ‘HDP kapatılsın’ çağrısını ‘güç gösterisi’ olarak niteledi: Kapatma radikalleştirir

Prof. Dr. Yüksel Taşkın, AKP hakkında 2008 yılında açılan kapatma davasını anımsatarak “Parti kapatmaların önünü açarlarsa bu okkanın altına kimin gideceği belli olmaz” dedi.

19 Aralık 2020 Cumartesi, 02:00
CHP’li Taşkın, ‘HDP kapatılsın’ çağrısını ‘güç gösterisi’ olarak niteledi: Kapatma radikalleştirir
Abone Ol google-news

CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı siyaset bilimci Prof. Dr. Yüksel Taşkın, MHP’nin, “HDP kapatılsın” çağrısına yönelik “Partiler kapandığında tabanları yok olmuyor. Aksine partisi kapanan seçmen daha radikalleşip daha küskünleşiyor. Bu sefer de dağdan çare aramaya başlıyorlar. Seçimle gelen ve gidebilecek partilerin, oyunda kalması daha doğru olacaktır” değerlendirmesini yaptı. AKP hakkında 2008 yılında açılan kapatma davasını  anımsatan Taşkın, “Kıl payı kapatılmaktan kurtulmuştu. Neredeyse tüm söyleminde parti kapatmalara karşı bir dil kurdu. Bu açıdan bakıldığında AKP’nin eli kolu bağlanmış oluyor. Parti kapatmaların önünü açarlarsa bu okkanın altına kimin gideceği belli olmaz” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TBMM’de HDP’lilere yönelik sözleri ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin HDP’nin kapatılması yönündeki ısrarlı çağrısı siyasette gündemindeki yerini korurken, Prof. Dr. Yüksel Taşkın, süreci Cumhuriyet’e değerlendirdi. 

Bakan Soylu’nun açıklamalarının “parti içine yönelik kendini lider yerine koyan” bir konuşma olduğunu söyleyen Taşkın, “Sayın Soylu’nun akla değil, duygulara hitap ettiğini gördük. Sadece kutuplaştırma ve gerginlik siyasetine destek veren bir konuşma olduğunu gözlemledik. O tarz konuşmaları kamuyu yöneten siyasetçilerden beklememek lazım. Gerginlik ve kutuplaştırma, birilerinin dışlanması üzerine siyaset yapılmaması lazım. Çünkü bunun bedelini toplum olarak hepimiz ödüyoruz” dedi. Kayyım atamalarının toplum nezdinde karşılık görmediğini söyleyen Taşkın, “Toplumun oyuyla işbaşına gelenlerin bu şekilde görevden alınmaması lazım. Gerçekten suçu sabitlenip görevden alınıyorsa, anayasamızın gösterdiği şekilde belediye meclisinden bir başka arkadaşın seçilmesi gerekiyor. Bunun yapılmaması kısa vadede belki iktidarın işine geliyor ama orta ve uzun vadede Türkiye’de demokrasiyle yapılan yönetime zarar vereceği durumlar bunlar. Belli koşullarda belediye başkanları görevden alınabilir. Yolsuzluk yapar, suç işler... Ama bu, siyasi bir rakibinizi zayıflatmak, ortadan kaldırmak için yapılıyorsa bu doğru değil. Hukuku, yasaları işe gelinen biçimde uygulamamak lazım” diye konuştu.

‘GÜÇ GÖSTERİSİ’

Bahçeli’nin HDP’nin kapatılması yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Taşkın şunları kaydetti: “Cumhur İttifakı’nda ‘kuralı ben koyarım, yönünü ben tayin ederim’ gibi bir tartışma olduğunu görüyoruz. (Alaattin) Çakıcı tartışması da bunun için devreye sokuldu. CHP üzerinden, AKP’nin muhtemel arayışlarına bir mesajdı. Ben bu tavrın, Cumhur İttifakı’nın kendi içindeki mücadelesinde bir güç gösterisi olduğunu düşünüyorum. Parti kapatmanın prosedürü bellidir. Kapatma zorlaştırılmıştır. Demokrasi adına da doğru olan budur. Bizim esas derdimiz, hukukun siyasal çıkarlar için araçsallaştırılmaması.”