Değer Deniz için rekor kınama

Bir hırsızın öldürdüğü müzisyen Değer Deniz, gazetede “Karanlık ortamdaki bir ayinde” öldürülmüş, “Şarkıcı”, “Masajcı” olarak yansıtılmıştı. Aradan geçen 4 ayda haber, ne düzeltildi, ne de çıkarıldı. Sonunda muhabir, Basın Meslek İlkeleri’nin tam 8 maddesini ihlal ettiği için kınandı.

07 Ağustos 2015 Cuma, 06:04
Abone Ol google-news

39 yaşında, müzik yapan, masajla uğraşan yalnız bir kadın, İstanbul Beyoğlu’ndaki evinde, 17 yaşındaki bir hırsızın vahşi saldırısına uğrayıp öldürüldü. Olaydan hemen sonra, çevredeki mobese kameralarında tespit edilince hemen yakalanan katil zanlısı, ellerini şarj kablosuyla bağladığı kadını, çantasının askısıyla boğmuştu. Sonra da talihsiz kadının 165 lirası ile hayatını kazanmasını sağlayan klarnetini çalıp kaçmıştı.

Gazetede çıkan haber

Böylesine dramatik bir olayda ölen talihsiz kadının haberi bir gazetemize şöyle yansıdı:

“Beyoğlu’nda müzisyen Değer Deniz’den haber alamayan erkek kardeşi, ablasının evine gitti. Kapı açılmadı. Çilingirle girince, koridorda ablasının cesediyle karşılaştı. Genç kadının ellerinin telefon şarj kablosuyla bağlanmış olduğu ve darp edildikten sonra çanta kayışı ile boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı. Emniyet soruşturmayı derinleştirdi. Kadının müzisyenlik ve ses sanatçılığı dışında ‘Masaj Terapi Danışmanlığı’ da yaptığı öğrenildi.

Çevredeki kamera kayıtlarını toplayan ekipler, daire kapısında zorlama izine rastlamadı. Herhangi bir hırsızlık olayının da yaşanmadığı tespit edildi. Bu bulguların, Değer Deniz’in tanıdık biri tarafından öldürüldüğü ihtimalini kuvvetlendirdiği belirtildi. Yıllardır müzikle uğraşan ve 2012’de ‘Bekle’ adlı bir albüm çıkaran Değer Deniz’in ‘Sabetaycı’ olduğu ve zaman zaman bazı yakın arkadaşları ile ev ve iş yerlerinde toplanarak ‘Sabetay’ inancı doğrultusunda bazı dini ayinler düzenledikleri ileri sürüldü.

Cinayet Masası Dedektifleri, Değer Deniz’in söz konusu ayinlere katıldığı yönündeki iddialar üzerine, yakın çevresini mercek altına aldı. Polis, kadının yakın bir arkadaşı veya arkadaşları tarafından karanlık ortamlardaki ayinler esnasında öldürüldüğü ihtimalini değerlendirmeye başladı. Araştırmalar sonucu Değer Deniz’in katil zanlısı belirlendi. Ancak kimliği açıklanmadı.”

İma üstüne ima

Gazete, birinci sayfasına haberi “Gizli ayinde öldürüldü” diye taşımıştı. İnternet sitesinde de “Ayin şüphesi” başlığı vardı. Haberdeki “Karanlık otamlardaki ayinler sırasında öldürüldüğü” ifadesi imalıydı. Habere eklenen “Masaj terapi danışmanlığı” ifadesi “tırnak içinde ve siyah harflerle” yazılarak, farklı çağrışımlara gönderme yapılmıştı. Haberin devamında, Sabetaycılık hakkında da uzun uzun bilgiler verilmişti.

Acı üstüne acı

Değer Deniz’in ailesi şoktaydı. Kızlarını yitirmenin acısıyla boğuşurken, gazetede çıkan ima dolu bu haberle yıkılmışlardı. Evine giren 17 yaşındaki hırsızın öldürdüğü kadın, bir anda “Karanlık ortamdaki bir ayinde” öldürülmüş, “Şarkıcı”, “Masajcı” olarak yansıtılmıştı. Avukatlar, haberdeki yalanların düzeltilmesi ve haberin internet sitesinden çıkarılması için Takvim Gazetesi’ne gittiler, yasal yollara da başvurdular. Ancak aradan geçen 4 ayda haber, ne düzeltildi, ne de çıkarıldı.

Takvim, 16’de 8 kusurlu

Bunun üzerine ailenin avukatı Hülya Gülbahar, Basın Konseyi’ne başvurdu ve hem muhabir Emir Somer’in, hem gazetenin hem de Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler’in kınanmasını istedi. Avukat, haberin Basın Konseyi Basın Meslek İlkeleri’nin 16 maddesinden 13’ünü ihlal ettiğini de öne sürdü. Basın Konseyi Yüksek Kurulu, önceki günkü toplantısında başvuruyu görüşüp, 13 değil ama 8 Basın Meslek İlkesi’nin ihlal edildiğine oybirliği ile karar verdi. Kısaca bir muhabir, tek bir haberinde Basın Meslek İlkeleri’nin 8 maddesini ihlal ettiği için kınandı. Ve bu kınamanın, 8 madde yönünden Basın Konseyi tarihinde rekor karar olduğu belirtiliyor.

Öteki tuhaflıklar

Genç kadının davasında de pek çok tuhaflık yaşandığını avukat Gülbahar anlatıyor: “Bir kere, Değer Deniz’in ölümü için iki adli tabip çağrıldı, ancak ikisi de olay yerine gelmedi. Böylece, olay yerinden elde edilebilecek tıbbi delile ulaşılamadı. Sonra, katil zanlısı 17 yaşında diye dosya için gizlilik kararı alındı. Gizlilik kararı alınınca, otopsi dosyasına da ulaşamadık. Bu yüzden, yarı çıplak bulunan Değer Deniz’in bir cinsel saldırıya uğrayıp uğramadığını da bilmiyoruz.”