Erdoğan yine hedef gösterdi: İlgili kurumlar göreve

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce de hedef gösterdiği, Güneydoğu'daki operasyonlar ve sokağa çıkma yasaklarına tepki gösteren bildiriye imza atan 1128 akademisyeni bir kez daha hedef tahtasına oturttu.

14 Ocak 2016 Perşembe, 12:41
Abone Ol google-news

"Kendilerine akademisyen diyen bir grup devletine ve milletine kin kustu" diyen Erdoğan, "Benim itirazım bu akademisyenlerin farklı düşünmelerine değil" ifadelerini kullandı; 'ilgili kurumları' göreve çağırdı.

Barış imzası veren akademisyen görevden uzaklaştırıldı

Erdoğan'ı sözleri şöyle:

- Toplu açılış törenini gerçekleştirdiğimiz 99 baraj ve HES’in ülkemize, milletimize, firmalarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Sayın bakanımız ve ekibiyle, işadamlarımıza, firmalarımıza teşekkür ediyorum. Refah düzeyi artan Türkiye’nin enerji talebini karşılamak için bu yatırımları kesintisiz olarak sürdürmeliyiz. Son yıllarda ülkemizdeki güven ve istikrar ortamına zarar  vermeye yönelik saldırıların ilk hedeflerinden biri hep enerji yatırımları oldu.

Erdoğan 'Espri' yaptı - VİDEO

- Kendisine akademisyen diyen bir güruh çıkıp, alenen terör örgütü yanında saf tutarak devletine ve milletine kin kustu. Kardeşlerim bu barajların en büyük düşmanı hangi güruhtur biliyor musunuz? Bölücü terör örgütü ve onu destekleyen siyasetçiler, akademisyenlerdir. Her ne kadar bu bildiriyi 151 bin akademisyen 1128’i imzalamış olsa da durum düşündürücüdür. Benim itirazım bu akademisyenlerin farklı düşünmelerine değil. Türkiye’nin demokraside, hak ve özgürlüklerde geldiği yer itibariyle hoşumuza gitmese de farklı görüşlere elbette ki saygı duyuyoruz. Buradaki mesele kendilerine akademisyen diyen bu kitlenin tamamı yalandan, saptırmadan, propagandadan oluşan terör örgütünün dilini kamuoyunu yansıtmasıdır. Terör örgütü adına kurşun sıkmakla propagandasını yapmanız arasında hiçbir fark yoktur. Bunun düşünce özgürlüğüyle hiçbir ilgisi yok. Bu ülkenin, vatanın birliğine, beraberliğine karşı olan herkes bilsin ki bizim karşımızdadır.

- Çünkü biz ülkemizde bir şeyin müdafaasını açıkça yapıyoruz. Tek millet olmanın gayreti içindeyiz. Yani tüm etnik unsurlarla tek millet, 78 milyon olarak ve biz tek bayrak, onun peşindeyiz. Bu ülkede ikinci bir bayrak dalgalandırılamaz. Bayrağımız bu. Rengi şehidimizin kanıdır, bağımsızlığımızın sembolü hilali, şehitlerimizin sembolü yıldızlarımız vardır.

- Ekranları başlarında bizi izleyen tüm milletime sesleniyorum, zira bu çok önemli. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Tabii ki yeri geliyor, canımız yanıyor. Kolay değil. Şehitlerimiz toprağa düşüyor. Şunu bilmemiz lazım ki toprak, şehitlerimizle vatan oluyor. Zira, “Şüheda çıkacak toprağı sıksan şüheda” diyen anlayış bizim anlayışımızdır.

- Bütün bu olanlar, bildiri imzaları. Hadi bunları sineye çektik. Kendi ülkesine yabancıları davet etmek neyin nesidir. Bu mandacı zihniyeti çok iyi tanıyoruz. Aynı zihniyet 100 yıl önce benzer taleplerle arzı endam etmişti.  Bu mandacı zihniyet hüsrana uğramıştır. Dünya üzerinde hiçbir devlet kendi toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında sessiz kalmaz, kalamaz. Hiçbir ülke kendi vatandaşlarının can ve mal güvenliğinin hendeklerle, silahla tehdit edilmesine rıza göstermez.

- Bakın dün gece, Çınar’da teröristler polis lojmanlarına ve emniyet kuvvetlerimizin binalarına saldırdılar. Bombalı araç, roket ve silahlarla yapılan saldırıda bir polisimiz ve 5 vatandaşımız hayatını kaybederken 6 ‘sı polis kalanı sivil 39 vatandaşımız yaralandı. Allah’tan rahmet, yaralılara şifa temenni ediyorum. Çınar saldırısı dahi tek başına terör karşısında duramayanların alçak, ahlaksız, karanlık yüzünü göstermeye yeter. Biz bugüne kadar dik durduk. Biz sadece Allah’ın huzurunda rüku ederiz. Bu sözde aydınlar aydın değil, bunlar karanlıktır karanlık, bunu böyle biliniz. Zira bunların vatan diye, millet diye bir meselesi yoktur. Bunlar sadece şu güzel ülkemizi nasıl karıştırırız, bu milleti nasıl birbirine düşürürüz, bunun gayreti içindeler. Bu mesele kesinlikle demokrasi meselesi, hak ve hürriyetler meselesi, düşünce özgürlüğü meselesi değildir. Türkiye’nin bu konularda hiçbir eksikliği yoktur, devletin ve milletin bekası meselesidir.

- Unutulmasın ki devletin olmadığı yerde ne özgürlük, ne demokrasi, ne hak, ne hürriyet olur. Sadece kaos olur, kan olur, gözyaşı olur. Teröristlerin yol açtığı durum karşısında devlet olarak vatandaşlarımızın hakkını, hukukunu korumak mecburiyetindeyiz.

ERDOĞAN 'ESPRİ' YAPTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan '99 Baraj ve HES' töreninde yaptığı konuşmada Greenpeace üyelerine de yaptığı 'espri' ile tepki gösterdi. Ankara’da katıldığı “99 Baraj ve HES” açılış töreninde konuşan Erdoğan, operasyonların son bulmasını talep eden bildiriyi imzaladıkları için ‘aydın müsveddeleri’ dediği akademisyenlere bir de çevre bağlamında yüklendi.
Ülkenin gündemine dair yaptığı konuşmanın sonunda, Türkiye’nin farklı noktalarına yaptığı canlı bağlantılarla açılışları gerçekleştiren Erdoğan, “ Bu sözde akademisyenlerin HES’lere karşı neler yaptığını bilirim, Greenpeace’ler bir araya gelirler, böyle birşeyler yapıp ön kesmeye çalışırlar” diye konuştu. Konuşmasında espri de yapan Erdoğan, “Yeşili biz isminde yeşil olanlardan çok daha fazlasıyla severiz. Onlarınki greenpistir, yani adı üstünde pis gri, bizimki temiz, tam yeşildir” dedi.