Eski AKP milletvekili Ocaktan'dan fezleke yorumu: Yarın FETÖ lideri ile resim çektirenler için benzer yol açılırsa kimse şaşırmasın

Eski AKP milletvekili Mehmet Ocaktan, HDP'nin kapatılma tartışmaları ve Meclis'e gönderilen fezlekelere değindi. Ocaktan, “Hatırlatmakta yarar var; üzerinden 6-7 yıl geçmiş Kobani olayları üzerinden yürütülen fezlekeler çok tehlikeli bir süreci başlatabilir. Bu girişim yarın, geçmişte FETÖ lideri ile boy boy resim çektiren, ona methiyeler düzen siyasetçiler için benzer şekilde fezlekelerin yolunu açarsa kimse şaşırmasın…” dedi.

12 Mart 2021 Cuma, 10:21
Eski AKP milletvekili Ocaktan'dan fezleke yorumu: Yarın FETÖ lideri ile resim çektirenler için benzer yol açılırsa kimse şaşırmasın
Abone Ol google-news

Eski AKP milletvekili Karar gazetesi yazarı Mehmet Ocaktan, köşesinde “Böyle siyaset olmaz olsun…” başlıklı bir yazı kaleme aldı. 

Yazısında HDP’nin kapatılma tartışmalarına ve Meclis’e gönderilen fezlekelere değinen Ocaktan, “Hatırlatmakta yarar var; üzerinden 6-7 yıl geçmiş Kobani olayları üzerinden yürütülen fezlekeler çok tehlikeli bir süreci başlatabilir. Bu girişim yarın, geçmişte FETÖ lideri ile boy boy resim çektiren, ona methiyeler düzen siyasetçiler için benzer şekilde fezlekelerin yolunu açarsa kimse şaşırmasın…” dedi. 

“DÜŞÜNCELERİ ZİHİNLERDEN KAZIYACAK BİR AYGIT İCAT EDİLEMEDİĞİ İÇİN...”

Ocaktan, daha önce kapatılan partilere de değindiği yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Çok talihsiz zamanlardayız, siyasi partilerin kapatıldığı, siyasetçilerin karga-tulumca cezaevine gönderildiği, bir dönemin düşünce ve ifade özgürlüğüne kelepçe vuran o ünlü 141., 142. ve 163. Maddelerin tarihin tozlu sayfaları arasında kaldığını sanıyorduk.

Ama yanılmışız… Yıl 2021; iktidar bloğunu oluşturan partiler koro halinde HDP’nin kapatılmasını, vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılarak cezaevine gönderilmesini istiyorlar. Bu bir akıl tutulmasından başka ne olabilir ki… Sadece 1960’dan bu yana 26 siyasi parti kapatılmış. Bir dönem “Milli Görüş gömleği”ni çıkartarak başka bir istikamete yönelen AK Parti’nin bugün kapısına gittiği Milli Görüş’ün tam dört partisi kapatılmış. Aynı şekilde bugünkü HDP’nin de neredeyse bütün partileri kapatıldı.

Peki partiler kapatılıp kapılarına kilit vurulunca, zihinlerdeki düşünceler de yok edilebiliyor mu?

Henüz bütün despotik yönetimler dahil hiçbir dönemde düşünceleri, inançları zihinlerden kazıyacak bir aygıt icat edilemediği içindir ki insanlar farklı düşüncelere, farklı inançlara ve farklı kimliklere sahip olmaya devam ediyorlar. Ama şu da bir gerçek ki otoriter yönetimler de doğası gereği iktidarlarını sorgulayanları, itiraz edenleri ve eleştirenleri hizaya sokma girişiminden asla vazgeçmemişlerdir.”

“FETÖ LİDERİ İLE RESİM ÇEKTİRENLER İÇİN FEZLEKELERİN YOLUNU AÇARSA...”

AKP’nin geçmişte yaşadığı mağduriyetlerden ders almamış gibi göründüğü belirten Mehmet Ocaktan yazısını şöyle sürdürdü:

“Maalesef AK Parti iktidarı geçmişte bizzat kendisinin de öznesi olduğu mağduriyetlerden, seçilmişlere yönelik ‘siyaset mühendisliği’ projelerinden ve düşünceye yönelik baskılardan sanki hiç ders almamış gibi görünüyor. Oysa yakın siyasi tarihimizde yaşanan tecrübeler göstermiştir ki muarızlarını yok etmek ve neredeyse onların nefes almasını bile engellemeye dönük tüm ‘siyasi mühendislik’ projeleri de, siyasetin zeminini tahrip eden hileli girişimler de sonunda iktidarların kendi ayağına kurşun sıkmaktan öte bir anlam ifade etmemiştir.

Bugün herkesin gözü önünde HDP üzerinden sergilenen “vesayet” oyunu, her ne kadar terörle mücadele gerekçesine dayandırılıyor olsa da, esas itibariyle muhalefetteki “demokrasi ittifakı”nın alanını daraltmayı amaçlamaktadır. Kısacası, her geçen gün kan kaybeden AK Parti-Bahçeli-Perinçek ittifakı demek istiyor ki: Madem biz kaybediyoruz, muhalefet de kazanmasın. Hatırlatmakta yarar var; üzerinden 6-7 yıl geçmiş Kobani olayları üzerinden yürütülen fezlekeler çok tehlikeli bir süreci başlatabilir. Bu girişim yarın, geçmişte FETÖ lideri ile boy boy resim çektiren, ona methiyeler düzen siyasetçiler için benzer şekilde fezlekelerin yolunu açarsa kimse şaşırmasın…”