Giy at çılgınlığı bitmeli

Knitss markasının Kurucusu ve Tasarımcısı Duygu Boz, 5 yıl önce kurduğu markayla ABD’den Paris’e kadar moda merkezlerinde ürünleri satılıyor.

29 Ağustos 2021 Pazar, 10:30
Giy at çılgınlığı bitmeli
Abone Ol google-news

Aslında hedefi sinemacı olmaktı. Bu alanda eğitim de aldı, bir yıl bu alanda çalıştı da. Sonra hayalimdeki sinema sektörü ile gerçekteki bambaşkaydı” deyip sinemayı bırakıp baba mesleğini tekstile döndü. Sinemadaki deneyimi ile modayı birleştirip bir kadın giyim markası yarattı. Knitss markasının Kurucusu ve Tasarımcısı Duygu Boz, 5 yıl önce kurduğu markayla ABD’den Paris’e kadar moda merkezlerinde ürünleri satılıyor. Duygu Boz, “Sinemadan kopmak istemem. Tekstilden kazandığımı parayı mutlaka sinemaya yatıracağım” diyor. Duygu Boz’un hikayesine kulak verelim.

- Yolunuz tekstil hazır giyim sektörüyle nasıl kesişti?

Görsel dünya çocukluktan beri radarımda oldu. Babamın işi de tekstil. Bir şekilde tekstil sektörünün içinde yoğrulduk. Ama lise yıllarında sinemaya merak saldım. Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünü bitirdim. İyi ki okumuşum. Bana çok şey öğretti, hayatın ta kendisi. Bakmayı, görmeyi, hikayeleştirmeyi, insan ilişkilerini daha iyi öğrendim. Üniversite bitince bir yıl sinema alınında çalıştım. Maalesef Türkiye’deki sinema Hollywood’daki gibi değil.

- Sinemada hedefiniz neydi?

Hedefim yapımcı olmaktı. İnandığım hikayeyi meydana getirmekti amacım. Sonra aile şirketinde gel burada çalış dediler, üç yıl babamla çalıştım. Dünya markalarına üretim yapıyorduk. Babamla çalışırken bir marka da kurmuştum. Dizaynır storlarda fuarlarda minik minik satmaya da başlamıştım. Sonrasında eşimle tanıştık, o da tekstil sektöründeydi. Neden bu işi profesyonel yapmıyorsun dedi. İki yıl içinde kendimizi küresel marka hazırlığında bulduk. Altı ay Paris’te bir ajansla bir pazar araştırması yaptık. Markanın özgün ve ticari olması lazım dedik. 10 yıllık hedefler koyduk. Şu anda 5. yılımızdayız. Pandemiye rağmen geldiğimiz noktada memnunuz.

Duygu Boz, Şehriban Kıraç'a konuştu.

- Neden önce uluslararası marka olmayı amaçladınız?

Uluslararası markalara çalışıyoruz ve uluslararası pazara daha çok güvendik. Önce markayı Paris’te kurduk. Sonra Türkiye'ye getirdik. İlk mağazamızı Akmerkez’de açtık. Şu anda ABD’de ve Avrupa’da 100’ü aşkın noktada markamız satılıyor. Lüks butiklerde satışlarımız var.

Pandemiyle geçen 1.5 yılda sürdürülebilirliğe odaklandık. Daha doğal ürünlere yöneldik. İpliklerimizi değiştirdik. Tamamen sertifikalı, geri dönüşümlü iplikler kullanmaya başladık. Koleksiyonumuzun yüzde 70’i sürdürülebilir iplik. Geri dönüştürülen iplikler, organik pamuk kullanıyoruz. Bu ipliklerin tamamını İtalya’dan getiriyoruz. Çünkü Türkiye’de üretim yok.

- Üretimi nerede yapıyorsunuz?

Samsun’daki fabrikamızda.

- Knitss’te kaç kişi çalışıyor?

Toplam 150 kişilik ekibimiz var. Dördüncü mağazamızı açacağız. En güçlü olduğumuz pazar ABD.

- Nasıl bir müşteri profiliniz var?

Amacım ayakları yere basan kadınları giydirmek. Daha dünya insanını giydirmekten zevk alıyorum. Seyahat eden, dünyayı merak eden insanlar.

MODA SAKİNLEŞTİ

- Pandemiyle moda nereye evrildi?

Moda daha sakinleşti ve sadeleşti. İnsanlar bir günü tek kıyafetle bitirmek istiyorlar. Kadınlar artık çok süslü püslü giyinmek istemiyor. Dana rahat etmek istiyorlar. Son 10-15 yılda çok fazla giy at çılgınlığı vardı. Bu insanları çok doyumsuzluğa itti. Umarım bu biter. Aldığınız bir parçayı uzun süre giymelisiniz. Tükettiğiniz her şey bu evrene zarar veriyor.

- Girişimci olmak isteyen kadınlara neler önerirsiniz?

Kadınlar bizim için çok çok önemli. Şirketimizde çalışanların yüzde 70’i kadın. Kadınlar hiçbir zaman vazgeçmemeli.

- Ya kadına şiddet, nasıl duracak?

Kadına şiddet çok üzücü boyutlara geldi. Kadını destekleyen kanunların yapılması şart. Çocuklarımızı iyi yetiştirirsek bu ülkede güzel şeyler olacak.

TAM BİR FİLMKOLİĞİM

- Ne tür hobileriniz ve tutkularınız var?

Tam bir filmkoliğim. Tüm dünya sinemasını yakından takip ediyorum. Kayak yapmayı ve yüzmeyi çok seviyorum. Yüzme aşığıyım. Denizden huzur bulurum. Pandemide iyi bir aşçı olduğumu anladım. Çok güzel sütlaç ve pilav yaparım.

- Ne tür filmler seviyorsunuz?

Amerikan sinemasını seviyorum. İtalyan sineması da çok keyifli. Pandemi döneminde çok dizi izledik. Hayatımda beni çok etkileyen filmler Esaretin Bedeli ve Yeşil Yol. Mesajı olan ve hayatın içindeki filmleri seviyorum. Bizim sinemamızın da çok güzel örnekleri var. Belki ileride buradan kazandığımı bir sinema filmine yatırabilirim. Senaryo benim için çok önemli. İleride mutlaka bir alanda desteklemek isterim. Bir filmi vizyona da koyabilirim. Bir yönetmeni de destekleyebilirim.

- Sinemadan kopmayacaksınız yani?

Hiç düşünmüyorum. Çünkü insanı hayata besleyen şeyler var benimki de sinema. Ben film izlerken tüm şalterleri kapatıyorum. O dünyanın içine giriyorum.

- İş özel hayat dengesini nasıl kuruyorsunuz?

Biri 6 biri diğeri 2 yaşında iki çocuğum var. Detaycı bir anneyim yemesine içmesine kadar her şeyini takip ediyorum. Geç saate kadar işte kalıyorsam diğer gün çocuklarımla vakit geçiriyorum. Hiperaktif yanım var. Hiç oturmam.

- Nasıl bir Türkiye hayaliniz var?

Türkiye için hayalim çok eskilere Atatürk’ün kurduğu zamanlara dayanıyor. Kurduğu değerleri korursak hep gelişiriz. Dibe geldik mutlaka çıkışı da olacaktır.