Günlerin getirdiği...

Eskiden beri çok kalabalık ortamlardan hoşlanmam, hep uzağında durmaya çalışırım.

31 Ocak 2021 Pazar, 03:00
Günlerin getirdiği...
Abone Ol google-news

Eskiden beri çok kalabalık ortamlardan hoşlanmam, hep uzağında durmaya çalışırım. Bu kez, bu alışkanlığımın pandemi sürecini sorunsuz atlatmama ne denli yardımcı olduğunu anlatamam size. Kalabalık çarşılara, kafelere, caddelere alışmış insanlar bu dönemi ciddi sorunlarla atlatmaya çalışıyorlar. Bense hayatımdan gayet memnun, daha da az insanla muhatap olmamak için henüz kuşlar bile uykularındayken erkenden sokağa çıkıyor, marketlerin pastane bölümlerinden, sıcak hamurlu şeylerin hepsinden örnekler toplayarak Rotterdam sokaklarında dolanıp eve geri dönüyorum.

ERASMUS KENTİ...

Şehirde yaşadığım ev aslında merkezin çok yakınlarında bir yerde. Maas Nehri üzerine kurulmuş ikinci önemli köprü olan, Erasmus Köprüsü’nün ayaklarının dibinde oturuyorum. Erasmus’u bilirsiniz tabii. 1466’da Rotterdam’da doğmuş ve Rotterdamlılar da kendisini çok sevmiş, ünlü bir filozof/düşünür. Tam ismi de Desiderius Erasmus Roterodamus, yani Rotterdamlı Erasmus.

O da diğer çağdaşı tanınmış isimler gibi yerinde duramamış. Rotterdam, Anwers, Oxford, Brugge derken hayatı Basel’de son bulmuş. Erasmus Üniversitesi, Erasmus Köprüsü, Erasmus Caddesi derken ismine bildiğiniz gibi bir de burs konmuş ve dünyanın dört bir yanından öğrenciler, bu bursla Rotterdam başta olmak üzere pek çok yerde eğitim görebilmekte.

Rotterdam, Amsterdam’dan sonra ülkenin ikinci büyük şehri. Bu iki şehrin insanları, futbol takımı taraftarları nedense birbirlerini hiç sevmezler. Her biri kendi şehrinin ilk sırada geldiğini iddia eder. Bir ara nefret öyle boyutlara geldi ki iki şehrin iki ünlü takımı Ajax ve Feyenoord taraftarları yine iki şehir arasındaki kırsal bir alanda randevulaşarak birbirlerine girdiler. O zamanlar Utrecht’te yaşıyordum ve bu şehre yakın sayılabilecek bir yerdeki bu meydan muharebesinde bir taraftar yaşamını yitirmişti. Şimdiki gibi, teknoloji çok gelişmiş değildi o günlerde, doğal olarak da taraftar grupları arasında ispiyoncu bulunmadığından, polis olayı muharebe bittikten sonra haber almış, geri kalan birkaç kişiyi gözaltına alabilmişti.

Aslında Feyenoord futbol takımı, Türkiye’deki Beşiktaş’la büyük benzerlikler taşıyor. Ülkenin 3. büyük futbol kulübü. Kendilerine soracak olursan kuşkusuz en büyüğü. Geçmişte Hollanda’da çıkardığımız Pandora isimli dergi için Akaretler’deki BJK merkezinde, kulüp başkanı Fikret Orman ile söyleşi yapmıştım. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin, Türkiye’nin iki en büyük kulübü olduğunun yazılıp çizildiğini, Beşiktaş Başkanı olarak ne düşündüğünü sormuştum. Orman, hiç tereddüt etmeden Beşiktaş’ın birinci en büyük kulüp olduğunu söylemişti.

GÖZLER AŞIDA

Hollanda şu an İngiltere’den gelen yeni versiyonuyla Covid-19 salgını, 9 Şubat’a kadar uzatılan yeni ve sıkılaştırılmış önlemler, diğer yandan 3. dönemini yaşayan ve dümende liberal Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi - VVD’nin olduğu koalisyondaki skandallardan sonra hükümetin istifası ile uğraşıyor... Mart ayında yapılacak genel seçimlere kadar VVD’li Başbakan Mark Rutte, geminin dümeninde olmaya devam edecek. Hollanda’da AstraZeneca, Pfizer/Biontek ve Moderna aşılarından yeteri kadar sipariş verilmiş durumda. Bu aşılar parça parça gelmeye başladı ve nisan sonuna kadar aşıların yapılması tamamlanacak. Aşılar da kategorilere ayrıldı. Hangi marka aşı hangi yaş grubuna vurulacak, o bile belirlendi.