Hande Çinkitaş cinayetinde 19 yıl sonra baba ve üvey anne hakkında iddianame

İstanbul’da 2001 yılında 12 yaşındaki Hande Çinkitaş’ın öldürülmesine ilişkin olaydan 19 yıl sonra tutuklanan baba Nezih Çinkitaş ve üvey anne Şehnaz Çinkitaş hakkında ayrı ayrı ağırlaştırışmış müebbet istemiyle iddianame düzenlendi.

18 Aralık 2020 Cuma, 16:14
Hande Çinkitaş cinayetinde 19 yıl sonra baba ve üvey anne hakkında iddianame
Abone Ol google-news

İçerenköy'de 19 yıl önce babası ve üvey annesi tarafından bıçak ve çekiçle öldürüldüğü öne sürülen 12 yaşındaki Hande Çikintaş soruşturması tamamlandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19 yıl sürdürülen soruşturma sonucunda Hande Çikintaş'ın öz babası Nezih Çikintaş ve üvey annesi Şehnaz Çinkitaş hakkında, Canavarca hisle eziyet çektirerek alt soydan akrabayı kasten öldürme suçundan iddianame düzenlendi. 

19 YIL ÖNCE EVİNDE BABASI TARAFINDAN ÖLÜ BULUNDU

İddianamede, 12 yaşındaki Hande Çinkitaş'ın öz babası Nezih Çinkitaş ve üvey annesi Şehnaz Çinkitaş ile İçerenköy'deki evde birlikte yaşadıkları, 4 Ocak 2001 tarihinde evinde öldürülmüş halde babası tarafından bulunduğu belirtildi.  

'UYUYOR ZANNETTİM' DEMESİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUN DEĞİL'

Olayın meydana geldiği dairenin kapı ve penceresinde zorlama izine rastlanmadığına dikkat çekilen iddianamede, "Şüpheli Nezih Çinkitaş ifadesinde, ikamete gittiğinde kapının yarı açık olduğunu, anahtarının olmadığını ve ikametine bu şekilde girdiğini, kızını odasında yerde yatar pozisyonda gördüğünü, ilk başta yerde uyuyakaldığını düşündüğünü beyan etti. Göğsüne kadar sıyrılmış tişört ile kanlar içerisinde yerde yatan maktulün uyuyakaldığının düşünülmesi hayatın olağan akışına uygun değildir" denildi. 

Olay tarihinde 12 yaşında olan Hande Çinkitaş ile aynı apartmanda oturan okul arkadaşı Yunus S., 3 Ekim 2020 tarihinde verdiği ifadede, Nezih Çinkitaş'ın olay  günü akşam saatlerinde evine gittiğinde kapının dairesinin yarı açık olduğu yönündeki iddiasını yalanladı.

OLAY TARİHİNDE 12 YAŞINDA OLAN OKUL ARKADAŞI BABASININ YALANINI ORTAYA ÇIKARDI

Yunus S., iddianameye yansıyan ifadesinde olay günü akşam saatlerinde okuldan çıkıp evine gittiğinde apartmanın girişinde Nezih Çinkitaş ile karşılaştığını söyledi. Yunus S., "Olay tarihinde 12 yaşlarımdaydım. Biz maktule Hande Çinkitaş ile aynı apartmanda oturuyorduk. Handeler binanın birinci katında ikamet etmekteydi bizde aynı apartmanın 7. katında ikamet etmekteydik. Ben olay gününü net olarak hatırlamaktayım. O gün okulumun 17.00 - 17.30 sıralarında çıkış zili çalınca çıktım. Bir süre sonra apartmana girdim.

Ben asansör beklerken apartmanın dışarısında Nezih Çinkitaş'ın apartmanın giriş kapısına doğru geldiğini gördüm. Apartmanın ana giriş kapısını kendisine açtım. Nezih Çinkitaş merdivenlerden yukarıya çıktı. Ben kendisine kapıyı açtığımda elinde beyaz şeffaf renkli kolonya bidonu olarak tabir edilen bir bidon vardı. Ben asansörün önüne ulaştığımda Nezih Çinkitaş dairesinin kapısına ulaşmıştı, ben anahtar ile kapı açma sesi duydum hatta anahtarın birkaç kez çevrildiğini de duydum akabinde kapının açılma sesini de duydum. Eve gittim. 10-15 dakika geçmişti alt komşumuz Hande'nin bıçaklandığını haber verdi" dedi.

KAHVALTI YALANI OLAY YERİ FOTOĞRAFLARI İLE ORTAYA ÇIKTI

Olayın meydana geldiği daireye şüpheliler Nezih Çinkitaş ve Şehnaz Çinkitaş dışında üçüncü bir kişinin girdiğine ilişkin bir delil bulunmadığı kaydedilen iddianamede, "Nezih Çinkitaş, 05 Kasım 2020 tarihli ifadesinde, olay sabahı kahvaltı sofrasının ne salonda ne de mutfakta kurulu olmadığını, evde kahvaltı yapmadığını beyan etti.

Ancak şüpheli Şehnaz Çinkitaş, 04 Kasım 2020 tarihli ifadesinde, olay sabahı eşi Nezih ile birlikte kahvaltı yaptıklarını ve kahvaltı sofrasını toplamadan saat 08.50-09.10 sıralarında evden ayrıldığını beyan etti. Olay yeri inceleme kayıtlarında ve fotoğraflarda kahvaltı yapılan masanın toplu, örtüsünün örtülü ve düzenli olduğunun tespit edildiği, maktulün otopsi raporunda midesinin boş olduğunun ayrıca tespit edildiği" savunuldu. 

ANAHTARLAR 11 GÜN SONRA BULUNDU

Şüpheli Nezih Çinkitaş'ın yine 5 Kasım 2020 tarihli ifadesinde aracının anahtarının ve evin anahtarının salonda bulunan yemek masasının üzerine bıraktığını beyan ettiği hatırlatılan iddianamede, "Olay yeri fotoğrafları incelendiğinde evin salon kısmında bulunan yemek masasının üzerinde araca ait ruhsat ve anahtarlar masa üzerinde bulunmadı. Olay anında ve olaydan birkaç gün sonra yapılan arama ve incelemelerdeki video çekiminde herhangi bir anahtar görülmedi.

Olaydan yaklaşık 11 gün sonra yani 15 Ocak 2001 günü emniyet görevlileri şüpheli Nezih Çinkitaş'ın huzurunda ikamete tekrar gitti. Olay yeri olan odada,  cesedin baş kısmının olduğu yerde camdan anahtarlığın takılı olduğu 4 adet anahtar bulundu. Şüpheli Nezih Çinkitaş'a gösterildiğinde 'doğrudur, anahtar budur' dedi. Olay yerinde bulunamayan kayıp daire anahtarı olaydan 11 gün sonra bulundu" denildi. 

BAŞKA YERDEYDİM YALANINI HTS KAYITLARI ORTAYA ÇIKARDI

Nezih Çinkitaş'ın olay günü değişik sebeplerle Kadıköy ve Acıbadem'e gittiği yönünde ifade verdiği hatırlatılan iddianamede, "18 Ekim 2020 tarihli iletişim tespit tutanağına göre olay tarihinde Nezih Çinkitaş'ın kullanımında olan GSM hattının HTS kayıtları İçerenköy dışında sinyal vermediği" belirtildi. 

'CİCİ ANNESİ' KIZMASIN DİYE EVİN ZİLİNİ ÇALMIYORMUŞ

Hande Çinkitaş'ın olay sabahı 08.50 sıralarında apartman görevlisinin kapısını çaldığı kaydedilen iddianamede, "Apartman görevlisinin eşi Neriman A., ifadesinde, kendi kapılarını niye çaldığını sorduğu, Hande Çinkitaş'ın da, şüpheli Şehnaz Çinkitaş'ı kast ederek, 'cici annem kızıyor' şeklinde yanıt verdiği" iddia edildi. 

OLAY TARİHİNDE 6 AYLIK OLAN 20 YAŞINDAKİ ÜVEY ABİSİNİN DE İFADESİNE YER VERİLDİ

İddianamede, olay tarihinde 6 aylık olan Hande Çinkitaş'ın üvey kardeşi E.Ç.'nin de ifadesine yer verildi. E.Ç., 4 Kasım 2020 tarihli ifadesinde, annesi Şehnaz Çinkitaş'ın babasına, "Hande'yi sen mi öldürdün" diye sorduğunu, babası Nezih Çinkitaş'ın da bu soruya, "Hande'yi, evet ben öldürdüm" şeklinde yanıt verdiğini öne sürdü. 

19 YIL SONRA BIÇAKTA BABANIN DNA'SI TESPİT EDİLDİ

İddianamede, "Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 29 Eylül 2020 tarihli raporuna göre olayda kullanılan bıçağın kesici kısmında majör yoğunlukta şüpheli Nezih Çinkitaş'a ait DNA profili bulunduğu tespitine yer verildi. Bu tespitten önce şüpheli Nezih Çinkitaş'ın bıçağın kesici kısmını eline aldığına yönelik herhangi bir beyanı bulunmuyor" denildi. 

OLAY ANINDA OLAY YERİNDE OLDUKLARI İDDİA EDİLDİ

2001 tarihli parmak izi raporunda bıçak üzerinde Nezih Çinkitaş'a ait parmak izine rastlanmadığı ancak bu yıl alınan 29 Eylül 2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda bıçakta DNA profiline rastlandığı bilgisine yer verilen iddianamede, "Şüpheli Şehnaz Çinkitaş'ın ve şüpheli Nezih Çinkitaş'ın olay tarihinde ve anında olay yeri olan ikametlerinde bulunduklarının sabit olduğu, diğer beyanlarına yönelik çelişkilerin varlığı ve olay tarihinde olayın gerçekleştiği daireye şüpheliler harici üçüncü bir şahsın geldiğine ve olayla herhangi bir bağlantısının olduğuna dair delil, emare ve iddianın bulunmadığı ve bu haliyle şüphelilerin evde oldukları sırada cinayeti birlikte işledikleri hususları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, şüphelilerin birlikte hareket ederek maktulü canavarca hisle, eziyet çektirerek öldürdüklerine dair haklarında kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak deliller elde edildiğinden şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerinin anlaşıldığı" iddia edildi. 

Her iki şüphelinin de, Canavarca hisle eziyet çektirerek alt soydan akrabayı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istendi.  İddianamenin gönderildiği İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15 gün içinde iddianamenin kabulü veya reddi yönünde karar vermesi bekleniyor.