İlk Sinematek kenti Antep

Ali Sait Liman'ın yönettiği belgeselde, Nakıp Ali'nin açtığı ilk sinema salonundan Onat Kutlar, Ülkü Tamer ve Orhan Barlas'ın kurduğu Antep Sinemateki'ne ve günümüze sinemanın Gaziantep'teki macerası gözler önüne seriliyor.

07 Mayıs 2013 Salı, 09:27
Abone Ol google-news

“O zaman sinemaya gidiliyordu. Bugün ise sinemaya filmler seçilerek gidiliyor, filme gidiliyor...” 1924’te Antep ve Güneydoğu Anadolu’nun ilk sinema salonunu açan Nakıp Ali’nin oğlu Doğan Nakıpoğlu’nun, Gaziantep Nar Film Festivali’nde galası gerçekleşen “Büyülü Fener - Gaziantep’te Sinema” belgeselindeki sözleri bunlar. Çığırtkanların çıngırakla duyurduğu filmlere, önünde kuyruklar olan kent sinemalarında gidildiği zamanlar.

Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölüm Başkanı aynı zamanda filmin yönetmeni Yard. Doç. Dr. Ali Sait Liman, filmin bir buçuk yılda tamamlandığını söylüyor: “Filmde anılarını, belgelerini paylaşan makinistler, sinema emektarları olmasaydı bu film de olmayacaktı, belki Gaziantep’te sinema da olmayacaktı.”

Antep’te o günlere tanıklık etmiş isimler yer alıyor filmde: Gaziantep Sinema -Tiyatro Derneği kurucusu Mustafa Bakkaloğlu, makinistler Mustafa Çapar, Ekrem Güç, Nuri Sabırsız, fotoğrafçı Halit Ziya Biçer, gişede başlayıp daha sonra sinema işletmecisi olan Aykut Göktekin, sinemayı babasından devralan Lütfi Yüksekbilgili, Abdülkadir Çimen, oyuncu Arif Erkin, yazar ve araştırmacılar Akten Köylüoğlu, Bilge Kazaz... 2005’te Kadir İnanır’ın Nakıp Ali rolünde yer aldığı “Sinema Bir Mucizedir” filminin yönetmenliğini Tunç Başaran ile üstlenen Memduh Ün de belgeselde yer alıyor.

Zamanında sinemaların bir caddede toplandığı Eski Sinema Sokak’ın yer aldığı Antep’te Nakıp Ali’nin açtığı ilk sinema Ahşap Asri Sineması’nın ardından teker teker yeni sinemalar açılıyor. Eski Belediye yanındaki Dumlupınar Sineması, Yıldız Sineması, Baydar, Şehir, Saray, Büyük Sinema, Marmara, Burç, Site, Arı ve Eti sinemaları.
Nakıp Ali, kurnaz bir işletmeci olarak anılıyor. İlk zamanlar Antep için yeni olan sinemayı insanlara sevdirmek için sinemayı gazinoya çeviriyor ve “çalgılı sinema” kültürünü başlatıyor. Müşteriler önce müzik dinleyip ardından film izliyorlar. Daha sonraları Müzeyyen Senar, Münir Nurettin Selçuk gibi ünlü isimler de sinemada konserler veriyor. Film gösterimleri öncesi gündüz düğünleri de yapılıyor.

Daha sonraları 1 biletle saat 9.00’dan 16.00’ya kadar peş peşe film izleme dönemleri başlıyor. Ardından yazlık sinemalar... 800-2 bin 600 kişilik sinemalarda bir gecede yaklaşık 3 bin bilet kesildiği, çocukların damlarda sazdan ve sinemadan gelen seslerle uyuduğu dönemler. Durdu Tamçelik de bu dönemde köylere pirinç ve mercimek karşılığı motosikletiyle film götürmeye başlıyor.

Daha sonraki yıllar Antepli şair, yazar, çevirmen Ülkü Tamer’in anılarında da anlattığı gibi 1962’de Antep’te İstanbul’dan önce Sinematek kuruluyor. Onat Kutlar, Ülkü Tamer ve Orhan Barlas tarafından kurulan ve Kutlar’ın İstanbul’dan film gönderdiği Sinematek üç yıl kadar faaliyet gösterebiliyor.

Artık Antep’te kaç kent sineması kaldı? Geçen yıl sonuncusu da kapandı. Alışveriş merkezlerinin içinde yer alan 21 salon var günümüzde. Halit Ziya Biçer filmde sinemanın etkisini belki de en yalın biçimde anlatanlardan: “Önümden bir çocuk gidiyor. Fakir mi fakir, üst baş dökülüyor. Ama hızlı gidiyor. O da gidecek işine, çırak. Geç kalmaması lazım. Ama bu çocuk giderken seyrettiği son filmi aynen taklit ediyor. Kovboy gibi ata biniyor, koşturuyor...”

(“Büyülü Fener - Gaziantep’te Sinema” bugün M1 Merkez Nakıp Ali Sineması’nda saat 17.30’da izlenebilir.)