İncirlik pazarlığı

Erdoğan’ın IŞİD operasyonuna ‘askeri, siyasi, lojistik’ destek açıklamasından sonra gözler tezkerelere çevrildi.

24 Eylül 2014 Çarşamba, 23:40
Abone Ol google-news

Musul Başkonsolosluğu ile ilgili rehine krizinin sona ermesinin ardından Ankara, IŞİD’e karşı pozisyonunu değiştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM zirvesi için gittiği ABD’de örgüte karşı kurulan koalisyona “siyasi, askeri ve lojistik” her türlü desteğin değerlendirileceğini söyledi. Edinilen bilgilere göre, bu aşamada ABD, koalisyon güçlerine ait uçakların Türk Hava Sahası’nı kullanması ve İncirlik Üssü’ne konuşlanması için Türkiye’den izin istiyor.

2 Ekim’de TBMM’ye getirilmesi planlanan tezkerede, hükümete bu yetkinin de tanınması bekleniyor. Ankara, hava bombardımanları nedeniyle Türkiye sınırına yönelecek göç dalgasını kontrol etmek için tampon bölge konusunda ise ısrarını sürdürüyor.

 

‘Tampona ayak direyebilirler’

Irak ve Suriye içindeki IŞİD’e karşı yürütülecek olası bir kara harekâtına Türk askerinin katılmasının zor olduğu, hava harekâtına katılımın ise değerlendirilebileceği belirtiliyor.

Türkiye bu kapsamda “No fly zone - uçuşa yasak bölge” ilan edilmesi durumunda koalisyon güçleri ile birlikte hava sahasının denetiminde yer alabilir. Askeri kaynaklar uçuşa yasak bölge uygulamasının yalnızca “hava - hava” tehditleri için değerledirilmemesi gerektiğini, “karadan - havaya” tehditlerin bertaraf edilmesi için de bu uygulamaya ihtiyaç olduğunu kaydetti. Buna göre, helikopter ve uçak gibi hava araçlarının yanı sıra, omuzdan atılabilen füze sistemleri ile uçaksavar gibi silah sistemlerinin susturulması için de uçuşa yasak bölge ilanı gerekiyor.

Kaynaklar, tampon bölge ilanına ise koalisyon güçlerinin ayak direyebileceğini söyledi. Tampon bölgenin ilanı durumunda, bu bölgenin karadan kontrolünün koalisyon güçlerince gerçekleştirilmesi gerektiği belirtildi.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un sözcüsü John Kirby’nin, IŞİD ile mücadelenin yıllar alabileceğini söylemesi ise İncirlik Üssü’ne konuşlanacak Çekiç Güç benzeri yapının yıllarca Türkiye’de kalacağının habercisi olarak yorumlandı. Göç dalgasının Türkiye’ye milyar dolarları aşacak maliyeti de Ankara’yı düşündüren bir diğer konu.

Türkiye, 1.6 milyon Suriyeli mülteciye bugüne kadar 4 milyar doları aşan kaynak ayırdı. Irak ve Suriye’deki hava operasyonları sonucunda 2 ila 4 milyon kişi arasında bir göç dalgasının Türkiye’ye yönelebileceği belirtiliyor.

 

Uçaklar Türkiye’den kalktı yalanlaması

Askeri kaynaklar, Suriye’deki IŞİD hedeflerini vuran uçakların Türkiye’deki üsleri kullandığı yönündeki iddialarını ise yalanladı. Yetkililer, TBMM izni ve hükümet direktifi olmadan yabancı uçakların Türkiye’deki hava üslerini kullanmasına müsaade edilemeyeceğini belirtti.

Askeri kaynaklar, Kobani’deki çatışmalar nedeniyle Türkiye’ye kaçan mültecilerin bir kısmının üzerinde Kalaşnikof piyade tüfekleri yakalandığını da söyledi. 25 kadar Kalaşnikof tüfeğe el konulduğu öğrenildi. Türkiye’ye geçişlere tek noktadan izin verildiği için kontrolün biraz daha kolaylaştığını belirten kaynaklar, polislerin mülteci kamplarındakileri güvenlik soruşturmasından geçirdiğini belirtti.

Aynı kaynaklar, “Ancak 160 bin kişinin güvenlik soruşturmasından geçirilmesi kolay bir olay değil. Çok sağlıklı yapılması da pek mümkün gözükmüyor” dedi.