İsrail’de ağır bir vaka pasif aşıyla iyileştirildi

11 bin 235 koronavirüs vakasının görüldüğü İsrail'de salgınla mücadele etmek adına umut veren bir adım atıldı. Ülkenin çok okunan gazetelerinden Jerusalem Post, geliştirilen yeni "pasif aşı" ile 29 yaşındaki durumu ağır olan bir hastanın iyileştirildiğini duyurdu.

13 Nisan 2020 Pazartesi, 17:03
İsrail’de ağır bir vaka pasif aşıyla iyileştirildi
Abone Ol google-news

Koronavirüsten etkilenen vaka sayısı 1 milyon 865 bini geçerken, İsrail’den umut verici bir haber geldi… İsrail’in çok okunan gazetelerinden Jerusalem Post’ta yer alan haberde, bilim insanlarının geliştirdiği yeni “pasif aşı”nın durumu çok ağır olan 29 yaşındaki bir Kovid-19 hastasını iyileştirdiği belirtildi.

Aşırı dindar olan 29 yaşındaki hastanın Samson Assuta Ashdod Üniversite Hastanesi’nde tedavi altına alındığı ve bazı donörlerden alınan plazma sayesinde durumunun stabil hale getirildiği belirtildi.

İsrail’in en genç koronavirüs hastalarından biri olan ve ismi açıklanmayan adamın bir buçuk haftadır hastanede tedavi altında olduğu belirtildi. İsrail’in kan araştırmaları ve bağışı konusunda önde gelen kurumlarından olan MDA’nın Genel Direktör Yardımcısı olarak çalışan Profesör Eliat Shinar, farklı hastanelerde de bu tedavinin kullanıldığını duyurdu.

Shinar, “Koronavirüsten kurtulan hastalardan alınan plazmalar, pasif aşı yaratmak için kullanılıyor. Kovid-19’u yenen hastaların plazmalarında antikor ya da virüsü öldüren protein olduğu için bunların hastalarda kullanılmasının faydalı olduğunu düşünüyoruz” dedi.

İsrail’in yıllardır plazma bağışı kabul ettiğini söyleyen Shinar, “Aşı yaratmanın ilk farkındayız. Bu noktada plazmaları dondurarak ülkedeki diğer hastanelere gönderiyoruz ve transfüzyon aracılığıyla hastaları iyileştirmeye çalışıyoruz. İkinci aşamada ise antikor konsantresi oluşturmaya yetecek kadar plazma toplamak ve bunları hastalar üzerinde kullanmak” dedi.

Jerusalem Post’un haberinde antikorların olduğu plazma tedavisinin 2002 yılında SARS hastalarında da kullanıldığı belirtildi. Pasif aşı sisteminde henüz oluşmamış antikorlar kullanılırken aktif aşıda ise ölü ya da zayıflamış virüslerin vücutta bağışıklık yaratması mantığı esas alınıyor.