Kadın cinayetleri ile gündeme gelen gelecekteki hayat indirimi nedir?

Yaşam mücadelesi veren kadınlar, bir taraftan da hakimin takdiri ile ‘Gelecekteki hayat indirimi’ sonucu cezası azaltılan faillerle mücadele ediyor.

05 Temmuz 2021 Pazartesi, 10:49
Kadın cinayetleri ile gündeme gelen gelecekteki hayat indirimi nedir?
Abone Ol google-news

Türkiye kadın cinayetleri, çocuk istismarı haberleri ile sarsılırken; katiller, istismarcılar da cezalarına yapılan indirimlerle gündem oluyor. Kamuoyunda sıkça duyulan 'Gelecekteki hayat indirimi' son olarak, evli olduğu Handan Aşkın’ı silahla vurarak felç olmasına sebep olan Emre Aşkın davası ile gündeme geldi. Handan Aşkın'ın ağabeyini de ağır yaralayan Emre Aşkın’a 'iyi hal' indirimli 23 yıl hapis cezası verildi. Aşkın’ın 'pişmanlığı ve verilecek cezanın geleceği üzerindeki etkileri' indirim sebebi sayıldı.

'Peki benim geleceğim ne olacak?' diyerek karara tepki gösteren ve Emre Aşkın'dan hala tehditler aldığını söyleyen Handan Aşkın, 'Çıkarsa kaldığı yerden devam edecek hayatımı zindana çevirecek' dedi.

Kamuoyunda tepki çeken bu kararı ve 'gelecekteki hayat indirimini', Avukat Ferah Girgin Cumhuriyet.com.tr'den İrem Ece Çabuk'a anlattı.

'HAKİMİN TAKDİR YETKİSİ...'

'Gelecekteki hayat indirimi  ile kastedilen aslında TCY’nin 62./2maddesinde düzenlenmiş olan cezayı azaltan takdiri indirim nedenidir. Uygulamada iyi hal indirimi olarak bilinmektedir' diyen Girgin, 'Bir kimsenin iyi hal indiriminden yararlanması için somut olayın özelliğine göre bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Bir başka deyişle failin geçmişi,sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları,cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak hakim tarafından cezada indirim yapılabilir. Örneğin sanığın sabıkasız olması, suçun işlenmesinden sonraki tutum ve davranışları , pişman olup  kendiliğinden  teslim olması, mağdura yardım etmesi, hastaneye götürmesi,yargılama esnasındaki tutum ve davranışları vs. sebeplerle hakime cezada 1/6 indirim yapma takdir yetkisi verir. Aynı zamanda TCK 62/2 uygulanarak  fail yararına ağırlaştırılmış müebbet cezası yerine de müebbet hapis cezası, müebbet hapis cezası yerine de 25 yıl hapis cezası verilmektedir' dedi.

'Hakimin takdir yetkisi olan iyi hal indirimin gayesi aslında failin yeniden topluma kazandırılması ve ıslahı amacıdır" diyen Girgin, "Hal böyle iken mahkemelerce ekseriyetle somut olayın özellikleri gerektirmediği halde adeta her sanığa bu maddenin uygulandığı,sanığın gelecekteki hayatının olumsuz etkilenmemesi gerekçesiyle haksız kararlar verildiği de görülmektedir' şeklinde konuştu.

CEZASININ TAMAMINI ÇEKMEDEN TAHLİYE OLUYOR

Gelecekteki hayat indiriminin İnfaz Yasası’yla bağlantısını açıklayan Ferah Girgin, 'Gelecekteki hayat indiriminden kastedilen hakimin verilecek cezayı belirlerken cezayı azalttığı takdiri indirim nedenidir. İnfaz yasası ise  hükmedilen cezayı hükümlülerin nasıl çekeceklerini düzenleyen bir yasadır. Ancak  ülkemizde uygulanan infaz  rejimi  son yıllardaki değişikliklerle adeta örtülü af halini almıştır. Çünkü   hükümlüler hükmedilen  cezasını tamamlamadan belirli bir süre  sonra tahliye edilmektedir. Bu da mağdur yakınlarını ve kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Bir başka deyişle suçu sabit olan kişinin cezası önce takdiri indirim nedeniyle (iyi hal indirimi) indiriliyor daha  sonra da infaz yasasıyla  bir indirim daha yapılarak cezasının tamamını  çekmeden tahliye oluyor' dedi.

ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜSTEN CEZA İSTENMİŞTİ

'Emre Aşkın davasında duruşma savcısı, davayla ilgili mütalaasını vererek sanığın eşe karşı öldürmeye teşebbüs ve kayınbiraderine karşı ise kasten öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah suçundan da cezalandırılmasını istemişti. Handan Aşkın'ın avukatı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı ise sanığın eylemini tasarlayarak öldürme eylemini oluşturduğunu, iyi hal ve haksız tahrik indirimi uygulanmasını istemediklerini belirtmişti.

Sanık avukatı ise eylemin tasarlayarak adam öldürme suçunu oluşturamayacağını belirterek sanığın tahliyesini istedi.

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Emre Aşkın’ı, Handan Aşkın’ı ve Sedat Sevin’i ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından iyi hal indirimi uygulayarak 29 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Dosyayı inceleyen Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, cezayı fazla bularak ‘makul’ ceza verilmesi için kararı bozdu. Yeniden görülen davada, Emre Aşkın, 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.'

'HAKKANİYETE AYKIRI OLDUĞU DÜŞÜNCESİNDEYİM'

Bu karara ilişkin konuşan Girgin, 'Söz konusu dava dosyası  ve yargılama süreci hakkında bir bilgim bulunmamakta o yüzden yapacağım yorumlar  olaya dair sadece sosyal medyadaki haberlere dayalı olacaktır. Bu haberlerden anladığım kadarıyla Emre Aşkın isimli şahıs kendisine boşanma davası açan eşini ve kayınbiraderini silahla yaralıyor ve eşinin felç kalmasına neden oluyor. Sanığa eşini  öldürmeye teşebbüsten 16 yıl 8 ay hapis cezası ve kayınbiraderini kasten öldürmeye teşebbüsten   12 yıl 6 ay hapis cezası veriliyor. Yerel mahkemenin bu kararı, Yargıtay tarafından her iki mağdura karşı ayrı ayrı makul cezalar verilmesi yerine üst sınırdan hapis cezası belirlenerek fazla cezalar verilmesi hususunun bozma nedeni yapılarak bozulmuş Yerel mahkeme de bozma ilamı doğrultusunda iyi hal (gelecekteki hayat indirimi) uygulayarak sanığın her iki mağdura karşı olan cezasında indirim yapmış. Yerel mahkeme gerekçeli kararında sanık Emre Aşkın’ın pişman olması ve verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerini lehine indirim sebebi olarak uygulayarak cezasında iyi hal indirimi yapmış. Mağdurlar haklı olarak bu karar tepki duymuşlardır. Çünkü mahkeme iyi hal indirimi uygularken bunun gerekçesini de açıklamak zorundadır. Eğer dosyada indirimi gerektirecek somut şartlar yoksa iyi hal indirimi uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğu düşüncesindeyim' şeklinde konuştu.

'KADINA ŞİDDET TOPLUMUN KANAYAN BİR YARASI'

Kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin toplumun kanayan bir yarası olduğunu belirten Girgin, 'Nitekim içinde yaşadığımız toplumda erkekler hangi sosyoekonomik sınıfta olursa olsun kadına karşı şiddet içeren davranışlar içerisine girebiliyorlar. Bir başka deyişle kadınlar erkekler tarafından sadece fiziksel şiddete maruz kalmıyorlar hakaret, aşağılanma, değer vermeme, beğenmeme  gibi kadını yok sayan bir bakış açısıyla psikolojik, duygusal ve ekonomik şiddete de maruz kalıyorlar. Bu şiddet toplumsal ve kültürel olarak o kadar normal kabule ediliyor ki biz buna ancak öldürmeye vardığında tepki gösterebiliyoruz. Yine mahkemelerin  bu sanıklar hakkında indirim uygularken kendi bakış açılarına,hayat görüşlerine göre cezalarında indirim yaptıklarını görüyoruz. Halbuki bu değerlendirmenin  bedensel bütünlüğü ,yaşam hakkı ihlal edilmiş ya da edilmek istenen kadınlar yönünden insan hakları evrensel değerlerine göre yapılması gerekir' dedi.

'MAHKEMELERİN VERDİĞİ HAKSIZ KARARLARDAN GÜÇ ALIYORLAR'

'Sanıklar mahkemelerin verdiği bu haksız kararlardan adeta güç alarak, haksız tahrik ve iyi hal indiriminin lehlerine uygulanması için mağdur ettikleri kadınlara akıl almaz iftiralar atıyorlar" diyen Girgin, "Karısını öldürmüş yada yaralamış sanıklar savunmalarında ekseriyetle 'Beni aldatıyordu, erkekliğime laf etti bana hakaret etti' gibi  gerçek dışı soyut beyanlarla haksız tahrik indiriminden yararlanıyor yada aklım başımda değildi çok  pişmanım diyerek iyi hal indiriminden yararlanıyorlar" diye konuştu.

'HAKSIZ VE HUKUKA AYKIRI BİR UYGULAMA'

'Evli olduğu kadını 'Sosyal medyada çok gözükmesin, kendini bu kadar rahat hissetmesin, bir firar etmeme bakar, kaldığım işe devam ederim' diyerek sosyal medyadan tehdit eden Emre Aşkın'ın iyi hal indirimi almasına yönelik konuşan Girgin, 'Dosya içeriğini bilmediğim için somut davada Emre Aşkın’ın iyi hal indirimini neye dayanarak aldığı hususunda bir beyanda bulunmam mümkün değil. Ancak uygulamada iyi hal indiriminin neredeyse hemen her sanık hakkında şartlar oluşmadan gerekçesizce uygulandığını görüyoruz. Bu yönüyle de iyi hal ve haksız tahrik indiriminin erkeklere güç veren haksız ve hukuka aykırı bir uygulama olduğunu görmekteyiz" ifadelerini kullandı.