Kadınlara dışarıda, erkeklere evde iş yok

Her yıl tekrarlanan Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı araştırması, kadının çalışmasının maddi karşılığı olmadığını ortaya koyuyor. Kadın erkek eşitliğinin olmadığını erkekler de kabul ediyor.

11 Mart 2020 Çarşamba, 06:00
Kadınlara dışarıda, erkeklere evde iş yok
Abone Ol google-news

Altı yıldır sonuçlarını merakla beklediğim, “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı” üzerine Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırma sonuçlarına geçmeden araştırmanın yapıldığı nüfus tanıtımında kentli sayısının yüzde 92’ye çıktığını duymak ilk şaşkınlığım! Herkes şehirli olmuş, köy, kasaba kalmamış ki biz tarımsal üretim bekleyelim, tabii ki her şeyi dışarıdan ithal edeceğiz. Tabii bu gelenlerin kentli oldukları anlamına gelmiyor ne yazık ki. Araştırma nüfusunun genel özellikleri yüzde 63’ünün evli, kadınların daha az eğitimli ve ev kadını, erkeklerin de mavi yakalı işçi olması. Yani toplum ortalaması bu. Gelelim araştırmanın çarpıcı sonuçlarına. “Siyasetle ilgilenmiyorum” diyenlerin oranı 5 yılda istikrarlı bir biçimde artmış, erkekler daha milliyetçi olmuş. Haberlerden sıkılmışlar, anlaşılan. Ailenin çocuklarıyla ilgilenme oranı gençlerde artmış, ama çocuğa hâlâ anne bakıyor. 

“Çocukla hiç ilgilenmiyorum, hatta hiç oyun oynamıyorum” diyen “Baba”ların oranı yüzde 30! Ev işlerine katılımda erkekler dışarıyla olan işleri, kadınlar ev içi işleri yüklenip başka da bir katılım bile beklemiyor. Kadının toplumda yaşadığı en büyük sorun şiddet. “Aile içinde şiddet olabilir” diyenlerin oranının yıllar içinde azalması memnuniyet verici ama hâlâ olur canım diyenler de var. “Ekonomik durum kötüye gidiyor” diyenler kadın erkek yüzde 70’lerin üzerinde, kadınların yarıya yakını ücret aldığı bir işte çalışmıyor. Yoksa tabii ki evde çalışıyor ama istihdam piyasasında yok. Bir kere çalışmış olanlar da çocuk bakmak için işi bırakmak zorunda kalmış. İş imkânı, çocuk ve ev bakım desteği ve güvenli ortam olsa kadınlar çalışmak istiyor ama olanak yok. Bu da işgücünün yarısından ülke olarak faydalanılmıyor demek. Ve bunun getirdiği sonuçlar. Kadınların yarısının banka hesabı yok, kredi kartı sahibi olanlar yüzde 30 dolayında. Şaşırtıcı sonuçlardan biri, güven konusunda. İnsanımız kime güven duyuyor sizce? Birinci derece kan bağı olan sırasıyla anne baba, çocuk gibi akrabalarına ve daha az olarak eşine. Aile dışı ise, asker, polis, arkadaştan sonra akrabalar geliyor. Aynı mahallede ve şehirde yaşadıkları insanlara ise hiç güvenmiyorlar. Bu nedenle akşam hava karardıktan sonra çocukların ve kadınların sokakta kalmaları onay görmüyor. Çocuklarına aşıladıkları ve bekledikleri değerler ise ilginç. Sorumluluk sahibi ve dürüst, hatta hoşgörülü olmaları, itaatkâr ve dindar olmalarından daha önce geliyor? Oysa bu profilde beklenen yanıt farklı. Halkımız aslında farkındalıklarını geliştiriyor. Örneğin “Kadın erkek eşitliği var mı” sorusuna toplum yüzde 80 oranında “yok” diyebiliyor. Sorunları saptıyor ama değiştirmek için yeterli enerji ve gücü yok. Kadir Has Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mary Lou’nun paylaştığı araştırma sonuçları elbette bundan çok fazla. Onları da yeri geldikçe tartışmaya devam ederiz.