Kara Roman’ın sert dedektifi

William Mcllvanney’nin yarattığı dünyada Adli Tıp’ın nimetlerinden faydalanan, bürokrasiyle boğuşan klasik polislere değil, suç çetelerinin karanlık dünyasını iyi bilen baş belası polislere yer var!

30 Ekim 2020 Cuma, 16:46
Abone Ol google-news

Ian Rankın’ın dedektifi John Rebus’un maceralarından sonra William Mcllvanney’in, yine İskoçya’da geçen suç hikâyelerini okumak biz polisiye tutkunları için büyük bir nimet. Mcllvanney yarattığı dedektif Jack Laidlaw tiplemesiyle ilk iki kitabında (Laidlaw Soruşturması ve Tony Veitch Belgeleri) büyük bir başarı göstererek Hançer Ödülleri’ni kimseye kaptırmadı.

Yazarın ikinci romanı olan Tony Veitch Belgeleri için öncelikle aksiyon yüklü bir polisiye olmadığını söylemeliyim. Kitabın daha çok; ilişkilerin ağırlıklı olarak işlendiği, birbiri içine girmiş karışık düğümlerin çözüldüğü bir hikâyesi var.

Okuma boyunca Hammett, Chandler, Macdonald esintilerini çokça hissediyoruz; yazar, kara romanın iplerini elinden hiç bırakmıyor. Romanın bir özelliği de, hikâye boyunca hiç görmediğimiz Tony Veitch’i büyük bir gizem içinde tutuyor olması...

Baş karakterimiz Jack Laidlaw emniyet örgütünün gücünü arkasına alan, adli tıbbın nimetlerinden faydalanan, bürokrasiyle boğuşan o klasik polislerden değil. Aksine, Kara Roman türünün sert dedektiflerinden izler taşıyor, suç çetelerinin karanlık dünyasını iyi biliyor, aralarında cesurca dolaşıyor. Akıllı ve inatçı... Kısacası, tam bir baş belası!

ALKOLİK BİR SERSERİNİN SON ARZUSU

Eck Adamson evsiz yurtsuz, kışın düşkünler evinde, yazları nereyi bulursa orada kalan, alkolik bir serseridir. Hastanede ölüm döşeğinde yatarken İskoç Cinayet Masası’nın kıdemli dedektifi Jack Laidlaw’ı çağırtır. Jack, sokaklardan tanıdığı Eck'i ziyarete gittiğinde Eck konuşmadan kısa süre sonra ölür. Ancak ölmeden önce Jack’e bir zarf bırakmıştır.

Mektupta Eck’in son arzusu ve vasiyeti yazılıdır. Eck'in vasiyeti tükenmez kalemle erdem üzerine yazılmış felsefi bir paragraftan, paragrafın altında başka birinin el yazısıyla eklenmiş olan Pollokshields’teki bir adresten, Lynsey Farren adlı bir kadının ve öldürülmüş zorba bir suç makinası olan Paddy Collins’in isminden, “Crib Barı” kelimelerinden ve 9464946 numarasından oluşmaktadır.

Peki ama Ayyaş Eck Adamson’un Paddy Collins’le nasıl bir bağlantısı olabilir?

Öldürülen Paddy Collins’in sürekli ince çizgili takım elbise giyen, "veba" lakaplı, can alan kayınbiraderi Cam Colvin ile çetesi Mickey Ballater ve iri kıyım Panda Paterson katilin peşine düşer.

Cam Colvin eniştesinin Crib Bar’da tanıştığı bir adamdan para geleceğini çünkü adamın ona borcu olduğunu öğrenir. Çete üyesi Mickey Ballater ise, Paddy Collins’in, öldürülmeden hemen önce kendisini Tony Veitch isimli biriyle tanıştırmaya niyetlendiğini anlatır.

Büyük bir olasılıkla Paddy Collins’in katili Tony Veitch’dir. Peki, kimdir bu Tony Veitch? Glascow Üniversitesi’nde okuyan, üstün zekalı, yirmi bir yaşında bir öğrencidir.

Hikâye boyunca Laidlaw, Tony Veitch’i bulmak için uğraşır ve düğümleri çözmeye çalışır. Herkes Tony Veitch’i aramaktadır oysa yer yarılmış Tony Veitch içine girmiştir. Hakkında konuşuldukça ve arandıkça Veitch'in gizemi daha da büyür.

Sonunda Tony Veitch’le tanışabilecek miyiz, Tony Veitch gerçekten katil midir, Tony Veitch’in gizemli belgelerinde ne yazılıdır, ve daha da önemli soru, Tony Veitch hayatta mıdır?

Tony Veitch Belgeleri / William Mcllvanney / Çeviren: Fırat Yıldız / Ayrıntı Yayınları / 301 s.