Magazin terörünü akademisyenler yorumladı

Oyuncu Timuçin Esen'in magazin muhabirleri ile yaşadığı tartışma sonucu, kelepçelenerek karakola götürülmesiyle son bulan olayı akademisyenler yorumladı. Akademisyenler, "Gazetecilerin haberin içine giremeyeceği" konusunda hemfikir.

14 Ekim 2009 Çarşamba, 12:06
Abone Ol google-news

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof Dr. Nurdoğan Rigel, gazeteciliğin kodlarının evrensel olduğunu ve bu kodlar içinde etik kodların en önemlisini teşkil ettiğini söyledi.

Gazeteciliğin hem bir mesafe hem bir ilişki mesleği olduğuna dikkati çeken Rigel, mesafe aşılıp, ilişki arttığında bu sonuçların oluştuğunu ifade etti.

 

"Gazeteci haberin içine giremez"

Rigel, güvenlik mesafesinin hem toplumsal güvenlik hem de sosyal sorumluluk açısından korunması gerektiğini belirterek, gazetecinin haberin içine giremeyeceğini söyledi. Rigel, oysa yaşanan olaylarda gazetecinin haber kaynağının hayatına mal olacak hareketler yaptığını, haber kaynağının prestijini yok ettiğini ve mesafenin çoktan aşılmış olduğunu dile getirdi.

Sevilen bir sanatçının yerlerde sürünerek fotoğrafının veya görüntüsünün çekilmesinin kimseye bir faydası olamayacağını anlatan Prof. Dr. Rigel şöyle konuştu:

''Gördüğüm kadarıyla sorun alaylı ve okullu gazeteci farkından kaynaklanıyor. Sanırım gazeteciler, sanatçılar hakkında 'Biz sizi ünlü yaptık, eğer istersek sizi yerlerde sürüyebiliriz' diye düşünüyorlar. Bir de o magazin gazetecilerinin eğitim durumları da önemli, psikoloji, sosyoloji eğitimi almışlar mı, meslek eğitimi ile ilgili eğitim almışlar mı? Bazı derslerin alınmaması hem toplumu hem bireyi zorluyor o yüzden gazetecilikte eğitimin çok önemli olduğunu özellikle belirtmek isterim''

 

"Haber üretemiyorlar"

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Orkan, son günlerde magazin muhabirleri ile sanatçılar arasında yaşanan polemiklerin magazin gazeteciliğini olumsuz etkilediğini belirtti.

Prof. Dr. Orkan, medyanın genel bir sorunu olduğunu ve haber üretemediğini belirterek, başka haber olmadığı için magazin haberciliğinin ön plana çıktığını, tekrar tekrar aynı görüntülerin verildiğini ifade etti.



"Gazeteciler sınırını bilmiyor"

Türkiye Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (SESAM) Başkanı Ragıp Yılmaz Atadeniz, özel hayatların özel kalması gerektiğini, mümkün olduğu kadar basının bunları mesele haline getirmemesini istediklerini söyledi. Atadeniz, ''Ben işimi yapıyorum'' diyerek kendini savunan gazetecilerin, işin hududunun nereye kadar olduğunu bilmediğini, bu sınırın iyi çizilmesi ve magazincilerin de bu hududu aşmaması gerektiğini belirtti.
Sınırların bilinmemesinden dolayı hoş olmayan sahnelerin yaşandığını ifade edenAtadeniz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Karşımıza çıkan bir sanatçı, yanındaki bir hanımdan dolayı sinirli davranıyor. İnsan etten ve kemikten yapılmıştır. Bunlar normal olaylardır ancak, bu hareketlerinden dolayı suçlu hale geliyorlar. Onlar da kendilerini koruma altına almak istiyorlar ve 'Bizim özel hayatımız halka karşı gösterilmemeli' diyorlar. Sanatçılar bir simge, bir örnektir, onlar zedelenmemeli diye düşünüyorum. O sanatçının yerinde siz de olabilirsiniz, biraz da böyle düşünsün gazeteciler. Sanatçı halka mal olmuş birisidir ve halka mal olmuş kişilerin de iyi örnek olması gerekir.''

Hem gazetecinin hem de sanatçının çocukları düşünerek hassas davranması gerektiğini dile getiren Atadeniz, karşılıklı anlayışın bittiği yerde çok acı olayların yaşandığına dikkati çekerek, Lady Diana'nın ölümünün bunun en belirgin örneği olduğunu vurguladı.

Atadeniz, magazin gazetecilerinin de bir öz eleştiriye ihtiyacı olduğunu ifade ederek, ''Başınızda üç dört tane flaş patlarken ne hissedersiniz, siz gazeteciler özel hayatınızda hiç mi hata yapmıyorsunuz, bu hataların herkesin gözü önünde sergilenmesi sizi hiç mi rahatsız etmezdi? Eder tabii... Bazı şeylerin de gizli kalması gerektiğine inanıyorum. Gazeteciler kendilerinin de etten ve kemikten yapıldığını lütfen unutmasınlar. Çok munis bir insan birden bire canavar kesilebiliyor'' görüşünü dile getirdi.
 

''Bizi hakir görmesinler"

Magazin Gazetecileri Derneği Başkanı Sinan Tosun ise Timuçin Esen olayında suçun tamamen sanatçının arkadaşlarında olduğunu savunarak, şöyle konuştu:

''Bir sanatçının yanındaki arkadaşları insanı rezil de eder vezir de. Sanatçıların yanındaki arkadaşlarına dikkat etmesi gerekir. Hani bize hep küçükken söylemezler miydi 'Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim' diye...

Hırsız-Polis dizisiyle bu milletin gönlünde taht kurduysanız, arkadaşlarınızı seçerken daha dikkatli, itinalı olmalısınız. O gece Star Magazin Programı'ndan bir kameraman arka kapıdan Esen'in kız arkadaşını çıkartmaya çalışmasını çekiyor. 1.5 dakikalık bir görüntü alıyor. Daha sonra Esen de ondan kaçmak için ön kapıya yöneliyor. Orada da Sözcü gazetesinden Abdullah Evrenoğlu arkadaşımız ile karşılaşıyor. O çekmiş gibi arkadaşın boynuna sarılıyor. Daha sonra Esen'in arkadaşları gazetecilere saldırıyor. Ayıracakları yerde ateşe körükle gidiyorlar. 'Ben Timuçin'im beni çek' diye gazetecilere bağırıyorlar.''
Bu olayın ''magazin terörü'' olarak ilan edilmesine bir anlam veremediğini belirten Tosun, tarafsız habercilik yapılması gerektiğini belirtti.

Sinan Tosun, ''Terör işleyecek ne yaptık biz?. Dikkat ederseniz görüntülerde bir tane gazeteci yok, sadece polisle Timuçin'in arkadaşları var. Biz nasıl terör yaratmışız. Hadi biz de işin içinde oluruz, biz de yumruk atarız o zaman deriz ki 'tamam biz de işin için de varız' ama yok böyle bir şey'' diye konuştu.

Bir akşam eğlenmeye giden bir sanatçıya zorla mikrofon uzatılamayacağını anlatan Tosun, bir kere mikrofon uzatıldığında eğer sanatçı cevap vermiyorsa tekrar tekrar uzatmanın anlamı olmadığını, bu olayın tahrike girdiğini söyledi.

Magazin gazetecileri olarak, kendilerinin de özeleştiri yapmaları gerektiğini ifade eden Tosun, arkadaşlarına seslenerek, ''Karşınızdaki insanı tahrik etmeyin. Haberciliği bir seferlik düşünmeyin. Karşınızdaki insanın o an sempatisini, sevgisini ve güvenini kazanırsanız o insan ilerleyen zaman diliminde size çok daha güzel işler verecektir'' dedi.

Tiyatro sanatçısı Levent Kırca'nın tavrına da değinen Tosun, o olayda böcek atılmadığını, kız arkadaşıyla bir balıkçıda oturan Kırca'nın birkaç kare fotoğrafının çekildiğini, basın yasalarına göre kamuya açık alanda resim çekilebileceğini söyledi.

Bazı magazin programlarında, ''ucuz olsun'' diye kalitesiz, deneyimsiz ve eğitimsiz insanların çalıştırıldığını bildiren Tosun, ''İçimizdeki çürük elmaları temizlememiz lazım. Ama sanatçılarımız da magazin gazetecilerini hakir görmesinler. Bizlerle iletişim kursunlar. Amacını aşan birkaç arkadaşımız var. Birkaç tane hatalı arkadaşımızın davranışının tüm magazin gazetecilerine mal edilmesi de çok yanlıştır. Bir kişi yüzünden hepimiz suçlanamayız'' dedi.