Mısır'la normalleşmeyi değerlendiren Güller, "Erdoğan'ın hayali gerçek olamadı" dedi

Mısır'la 8 yıl sonra diplomatik temasların başlaması tartışılmaya devam ediliyor. Cumhuriyet yazarı Mehmet Ali Güller, Mısır'la başlayan temaslar için “maliyetli gecikme” nitelemesi yaptı ve “Ankara için asıl atılması gereken adım, Şam’la anlaşmadır; asıl kritik önemde olan ihtiyaç budur" dedi.

13 Mart 2021 Cumartesi, 12:05
Mısır'la normalleşmeyi değerlendiren Güller,
Abone Ol google-news

Türkiye ile Mısır arasında 8 yılın ardından diplomatik temasların başladığı açıklandı. Temaslar, başta Doğu Akdeniz olmak üzere, bölge siyaseti için önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. 

Gazetemiz yazarı Mehmet Ali Güller, “İhvancılığın iflası” başlıklı yazısında, hem Mısır’la olan temasları hem de Ankara’nın dış politikada atması gereken adımları ele aldı. 

Güller, Mısır’la 8 yıl sonra başlayan temaslar için, “maliyetli gecikme” nitelemesi yaparken, “Ankara için asıl atılması gereken adım, Şam’la anlaşmadır; asıl kritik önemde olan ihtiyaç budur. Türkiye’nin Suriye’yle barış yoluna girmesi, sadece iki komşunun sorunlarını değil, daha büyük ölçekte sorunları çözecektir” ifadelerini kullandı. 

“İHVANCI BAKIŞLA KENDİ İKTİDAR ÇIKARINI ESAS ALDI”

Mehmet Ali Güller, yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu müjdeyi verdi: ‘Mısır’la diplomatik düzeyde temaslarımız başladı.’

Peki, ne oldu? İhvancı Mursi’yi deviren Sisi nedeniyle diplomatik ilişkilerin en alt seviyeye indirildiği Mısır’da yönetim mi değişti? Hayır. Çavuşoğlu, hem Mısır’ın hem de Türkiye’nin görüşmeye önkoşulsuz başladığını belirtti.

Çünkü Türkiye’nin ulusal çıkarı, ben dahil çoğumuzun yıllardır belirttiği gibi Ankara ile Kahire’nin Doğu Akdeniz’de işbirliği yapmasından geçiyordu. AKP iktidarı ise Türkiye’nin ulusal çıkarını değil, Sünni mezhepçi ve dar İhvancı bakışla kendi iktidar çıkarını esas aldı, ülkemize koca bir sekiz yıl kaybettirdi!

Aynı durum, daha da ağır olarak Suriye’yle sürüyor. AKP’nin Esad rejimini yıkma hedefinin en önemli nedenlerinin başında, Şam’da İhvancı bir hükümet görmek arzusu vardı. Nitekim, Davutoğlu elinde İhvancıların adlarının olduğu bir listeyle Şam’a gitmiş ve Beşşar Esad’dan o isimleri hükümete almasını istemişti.

Sonuç? Esad rejimi ayakta, Davutoğlu ise AKP iktidarından dışlanmış durumda. Suriye’de rejim değiştirme hayalinin Türkiye’ye kaybettirdikleri ise ortada…”

“ASIL ATILMASI GEREKEN ADIM”

“Türkiye’nin Mısır’la normalleşmeye başlaması, kuşkusuz oldukça ‘maliyetli bir gecikme’ oldu” diyen Güller, yazısını şöyle sürdürdü: 

“Elbette bugün adım atmak, yarın adım atacak olmaktan daha iyidir, olumludur, Türkiye adına kazançtır.

Öte yandan Ankara için asıl atılması gereken adım, Şam’la anlaşmadır; asıl kritik önemde olan ihtiyaç budur. Türkiye’nin Suriye’yle barış yoluna girmesi, sadece iki komşunun sorunlarını değil, daha büyük ölçekte sorunları çözecektir; ABD’nin bölgemize dair “enerji koridoru” inşa etme planlarını da Doğu Akdeniz’deki büyük güç mücadelesini de Türkiye ve bölge yararına etkileyecektir…”

ERDOĞAN'IN HAYALİ GERÇEK OLAMADI

Mehmet Ali Güller, yazısını şöyle noktaladı:

"Mısır’la Sisi değişmeden diplomatik görüşmelere başlamak Türkiye’nin değil ama AKP iktidarının geri adımıdır. Türkiye’nin yararına geri adımdır. Zira AKP ile Türkiye’nin çıkarları, çoğu konuda çelişmektedir. Öyle ki AKP’nin geri adımı, Türkiye’nin ileri adımıdır!

Umarız Mısır’la bu normalleşme belirtileri, hızla Suriye konusunda da anlaşma yolunu açar. Suriye konusunda atılacak “geri adım” Türkiye açısından çok daha yararlı bir ileri adım olacaktır.

Suriye’yle 11 yılın, Mısır’la 8 yılın kaybının maliyeti, elbette muhasebesi daha çokça yapılacak bir konudur.

Sonuç olarak…

Erdoğan’ın Ankara’dan Şam’a, oradan Gazze üzerinden Kahire’ye ve devamında Trablus ve Tunus’a uzanan İhvancı rejimler zinciri hayali; hayaldi, gerçek olamadı.

İhvancılık Mısır’da ve Tunus’ta bir yılda kaybetti, Şam’a giremedi, Libya’da da adım adım kaybediyor.

Ve İhvancılık en sonunda Türkiye’de de kaybedecek: İşte yeni anayasa, seçim kanunu, insan hakları eylem planı, reform vs. hepsi AKP’nin iktidarını sürdürebilme arayışları içindir.”