Reçete İzmir İktisat Kongresi'nde

KONUK YAZAR | Murat Serdar Koç, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

19 Mayıs 2021 Çarşamba, 17:46
Reçete İzmir İktisat Kongresi'nde
Abone Ol google-news

Birkaç gündür Tüik (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerini inceliyorum. Durumun ne kadar zorlu olduğunu ve işlerin nasıl sarpa sardığını çok daha iyi anlıyorum. Tuik’in sitesine girildiğinde işgücü istatistiklerinde “Hanehalkı İşgücü Araştırması'nda 2021 Ocak ayından itibaren, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile eş zamanlı olarak; Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 19. Çalışma İstatistikçileri Konferansı (ICLS) kararlarına ve ilgili AB tüzüğüne uyum sağlamak amacıyla yeni düzenlemelere geçilmiştir. Belirtilen düzenlemelere ilişkin sonuçlar ilk defa 2021 Ocak ayı haber bülteni ile birlikte kamuoyu ile paylaşılmış olup bu bültende yer alan 2020 yıllık sonuçları eski tanım ve kavramlar dikkate alınarak hesaplanmıştır.” yazısının hemen altında “İşsizlik oranı %13,2 seviyesinde gerçekleşti.” diye ayrı bir başlık açılarak veriler kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Bu klasik anlamında bir istatistikin kamuoyuyla paylaşılması aslında ülkemizdeki acı gerçeğin gün yüzüne çıkması aslında. Burada önemli olan %13,2 içinde olanlar ve olmayanlar olarak ikiye ayırmak da fayda var. Çalışanlar kendi sorunlarıyla mücadele ede dursunlar. Çalışmayanlar ise; bu hiç de azımsanmayacak bir rakam değil, (Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılında bir önceki yıla göre 408 bin kişi azalarak 4 milyon 61 bin kişi oldu.) baktığımızda. 

Ülkemizde kayıtlara geçmiş 4 milyon 61 bin kişi neredeyse 4 milyon 394 bin nüfuslu İzmir nüfusuna eş değer bir işsiz birey demek. Bu illere dağıldığında az gibi görünse de fotoğrafın bütününe baktığımızda işin vahameti ortada. Ben bahsettiğim gibi %13,2 olarak adlandırılan 4 milyon 61 bin kişinin yarım kalan hayallerinin gerçekleşmesi için neler yapılabilir onlardan bahsetmek istiyorum. 

Yarının müjdesini bugünden vermemiz gerekiyor. Dışa bağımlılıkta son yıllarda artan bir ivme kazandık. Bu ivme aslında bizi bir yandan tüketime sürüklerken diğer yandan da işsizliğin her alanda daha da artmasına sebep oldu. Üretmeyen bir toplum haline geldik ve tüketim gücümüz de bundan sonra giderek azalacak. Ekonomimiz ciddi anlamda uyarılar veriyor ve her alanda kendimizi toparlamak için artık fedakârlık yapmamız gerekiyor. 

Devletin her kurumu mutlaka hızla yerli üretimi destekleyecek projeleri hızla hayata geçirmesi için ciddi bir mesai yapması gerekiyor. Yerli üretim aynı zamanda istihdam yaratacak ve işsizlik oranları hızla olmasa bile bir nebze düşecek. Halkımızı yerli mallara teşvik edecek bir yapı oturtmamız gerekiyor. Bundan yıllar önce İzmir İktisat Kongresi yapılmıştı belki hatırlatma da fayda var. Orada alınan kararları ben size yeniden hatırlatmak istiyorum. Okurken aslında nerede hata yaptığımızın da bir anlamda farkına da varıyorsunuz. 

17 Şubat - 4 Mart 1923 tarihlerinde İzmir'de toplanan Türkiye İktisat Kongresinin en önemli kararlarını şöyle sıralamak mümkündür.

•Hammaddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulması gerekmektedir.

•El işçiliğinden ve küçük imalattan süratle fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmelidir.

•Devlet yavaş yavaş iktisadi görüşleri de olan bir organ haline gelmeli ve özel sektörler tarafından kurulamayan teşebbüsler devletçe ele alınmalıdır.

•Özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir Devlet Bankası kurulmalıdır.

•Dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması gerekir.

•Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.

•Sanayinin teşviki ve milli bankaların kurulması sağlanmalıdır.

•Demiryolu inşaat programına bağlanmalıdır.

•İş erbabına amele değil, işçi denmelidir.

•Sendika hakkı tanınmalıdır.

Bu kadar işsizliğin arttığı bir dönemde, pandemiyle yerle bir olan birçok sektöre ışık tutacak İzmir İktisat Kongresi bütün kurumların el birliğiyle yeniden sağlanmalı ve yepyeni bir manifestoyla önümüzdeki yıllar planlanmalıdır. Bütün devletin organlarının bir araya geleceği olağanüstü bir kongre ile yepyeni bir yapılanma ile özel sektörün rolü artırılarak istihdamın önü daha açılabilir kanısındayım.