Saray'dan nefret saçtı

'Hijyen bu ülkeyle bizimle tanıştı' diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yine öfkesine yenik düştü, kendisini eleştiren siyasiler ve akademisyenleri 'cahil, ahlaksız, çirkef, zavallı' gibi sözlerle hedef aldı.

20 Ocak 2016 Çarşamba, 20:22
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kendisine “diktatör bozuntusu” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “zul geliyor” diyerek yanıt vermeyeceğini söyledi. Ancak, Kılıçdaroğlu için “cahil, ahlaksız, pişkin, cehaletin ve çirkefliğin bir arada toplandığı kişilik, namus ve şeref fukarası, neresinden tutsanız elinde kalan bir zavallı, teneke gürültüsü gibi boş konuşan, vasfı olmayan, serseri mayın” demekten de geri duramadı. Erdoğan’ın, 19. Muhtarlar Toplantısı’ndaki açıklamalarının satır başları şöyle:

Asıl karın ağrısını ortaya dökerim de...: (Diktatör bozuntusu tartışması) Cevap vermediğimde kendisinin haklı olduğuna inanacak kadar cahil ve ahlaksız olduğunu bildiğim için bir tartışmaya temas etmek durumundayım. Bu zat ağzına da kişiliğine de yakışmayan şekilde namus ve şeref edebiyatı tutturmuş gidiyor. Yüzüne tükürsen yağmur yağıyor der. Böyle pişkin bir tip, cehaletin ve çirkefliğin bir arada toplandığı kişiliğe hiçbir söz kafi gelmiyor. Serseri mayın gibi ne zaman kime bulaşacağı belli olmuyor. Asıl karın ağrısını ortaya dökerim de, hicap duyuyorum. Namus ve şeref fukaraları için vakit harcamak bana zul geliyor.

Hijyen bu ülkeyle bizimle tanıştı: SSK’yi batıran bu adam değil mi? Hastanelerin hali neydi? Bir hastanenin ön önemli şeyi hijyen. Hijyen bu ülkeyle bizimle tanıştı. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir zavallı. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Bunun eseri olmadığı için akıl derecesini de ölçemiyoruz. Akıl sağlığının yerinde olup olmadığını da bilmiyoruz. Sıkleti de ölçülmüyor.

Ben niye adam yerine koyayım: Söylediğiniz her sözde israf yaptığınız, her hamlenin enerji kaybı olduğu, teneke gürültüsü gibi boş konuşan, varlık gösteremeyen, bir vasfı olmayan bir kişiye ne diyeyim ben. Terör örgütünü kınamayan, partisi içindeki klikleri birbiri ile yarıştırmayı maharet sayan zavallıyı ben niye adam yerine koyayım ki. Varsın kendi hiçliği, cehaleti, başarısızlıkları, kifayetsizlikleri, hakaretleri, küfürleri içinde çırpınsın dursun.

 

Lümpen aydınlar

Çeyrek porsiyon kıymetinde bile değil: (Akademisyenler bildirgesi) Bir avuç kendinden menkul seçkinin, kendine aydın diyen akademisyen lümpenin Türkiye’de artık yeri yok. Cem Karaca, lümpen aydınlar için, “yarım porsiyon aydın” diyor. Rahmetli çok bonkör davranmış. Değil yarım, çeyrek porsiyon kıymetinde bile değil. Akademisyen dediğinde özgün bilimsel çalışmaları ile konuşur. Çoğunun uluslararası karşılığı yok.

Tiksiniyorum: “Terör örgütü sivilleri hedef almamalı, ama polise askere istediği gibi saldırabilir.” Bu şekilde düşünenler de insanlıktan nasibini almamış, aşağılığın aşağısı kişilerdir. Polis, asker insan değil mi? Siviller ölüyor bunun ayrımcılığını yapıyorsun. Sivillerin öldürülmesini “yapmasa iyi olur” diye karşılayan zihniyetten tiksiniyorum.

 

Başka yol haritası yok

Asla muhatap alınmayacak: Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü, ne de güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap alınmayacaktır. O iş bitmiştir. Başka bir yol haritası yoktur.

Yine Berkin Elvan: İstanbul’daki gibi propaganda amaçlı değil, 13 yaşındaki Fırat’ın ölümüne yol açanları savunanlar, tüm masumların vebaline ortaktır. (Gezi direnişinde öldürülen Berkin Elvan ile Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde manava gittiği sırada PKK’nin bombalı saldırısında ölen 13 yaşındaki Fırat Sımpil’i karşılaştırıyor)