Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Güldal: ‘Ankara AVM’de ilk sırada’

Ankara’da, TOGO Kuleleri’nin ruhsatının iptal edilmesinin ardından “Demir Kafes” olarak bilinen YDA Center’ın da plan değişikliği 7. kez iptal edildi. Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Gözde Güldal, Ankara’nın, kişi başına düşen AVM alanı, ofis alanı ve konut sayısı oranı bakımından Türkiye’de ilk sırada yer aldığını belirterek, “Ankara’daki gökdelenlerde, belli bir kesimin zenginleşmesi uğruna yükselen simgeleri görüyoruz” dedi.

21 Şubat 2020 Cuma, 12:28
Abone Ol google-news

Ankara’da eski CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün’ün ortağı olduğu, başkanlıktan el çektirilen Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Melih Gökçek döneminde alınan tartışmalı imar artışı ile inşaatına başlanan TOGO Kuleleri’nin inşaat ruhsatı iptal edilmiş, ABB inşaatı mühürlemişti. TOGO Kuleleri üzerinden başlayan Ankara’daki imar artışı tartışması devam ederken, Çukurambar semtinde inşası süren, daha önce 6 kez plan değişikliği iptal edilen “Demir Kafes” YDA Center’ın plan değişikliği de 7. kez iptal edildi. Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Gözde Güldal, Ankara’nın gökdelenlerini ve TOGO Kuleleri ile YDA Center’a karşı alınan yargı kararlarını Cumhuriyet Anadolu’ya değerlendirdi.


‘Sonuç haksız kazanç’


TOGO Kuleleri ve YDA Center’a karşı verilen yargı kararlarının dikey yapılaşmaya karşı emsal oluşturması gerektiğini söyleyen Güldal, iki örnek üzerinden “geçmiş dönemde Ankara’da imar rantı elde edebilmek için oynanan oyunların görülebildiğini” kaydetti. TOGO Kuleleri inşaatı için imar artışı karşılığındaki “okul yaptırma” taahhüdünü anımsatan Güldal, “Bir tarafta nerede olduğu, neyin nesi olduğu belirsiz bir okul yapma taahhüdü karşılığında alınan binlerce metrekare fazladan yapılaşma hakkı, bir yanda hukuku yok sayma. YDA Center olarak anılan alan için 7 kere iptal kararı aldık ancak o bina yargı kararlarına rağmen yükseldi. Diğer yanda, yasaya aykırı biçimde emsal harici tutulan ve tamamı satılabilir, para eder binlerce metrekare fazladan inşaat alanı. Sonuç, birkaç kişinin ya da şirketin cebine giren milyonlarca lira haksız kazanç” dedi.


‘Gökdelenler halkın sırtından yükseldi’


Plansız yükselen gökdelenlerin kentte yarattığı tüm yükün Ankaralıların sırtına bindiğini söyleyen Güldal, “Altyapı maliyeti, trafik sorunu, kamusal ve doğal alanların talanı, küresel ısınma, kent estetiğine ve insan sağlığına zarar; sorunların yalnızca birkaçı” ifadelerini kullandı. TOGO Kuleleri ve YDA Center’ın, Ankara’da onlarca benzeri olduğunu belirten Güldal, Söğütözü, Çukurambar, İncek, Oran, Dikmen ve Mühye gibi semtlerin bu projelerle dolu olduğunu söyledi.


‘820 davanın utancını yaşıyoruz’


Mevcut yapılara ilişkin 820 davalarının olduğunu belirten Güldal, “Bu sayıya ulaşmış olmanın üzüntüsünü, utancını ve ağırlığını taşıyoruz. Bu yük, ilgili tüm idareler tarafından paylaşılmalı ve bu utanç tablolarının Ankara’dan silinmesi için çalışma başlatılmalı” dedi. Güldal, Cumhuriyetin başkentinin yeniden tesis edilmesi için adaletsizliğe ve talan düzenine karşı daha kararlı bir mücadele yürütülmesi gerektiğini kaydetti.


‘Tek motivasyon rant’


Ankara’nın, kişi başına düşen AVM alanı, ofis alanı ve konut sayısı oranı bakımından Türkiye’de ilk sırada yer aldığını, kentsel alanların yayılmasının nüfus artış hızından 1.5 kat daha hızlı ilerlediğini söyleyen Güldal, Ankara’nın tarım, mera, ormanlık alanları ile vadi tabanları ve yamaçlarının şehirleşmeye başladığını belirtti. Güldal, bu denli dikey yapılaşmanın tek motivasyonun rant olduğuna işaret ederek, “Tarımdan, sanayiden bağlarını tamamen koparan ülke ekonomimiz içinde tek sektör kaldı o da inşaat. Bu sektörün canlı tutulabilmesi için kamusal değeri olan araziler sermayedarlara dağıtılıyor, sermayedar inşaat üretebilsin diye yapılaşma hakları arttırılıyor. Sonuçta bir ülke ekonomisinin belirli bir kesimin zenginleşmesi uğruna, çökertilmesi üzerinde yükselen simgeleri görüyoruz” ifadelerinin kullandı.


‘Parsel parsel şehir üretilmez’


Yüksek katlı yapılaşmaya tamamen karşı olmadıklarını ifade eden Güldal, doğal alanların tehdit altında olduğunu ve nüfusun hızla arttığını söyleyerek, yüksek katlı yapılaşmanın bütüncül bir plan çerçevesinde, doğal ve kültür varlıklarının korunarak yapılması gerektiğini belirtti. Güldal, “‘Bir tane ucuza arsa kapatayım, ona da belediyeden emsal artışı alayım’ şeklinde bir yaklaşımla kentsel mekan üretilemez. Şehircilik ilişkiler kurmaktır, mekanı, tarihi, doğayı korumaktır. Estetik algıyı kuvvetlendirmek ve bir yaşamı üretmektir. Bugün parsel parsel, yerli yersiz her yerde yükselen yapıların oluşturduğu Ankara’da bunların hiçbirinden söz edemiyoruz” dedi. ANKARA