‘Yelek Kalp’ler yolda

Çanta içinde taşınan yapay kalpler, yelek gibi giyilebilecek bir düzenekle de taşınabilecek. Yapay kalplerin gelecekte daha da küçüleceği belirtiliyor.

27 Ocak 2017 Cuma, 21:10
Abone Ol google-news

Türkiye’de 2 milyonun üzerinde hasta, çeşitli evrelerde kalp yetersizliği ile mücadale ediyor. Kalp yetersizliğinin son evresinde olan hastalar, yapay kalp takılarak ya da kalp nakli olarak hayata tutunabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu, kalp nakli bekleyen hastaların yalnızca yüzde 10 gibi bir kısmına uygun kalp bulunabildiğini, geri kalan büyük kısmın yaşamını yitirdiğini, bu nedenle yapay kalp ihtiyacının gündeme geldiğini söylüyor.

Küçükaksu, hastaların yaşam konforunu daha da artırmak için çanta içinde taşınan yapay kalpler yerine “Yelek Kalp” diye adlandırılabilecek özel bir kontrol ve pil ünitesinin geliştirildiğini, yakın zamanda kullanıma gireceğini, hatta yapay kalplerin ilerleyen yıllarda daha da küçüleceğini anlatıyor.

Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı, aynı zamanda Uluslararası Yapay Kalp Derneği’nin ikinci kez başkanlığına seçilen bir Türk Cerrah olan Prof. Küçükaksu ile kalp yetmezliği ve tedavi metotları üzerine merak edilenleri konuştuk.

- Son yıllarda kalp yetersizliğinde yaşanan artışın nedenleri nedir?

Kalbin koroner damarlarındaki sorunlar olarak bilinen iskemik kalp hastalığı (geçirilen kalp krizleri veya damar daralmaları) en büyük neden grubunu oluşturmaktadır. Buna yol açan risk faktörleri hipertansiyon, şeker hastalığı, sigara kullanımı, obezite ve gelişen teknolojinin hayatımıza verdiği en önemli dezavantaj olan hareketsiz yaşam ile günlük psikososyal stresleri bertaraf edememe kalp yetersizliğinin de nedenleri olarak ele alınabilir.

- Kalp yetersizliği tedavileri nelerdir?

Kalp yetersizliğinin A, B, C evreleri kalp uzmanlarının kontrolü altında on yıllarca sürebilir, stabilize edilebilir. Ancak hastaların tahminen yüzde 5’i tüm bu uygulamalara karşın son evre olarak bilinen evre D’ye ulaştığında yaşam süreleri hızlıca kısalmaktadır. Son evrede genellikle birkaç yıllık yaşam beklentisi olmakta, yaşam kalitesi bozulmakta, hastalar yataktan dışarı hareket edemeyen, nefes darlığı ve çarpıntı ile sıkışan, vücut şişlikleri had safhaya ulaşmış bitkin haldedirler. Bu noktada onları yaşatacak kalp nakli ve yapay kalp sistemlerinden başka seçenek bulunmamaktadır.

30 yıl yaşayan hastalar

- Kalp naklinden biraz bahseder misiniz?

Kalp nakli Dr. C.Barnard tarafınca yapılan ilk ameliyattan itibaren 1967 yılından sonra dünyada 150 bin kadar hastada uygulanmış, ülkemizde de hocam Dr. Kemal Bayazıt tarafından 1968’te ilk kez yapılmış, 1980’ler sonrası modernize edilerek rafine hale getirilmiş biyolojik bir çözümdür. Sonuçları her geçen gün düzelmiş ve başarı oranları 1. yılda yüzde 90’larda, 5. yılda yüzde 70’lerde, 15. yılda yüzde 50’lere kadar uzanmıştır. 30 yıla yakın yaşayan hastalar rapor edilmiştir.

Kalp nakline alternatif

- Kalp naklindeki sorun nedir?

Donör (verici) organ bulmak her ülkede en büyük zorluktur. En iyi sağlık organizasyonlarında bile bekleyen hasta listesinin ancak yüzde 10’una kalp bulunabilirken geri kalan hastaların büyük bir kısmı hayatını kaybetmektedir. Bu nedenle yapay kalp ihtiyacı doğmuş ve biyoteknoloji gelişimlerle günümüzde kalp nakline alternatif hale gelmiştir. Bu sistemler hastalığın kalpteki duruma göre kullanılan “Yapay Kalp Pompası” ve “Total Yapay Kalp” olarak iki tipte sistemlerdir.

- Yapay kalp teknolojilerinden beklenen gelişmeler neler?

Hastaların yaşam konforunu daha da artırmak amaçlı yeni bir versiyonla “Çanta” yerine hastanın yaşadığı ortamdan farklı bir ileti tekniği ile dışardan devamlı şarj olabilen ve hastaların üzerlerine giydikleri “Yelek Kalp” diye adlandırılabilecek özel bir kontrol ve pil ünitesi geliştirilmiştir. Yakın zamanda kullanıma gireceğini tahmin ediyorum. Son yıllarda yapay kalp sistemlerinin hastanın kalbiyle senkron bir şekilde çalışması yerine daha fizyolojik olan senkron-pulsatil çalışmasına yönelik software sistemleri geliştirilmiş, bunların tıbbi testlerinin sonuçları beklenmektedir.