58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kapanış töreninden notlar

Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin 58’incisi önceki gün sona erdi.

11 Ekim 2021 Pazartesi, 04:00
58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kapanış töreninden notlar
Abone Ol google-news

58. Antalya Altın Portakal Film Festivali, önceki gün ödül töreniyle kapanışını yaptı. Festivalde ödüllerde çok fazla sürpriz yaşanmadı. Jürinin dengeli bir biçimde dağıttığı ödüller “Okul Tıraşı”, “İki Şafak Arasında”, “Anadolu Leoparı” ve “Kerr” filmleri arasında paylaşıldı. Festival öncesi ismi pek favoriler arasında gösterilmese de gösterim sonrası beğenilen “Diyalog” filminin hiç ödül almaması sürprizlerden biriydi.

Gelelim törende yaşananlara... Törenin en başından beri jüri ödülleri açıklandıktan sonra birçok ünlü isim de kazananlara ödülü sunmak için sahneye davet edildi. Ancak önceki akşam ödülü sunan isimlerden bazılarının neden seçildiği pek anlaşılmadı. Bu yanlış tercihler Tamer Karadağlı’nın sahneye çıktığı andan itibaren yaptığı jest ve mimiklerle ayyuka çıktı. Karadağlı ödülü Nihal Yalçın’a vermek üzere sahneye çıkmıştı ancak sanatçının arkasında sıkıldığını belli eden tuhaf tavırlar sergiliyordu. Son olarak Yalçın’ın konuşmasını bölüp ödülü eline tutuşturması bardağı taşıran son damla oldu. Başta ödül kazanan Yalçın’ın “Sus mu demek istiyorsunuz” şeklindeki tepkisi olmak üzere televizyonda izleyenler dahil çok fazla insanın tepkisini çekti. Hatta Karadağlı’nın ismi Twitter’da en çok konuşulanlar listesine tepeden giriş yaptı.

Ödül töreninde yaşanan bu olayın videosu Twitter’da binlerce kez paylaşılırken, jüri başkanı Emin Alper’in konuşmasının videosunu ise hiçbir yerde göremedim. Karadağlı, belki de o “rol çalması” yüzünden başka konuların da “gündem olmasına” engel oldu.

VİCDAN VE SUÇLULUK

Alper önce Ulusal Yarışma hakkında bir değerlendirme yaptı ve seçkideki filmlerde iki özelliğin ön plana çıktığını söyledi. Bunlardan birisi yarışmada yönetmenlerin ilk filmlerinin sayısının çok olması. Bir diğeri ve en önemlisi ise genelde seçkilerde pek rastlanmayan bir biçimde 5 filmin ortak bir tema altında olması: Vicdan ve suçluluk duygusu... Alper, “bu ortaklığı, içinde yaşadığımız siyasi atmosferin bir yansıması olarak düşünüyoruz” diyerek şöyle konuştu: “Çağına yeterince tanıklık etmemekle eleştirilirdi sinemamız. Belki de ilk kez suçun giderek alenileştiği, sıradanlaştığı, adalet arayışının anlamsızlaştığı, vicdanlarımızın her gün susturulmaya çalışıldığı, köreltildiği bir baskı atmosferinde sinemacılarımız insanlığın vicdani muhasebesinin hiçbir zaman bitmeyeceğini ve susturulamayacağını usul usul göstermeye başladılar. Umarız bu kıpırdanış, bugün suskunluğa zorlanmış ve sesi kısılmış vicdanlarımızın bir gün gürleyerek geri döneceğinin habercisi olur.” Konuşma bütün salonun alkışını topladı.

 TUNÇER’DEN SERT SÖZLER

 - Oyuncu Kubilay Tunçer’in ödül töreni sonrası kişisel Facebook hesabından yaptığı paylaşımlar olay yarattı. En iyi yardımcı erkek kategorisinde yarışan Tunçer, kendisine ödül vermeyen jüri üyelerini “oyunculuktan anlamamakla” suçladı. Gaye Su Akyol’un jüri üyeliğini “Emel Sayın’ı sihirbazlık yarışmasına jüri olarak koymuyoruz” sözleriyle eleştirdi. “Bembeyaz” filmindeki oyunculuğunun Cumhuriyet tarihindeki en iyi oyunculuklardan biri olduğunu iddia eden Tunçer, bir daha Türkiye’de filmlerde rol almayacağını duyurdu, tiyatroya devam edeceğini açıkladı.

 - Geçen yıl koronavirüse yakalandığı için festivale liderlik edemeyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, bu yıl festivale geri döndü. Festivale Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılması, CHP’li bir Belediye Başkanı’nın düzenlediği festivale hükümet kanadından üst düzey bir katılım olması açısından bir ilk sayılacağından önemliydi. Ersoy, konuşmasında Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözüne de gönderme yaparak “Bu hayat damarını beslemek en büyük yükümlülüğümüzdür” dedi.

‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR’

 - Festivalin ödül töreninde başta Nihal Yalçın olmak üzere sahneye çıkan isimlerden bazıları “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” mesajı verdi.

 - Yönetmen Tayfun Pirselimoğlu, Ulusal Yarışma’nın festivale geri dönmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi.

 - Nihal Yalçın’ın ödül konuşmasında yarışan filmlerdeki kadın oyuncu sayısını vurgulamak için söylediğini düşündüğüm “Rakibim yoktu” diyerek başladığı konuşması diğer film ekiplerinde rahatsızlık yarattı.

 -  Yarışma filmlerinde kadın oyuncu ve yönetmenliğin azlığı, jüri tarafından da sık sık gündeme getirilirken önümüzdeki senelerde daha fazla kadının festivalde yer alması dileğinde bulunuldu.