Tarihi St. Pierre Han'dan kültür merkezi doğuyor

Galata’nın kalbinde unutulmuşluğun ve hoyratlığın izlerini taşıyan bir tarihi eser daha ayağa kaldırılıyor. 250 yıllık mazisiyle St. Pierre Han, Uğur Eğitim Vakfı ve İBB anlaşmasıyla restore edilip kültür-sanat ve eğitim etkinliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

19 Ekim 2021 Salı, 04:00
Tarihi St. Pierre Han'dan kültür merkezi doğuyor
Abone Ol google-news

İstanbul’un kalbi Galata’dır; tarihi Roma’ya kadar uzanan en eski mahallesi, 12. yüzyıldan beri de Ceneviz kolonisi olarak en eski yerleşim yeri. Bir yandan Boğaz’a bakar, bir yandan Marmara’ya, aşağısı Bankalar Caddesi’dir, yukarısı İstiklal, Pera. Bir zamanlar paranın, eğlencenin, limanın, ticaretin yoğunlaştığı yer. İşte burada, Cenevizlilerden kalma dar sokakların arasında ne hazineler yatıyor, Galata Kulesi’ni bile yeni keşfetti yöneticilerimiz ve halkımız, senin benim kavgası bile oldu, kendi halinde durup duruyordu yıllardır orada. Sahip çıktılar da gelirine; önündeki meydanın taşları hâlâ delik deşik, her gün bir yerine yama atıyorlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı, birkaç karış yeri nedense yaptırmıyor, yetki onlardaymış, başkası da yapamıyor!

İşte Galata’nın dar sokaklarından birinde, Galata Kulesi’ne on dakika mesafede bir eski İstanbullu, kaderine küsmüş, hatırlanmayı bekliyormuş: St. Pierre Han! Eski Banka Sokak’ta, 250 yıllık, birkaç katlı, iç içe geçmiş yapılardan oluşan, görkemli bir bina. Yılların yorgunluğuna gelip geçenlerin hunharca zarar vermeleri de eklenmiş, yangınlardan zarar görmüş, yaklaşık 2500 m2’lik bir büyük yapı, eskinin plazası! (Benzetme İmamoğlu’nun!)

KİMLER GELMİŞ, KİMLER GEÇMİŞ...

Bu değerli yapı, zamanında mimarlara, duvarcı ustalarına ev sahipliği yapmış ama en önemli görevlerinden biri Bank-ı Osmani-i Şahane’yi barındırmış olması. İçinde büroları olan İstanbul’un önemli mimarlarından Aznavour, Perpignani, Langas, Mongeri gibilerinin hâlâ tabelaları duruyor! İşte bu yüzyıllar içinde ayakta kalmış, çokkültürlü, çok dilli, çok önemli bina, kaderine terk edildikten sonra harabeye dönmüş.

Ne zaman ki kullanımı Uğur Eğitim Kurumu ve Bahçeşehir Üniversitesi’nin kurucusu Enver Yücel’in Vakfı’na verilir, maküs talihi de değişmeye yüz tutar. Enver Yücel gerisini şöyle anlatıyor: “13 yıl önce burayla ilgilenmeye başladık ama bir türlü yol kat edemedik, yürüyemedik, bürokrasi, engeller bitmedi. Mahir Polat’a söyleyince (İBB Genel Sekreter Yardımcısı, İBB Miras’ın başı, korumacı) başkanı aldı, buraya getirdi ve üç ay sonra şimdi, burada projeyi konuşuyoruz!” Değer bilmek, korumak çok önemli ama hızlı hareket etmek de bir o kadar önemli.

TARİHİ İMZA

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, korumanın önemine inanıyor. Bir süredir İstanbul’da İBB Miras’ın hummalı bir çalışması var; surları, çeşmeleri, mezar taşlarını, binaları, kiliseleri büyük bir süratle onarıyor, koruyorlar. Bu rekabete de yol açıyor, Vakıflar da aşka geliyor, onlar da çalışıyor, İstanbul kazanıyor.

Tarihi St. Pierre Han’ın içinde bir işbirliğine tanıklık etmek için bulunuyoruz: Bahçeşehir Uğur Eğitim Vakfı ve İBB, bir protokole imza atacaklar; birlikte burayı restore edecek ve kullanacaklar. St. Pierre Han’da kütüphane, geçici ve kalıcı sergi salonları, atölyeler ve kültürel etkinlik alanları, İBB ve Uğur Eğitim Vakfı tarafından ortak kullanılacak. Hatta beklemeye bile gerek kalmayacak. Restorasyon başladıktan sonra mimari öğrencilerine, meraklılara açılacak ve çalışmalar yerinde izlenebilecek.

İBB’nin restorasyonu yapması karşılığında Bahçeşehir Uğur Eğitim Vakfı burayı kullanabilecek.

TARİHİ BİNALAR KÜLTÜRE AYRILMALI

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, imza töreninde Galata’nın önemine değindi: “Metro Han’la başlayan restorasyonu Galata’ya taşıyoruz. Benim için Galata biraz serbest bölge gibi. Yeni binalar yaparak ticaret merkezi olunmuyor, hafıza ve iyileştirme burada.” Kimse sormadı ama İmamoğlu, tersanede açılan sergiyi gezmesine de bir tür yanıt verdi, Mahir Polat’ın yanında: “Dünyanın en eski çalışan tersanesi burada. Hemen yanında bir özel müteşebbisin yeri var, geçende orada açılan Contemporary sergisini gezdim. Şirket sahibine de söyledim, keşke bu mekânlar aşırı derecede ticaret yerine kültürel etkinliklere daha fazla yer ayırsaydı, bir daha düşünün, dedim.” İmamoğlu, St. Pierre Han’ın kültür ve sanata, eğitime ayrılması konusundaki çabası için de İstanbullular adına, dünya kültürü adına Enver Yücel’e teşekkür etti.

İmza töreninin sürprizi ise güzel bir sesti; İmamoğlu burayı ilk gezdiğinde Enver Bey ona bir sürpriz yapıp bir tenordan arya dinletmiş, o tenor yine oradaydı ve “Eyy, heyy” diye başlayan Efeler şarkısını söyleyince herkesin aklına güncel siyasi göndermeler geldi, pek bir gülümsendi! Galata’nın çamura düşmüş bir pırlantası daha ayağa kaldırılıyor, bunun çarpan etkisi büyük olacaktır, herkesin emeğine sağlık.