CHP'den yeni kanun teklifi: '6 Şubat'ın yıl dönümünde Afet Bakanlığı kurulsun'

CHP'den yeni kanun teklifi: '6 Şubat'ın yıl dönümünde Afet Bakanlığı kurulsun'

1.02.2026 11:33:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
CHP'den yeni kanun teklifi: '6 Şubat'ın yıl dönümünde Afet Bakanlığı kurulsun'

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye'nin afetlere hazırlıksız yakalandığını ve afet yönetiminin etkin biçimde yürütülemediğini belirterek, Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti.

Depremlerde en az 53 bin 737 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi de yaralandı.

CHP'DEN YENİ KANUN TEKLİFİ

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini TBMM'ye sundu.

Konuya ilişkin açıklama yapan Kış, şunları kaydetti:

"6 Şubat 2023 bu ülkenin hafızasına kazınmış büyük bir yıkım günü. Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilimizi aynı anda vurdu. On binlerce yurttaşımızı kaybettik. Milyonlarca insanın hayatı altüst oldu. Bu acıyı inkar etmiyoruz, unutmuyoruz. Ama artık şunu açıkça da konuşmak zorundayız. Bu felaket yalnızca doğanın sonucu değildi. Asıl meselemiz bu ülkenin afetlere nasıl hazırlıksız yakalandığı ve sonrasında da nasıl yönetilemediğidir.

Evet, depremi yaşadık. İlk saatlerde ortada net bir plan yoktu. Koordinasyon yoktu. Yetki karmaşası vardı. Hangi kurumun ne zaman, nerede devreye gireceği belirsizdi. Arama kurtarma geç başladı. Yardımlar gecikti. Kriz anında alınması gereken kararlar zamanında alınamadı. Çünkü Türkiye'de afet yönetimi yalnızca afet olduktan sonra ele alınan bir başlık olmuştur. Afet yönetimi, afet öncesi hazırlığı, afet anındaki müdahaleyi ve afet sonrası iyileştirmeyi birlikte kapsamak zorundadır. Ülkemiz bir afet ülkesidir. Deprem var, yangın var, sel var, zirai don var, heyelan var."

Image

"BİR HAFTA BOYUNCA DEPREM BÖLGESİNDE YURTTAŞLARIMIZIN YANINDA OLACAĞIZ"

"Ama bugüne baktığımızda deprem öncesi hazırlık yoktu, yangın öncesi hazırlık yoktu, sel öncesi hazırlık yoktu. Don felaketine karşı bir plan yoktu. Evet, riskler biliniyordu. Bilim insanları uyarıyordu. Ama bütüncül bir hazırlık sistemi yoktu. Çünkü afetler önceden planlanmış, yetkileri net olarak tanımlanmış, ayrı bütçesi olan, hesap verebilir, tek bir kurumsal yapı tarafından yönetilmemektedir. Yetkiler parçalı, sorumluluk dağınık, bedel ise her zaman olduğu gibi yurttaşımıza ödetiliyor.

Depremin yaşandığı günlerde afet anında yurttaşa sahip çıkmak, arama kurtarmayı organize etmek, barınma ve temel ihtiyaçları karşılamak devletin asli görevi iken yaşanan dağınıklık, hazırlıksızlık ve koordinasyonsuzluk bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmediğini göstermiştir.

İşte tam bu noktada Cumhuriyet Halk Partimiz tüm kadrolarıyla başta büyükşehir belediyelerimiz olmak üzere hiçbir talimat beklemeden, sorumluluk bilinciyle, arama kurtarmadan barınmaya, sıcak yemekten temel ihtiyaçlarına kadar tüm imkanlarını seferber ederek sahadalardı. Bu yıl ise 6 Şubat'ın yıldönümünde genel başkanımız Sayın Özgür Özel, milletvekillerimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanlarımızla birlikte aynı sorumlulukla bir hafta boyunca deprem bölgesinde yurttaşlarımızın yanında olacağız."

"EĞER TÜRKİYE'DE AFET BAKANLIĞI OLSAYDI İLK SAATLERDE YETKİ KARMAŞASI YAŞANMAZDI"

"Deprem sonrasında da bu sorumluluğumuz devam etmektedir. Geçici barınma alanlarından altyapı çalışmalarına, sosyal destek hizmetlerine kadar tüm belediyelerimiz kısıtlı imkanlarına rağmen yükün önemli bir kısmını omuzladılar. Bu tablo bize şunu açıkça gösterdi. Kriz anındaki çaba yetmiyor. Asıl mesele afet olmadan önce hazırlıklı olmaktır. İşte tam da bu noktada şunu net bir biçimde ifade etmek istiyorum. Eğer Türkiye'de Afet Bakanlığı olsaydı ilk saatlerde yetki karmaşası yaşanmazdı. Arama kurtarma anında ve etkin bir biçimde başlardı. Ayrı bir afet bütçesiyle de kalıcı konutlar hızla inşa edilirdi. İnsanlar yıllarca beklemez, en geç bir yıl içinde evlerine kavuşurdu.

İşte bu nedenle afetlere anında etkin ve hesap verebilir şekilde müdahale edecek öncesiyle ve sonrasıyla bu süreci yönetecek Afet Bakanlığı'nın kurulmasına ilişkin kanun teklifimi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sundum. Biz bu kanun teklifini afet olduktan sonra konuşmak için değil bir daha aynı acıları yaşamamak için verdik. Aradan 3 yıl geçti. Hala konteynerda büyüyen çocuklarımız var. Hala hayatını yeniden kuramayan ailelerimiz var.

Hala kalıcı konut bekleyen yurttaşlarımız var. Güçlü bir afet yönetimi afetten sonra borç çıkarmaz, çözüm üretir. Bu ülke afetleri şansa bırakamaz. Reklamla, müjdeyle, geçici çözümlerle de yönetemez. Bir daha aynı karanlığa uyanmamak için, bir daha aynı çaresizliği yaşamamak için bu düzenin değişmesi şarttır."