AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan Boğaziçi Üniversitesi'nde: Öğrenciler gözaltına alındı

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan Boğaziçi Üniversitesi'nde: Öğrenciler gözaltına alındı

13.02.2026 15:45:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan Boğaziçi Üniversitesi'nde: Öğrenciler gözaltına alındı

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni'nde konuştu. Erdoğan'ı protesto eden Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ise gözaltına alındı.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni'nin açılışına katıldı. 

Erdoğan'ın kayyım rektör atadığı Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrenciler Erdoğan'ın okula gelmesini protesto etti. Çok sayıda öğrenci polis müdahalesiyle gözaltına alındı. 

AKADEMİSYENLERİ HEDEF ALDI

Yaptığı konuşmada üniversitenin akademisyenlerini hedef alan Erdoğan, "Üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde derebeylik kuranlar, imtiyazlarını kaybetmek istemiyor" ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, açılışta yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

“Birazdan 210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdumuz ile 706 kişilik kuzey kampüs kız öğrenci yurdumuzun resmi açılışını yapacağız. Öğrenci sosyal alanlarıyla, kapalı otoparkıyla ve diğer imkanlarıyla bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine vereceğiz. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçiren Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızı yürekten tebrik ediyorum. İşçisinden mimar ve mühendisine, yurtlarımızın yapımında emeği geçen her bir kardeşimi canıgönülden tebrik ediyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca bu yurtlarda kalacak gençlerimize Rabb'imden üstün muvaffakiyetler diliyorum. Farklı şehirlerden gelen öğrencilerin gönül huzuruyla konaklayacağı, ailelerinin gözünün inşallah arkada kalmayacağı bu yurtların gençlerimize, üniversitemize ve şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Araştırma faaliyetlerinden inovasyon teşviklerine, uluslararası iş birliklerinden akademik destek programlarına kadar oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı’nın kuruluşundan itibaren üç yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. Toplam 916 öğrencinin huzuru kalp ile barınacağı iki öğrenci yurdunu bu kadar kısa bir süre içerisinde nihayete erdirmek kolay bir iş değildir. Bunun için de vakfımızın tüm mensuplarını ayrıca tebrik ediyor, her birine çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.

“İNSANLIĞIN YOLUNU AYDINLATAN IŞIK UZUN YILLAR DOĞUDAN YÜKSELDİ”

Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları, ilim ve kültür erbabını ağırladı. Bilim insanlarımız cebirden tıbba, astronomiden coğrafyaya, mimariden şiire, edebiyata kadar ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar doğudan yükseldi. Özellikle İstanbul ilmin, bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez, bir ışık kaynağı haline geldi. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımlar mümkün mertebe muhafaza edilmeye, akademik müktesebat daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı.

Değerli hocalarım, şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan taraflarını giderip eksiklerini tamamlayarak daha iyi hale getirmemiz gerekiyor. Bilhassa üniversitelerimizin, asli misyonlarına uygun şekilde araştırmaya, özgün ve nitelikli bilgi üretmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. İster Boğaziçi gibi köklü, isterse hükümetlerimiz döneminde açılmış yeni üniversitelerimizden olsun, 208 yükseköğretim kurumumuzun Türkiye’nin vizyon merkezi olmasını canıgönülden arzu ediyoruz.

“DEĞİŞİMDEN, DÖNÜŞÜMDEN, TEKAMÜLDEN ASLA KORKMAMALIYIZ”

Dünya hızla değişirken, Türkiye’de toplum, özel sektör, iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken, tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken üniversitelerimiz de buna adapte olmalı, kendilerini yenilemeli ve güncellemelidir. Değişimden, dönüşümden, tekamülden asla korkmamalıyız. Şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum. Unutulmasın ki, eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran pas tutar, yosun bağlar. Bir müddet sonra da denklem dışı kalır. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz.

“BU SÜREÇTE ÖNÜMÜZÜ KESENLER OLUYOR”

Elbette bu süreçte önümüzü kesenler, önümüze engel çıkartanlar oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar, doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye’nin normalleşmesi, bilim, kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi, Türk üniversitelerinin formatlanma yerine asli misyonlarına odaklanması maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil, ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan, duraksamadan ilerlemeye kararlılıkla devam edeceğiz.

“Boğaziçi Üniversitemizin, tersine beyin göçüne liderlik etmesi kayda değer”

Üniversite ve hocalarımızın bir yandan evrensel nitelikte işler yaparken diğer yandan yerlileşme hamlelerini devam ettirmelerini önemsiyoruz. Boğaziçi Üniversitemizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyorum. Üniversite yönetimimize, Boğaziçi mezunu arkadaşlarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza bilvesile teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitemizin dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye’nin en seçkin yükseköğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemiz, inanıyorum ki Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine anlamlı katkılar sunacaktır.

“2002’DE 190 OLAN YURT SAYIMIZI BUGÜN 880’E ÇIKARDIK”

Milletimizin takdiriyle Türkiye’nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri eğitim, üzerinde hassasiyetle durduğumuz alanların en başında geldi. Üniversitelerimizin bilhassa uluslararası başarı listelerinde daha yüksek sıralara tırmanması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı. 2026 yılında bu rakam yükseköğretim dahil 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e, akademik personel mevcudunu ise 70 binden 187 bine ulaştırdık. Halihazırda üniversitelerimizde 6 milyon 830 bin öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor. Aynı dönemde uzun yıllar ülkemizin kanayan yarası olan yurt sorununu yürüttüğümüz projelerle çözüme kavuşturduk. 2002’de 190 olan yurt sayımızı bugün 880’e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden aldık 1 milyona getirdik.

Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlıyoruz. Geçen ay müjdesini verdiğimiz Gençliğin Üretim Çağı ile genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılması süreçlerinde de yanlarında oluyoruz. Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılında kurduğumuz Hukuk Fakültesi bu sene inşallah ilk mezunlarını verecek. Daha evvel izole bir bölgede bulunan hazırlık okulunun yer problemini çözmek için Anadolu Hisarı Kampüsü’nü Boğaziçi Üniversitemize kazandırdık.

“BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANESİ’Nİ YAKIN BİR ZAMANDA YENİDEN İNŞA EDİYORUZ”

Burada iki önemli müjdeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’ni çok yakın bir zamanda inşallah yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz üniversitemiz ve öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesi’ne tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız.”