TBMM lokantasında stajyer öğrencilere cinsel taciz olayı kapsamında 4 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün başladı.
KORİDOR ABLUKAYA ALINDI
Duruşma öncesinde kadın hakları dernekleri adliye önünde basın açıklaması yaptı. Duruşma salonunun bulunduğu koridor çevik kuvvet tarafından kapatıldı.
Koridora sadece taraflar, taraf avukatları, mağdur yakınları, milletvekilleri ve gazeteciler alındı. CHP milletvekilleri Asu Kaya, Sibel Suiçmez, Aysu Bankoğlu davayı takibe geldi.
KADIN DERNEKLERİ KORİDORA ALINMADI
Sanıklar saat 10.10'da salona getirildi. Bu sırada basın açıklaması yapan kadın dernekleri de salona gelmek için koridora çıktı, ancak çevik kuvvet tarafından alınmadı.
Milletvekilleri ve mağdur taraf avukatları bu duruma karşı çıktı.
BASIN DIŞARDA KALDI
Mahkeme hakimi, taraflar, taraf vekilleri, yakınlar ve milletvekillerinin salona girmesine izin verdi. Kapının açık bırakılacağını belirten hakim, basının salona girmesine izin vermedi.
Bu kararla basın emekçileri dışarda kaldı.
'ÇOK PİŞMANIM, BOŞLUĞUMA GELDİ'
Duruşmaya tutuklu sanık İbrahim Beslioğlu'nun savunmasıyla başladı.
Savunmasına "Çok pişmanım" diyerek başlayan Beslioğlu; mağdurun stajının bitmesinin ardından WhatsApp'tan "Karımla mutlu değilim, anlarsın ya hani" mesajı attığını belirterek, "24 saat içinde bu mesajları attım, sonra hiç iletişim kurmadım. 39 yaşındayım boşluğuma geldi ilk kez böyle bir şey yaptım. Moralim bozuktu o gün, öyle mesajları attım" dedi.
'CANIM SIKILDI MESAJ ATTIM'
Mağduru birkaç kere gördüğünü belirten Beslioğlu, "Diğer sanıklarla bağım yok, onların birimi farklı. Eşimle aram kötü, boşanma aşamasındayım. Mağdura takıntılı değilim, hiç buluşmadık. Yanına da gitmedim. Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı o yüzden canım sıkıldı mesaj attım. Başka stajyerin numarası yoktu. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim. Pişmanım. Kendisinden özür diliyorum" ifadelerini kullandı.
'CİNSEL SAİKLİ PAYLAŞIM OLMUYOR'
Hakimin, "Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı söyleniyor" sorusu üzerine, Beslioğlu, "Sistemde her bölüme stajyer atanıyor. Ustalar da görevlendirmeler manasında 'Sen benim stajyerimsin' şeklinde konuşmalar oluyor sadece. Cinsel saik maksadıyla bir konuşma, paylaşım olmuyor" yanıtını verdi.
SANIK AVUKATINDAN YARGITAY SAVUNMASI
Beslioğlu'nun avukatı ise "Çok güzelsin seni beğendim" gibi tabirlerin taciz değildir yönünde Yargıtay kararları olduğunu belirterek, cinsel içerik olmayan ifadelerden dolayı beraatini istedi.
'EŞİMLE PARA GÖNDERDİK'
Tutuksuz sanık Ramazan Çetin ise savunmasında; "A, 9 ay bizde staj yaptı. Staj bitti, beni aradı; 'Babamla tartıştık' dedi. 'Paranız var mı?' diye sordum. Eşim de yanımdaydı, IBAN aldık. Eşimin bilgisi var. A.'ya 500 TL taksi parası gönderdim. 22.30'da tekrar aradı. İhtiyacı vardı, eşimle para yolladık. Eşimle de görüşür tanışıklığımız var. Buraya niye çıktım bilmiyorum. Eşim doğum yapınca A. bize çiçek gönderdi" ifadelerini kullandı.
'BAŞKA BİR MAĞDURENİN DUYDUKLARINI SÖYLEMESİYLE'
Çetin'in avukatı ise "Mağdurenin ifadesinde 'Bir evde kaldıkları, görüştükleri" ifadesi var. Ama mağdur bu hususta bir beyanda bulunmadı. 'Böyle olay yok. Ailecek görüşüyoruz yakınlaşma vs. yok aramızda' dedi. Başka bir mağdurenin duyduklarını söylemesiyle, delil yokken müvekkilim bu raddeye geldi" dedi.
'NEDENİM ABİSİ OLARAK İŞE YÖNLENDİRMEKTİ'
Tutuklu sanık Durmuş Uğurlu da savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Devamlı telefonla uğraşıyordu, verdiğim işleri yapmıyordu. Ortada gezerken gördüm ve yanıma çağırdım. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. Sadece omzumun altından tutarak kendime doğru çektim. İş yapmadığı için uyarmak istedim. Kesinlikle cinsel saik yoktu. İnsan kaynaklarına beni şikayet etmiştir. Kimsenin özel hayatı beni alakadar etmez. Husumet yok aramızda. Ben kendisine 'Su gibi içerim', 'Sen onu yatakta tanıyamazsın' demedim. Kolundan tutma nedenim orada abisi olarak işe yönlendirmekti. İşin işleyişini sağlamak için kolundan tuttum. Başka bir şey kesinlikle söz konusu değil."
'AMİR OLARAK UYARIYOR'
Sanık Uğurlu'nun avukatı ise "Bir daha geç kalırsan ceza alırsın diye uyarıyor amir olarak, cinsel saik yok, buna ilişkin bir emare de yok. Hem maddi hem manevi zarar oluşmuştur. Tutuklu kaldığı sürede göz önünde bulundurularak tahliye edilmesini istiyoruz" dedi.
AVUKATTAN GARİP SAVUNMA!
Uğurlu'nun diğer avukatı da "Cinsel taciz olmasının uygun koşulları yoktur sabahın saatinde. Trafikten gelmiş sanık, cinsel haz almaya dönük bir durumla yaklaşmamıştır. 'Babamı istiyorum' diyor çocuğu. Eşi arkasında. Mağdur durumdalar. Büyük acılar çekmişlerdir. Cezaevinde kaldığı süre yetmiştir. Tahliyesini istiyoruz" savusunda bulundu
'MECLİS'TE HUMMALI BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYORUZ'
Sanık Recep Seven de iddiaları yalanladı.
Meclis'te 38 yıl görev yaptığını belirten Seven; şu iddialarda bulundu:
"A. ile hiçbir samimiyetim yok. Öğrenciler toplanmışlar aralarında, ben de gittim. 'Allah'a ısmarladık' dedim ve ayrıldım. Mağdurlar hepsi aynı sınıftan stajyerler. Bir hedef peşindeydiler ben de anlamadım. İftira atıyorlar. Meclis'te hummalı bir şekilde çalışıyoruz. Paylaşma gibi bir durum yok, görevlendirme var. Ben stajyerlere evladım gözüyle baktım. Benim de iki kızım var. İddianamede okumuş olduğunuz hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Bu eylemlerin hiçbirisini ben gerçekleştirmedim."
'ANEMİ RAHATSIZLIĞI OLDUĞU İÇİN İZİN ALIYORDU'
Tutuklu sanık Halil İlker Güner'e mağdur D.'ye attıkları "Fıstığım sen çok mu istiyorsun benimle buluşmayı", "Kimseye buluşacağımızı söyleme bugün çok güzeldin", "Sen benim küçük sevgilimsin" mesajları ve Mağdur D.'yle dışarıda buluşup aracında gezdirdiğine yönelik iddialar soruldu.
Sanık Güner; "Bu şekilde burada olduğum için üzgünüm. Üzerime atılı cinsel istismar suçunu kabul etmiyorum. Hiçbir temasım olmamıştır. D. önce memurlar kafeteryası b blokta göreve başladı. 2 dönem üyeler lokantasına geçti. Anemi rahatsızlığı olduğu için izin alıyordu bizden. Tedavisi için böyle bir karar aldı" dedi.
'EMOJİ GÖNDERMİŞLİĞİM VAR'
Aynı mutfakta çalıştıklarını belirten Güner; "Birbirimizde telefon numaralarımız vardı. Okuduğunuz mesajları D.'ye gönderdim; ama bunların taciz olduğunu düşünmüyorum. Kendisiyle sohbet ediyordum. Stajdan sonra mesajlaşmalarımız başladı. Stajının bitmesine yakın bizlerle arkadaş, abi kardeş gibi konuşmalar olmuştur. Emoji göndermişliğim var. Söz konusu mesajları farklı günlerde attığım da aynı gün içerisinde attığım da olmuştur. Attığım mesajlara kendisi de karşılık verdi" ifadelerini kullandı.
'ARKADAŞ MANASINDA BENDEN BAŞKA HAYATINDA KİMSE OLMAYACAK DEDİM'
Mağdur D.'ye attığı mesajlar hakkında savunmasını sürdüren Güner; "Fıstığım güzelim şeklindeki mesajları şöyle açıklayacağım; ben bunları etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim, art niyetim yok. Kendisini arkadaş manasında benden başka hayatında kimse olmayacak dedim. Kendisine yönelik herhangi bir fiziksel temasım olmadı. D. benim aracıma kendi rızası ile binmiştir. Aracın içindeyken herhangi bir fiziksel temasım olmadı. 'Sen istersen seni eve bırakırım' dedim. Burada bir art niyetim yoktu" dedi.
Araçta "Evli olmasam, çocuğum olmasa birlikte olur muyduk?" şeklinde soru sorduğu yönündeki iddialara ilişkin de Güner; "Hayır böyle bir söz söylemedim kesinlikle. Neden böyle şeyler söyledi D. bilmiyorum. Kendisiyle bu bulaşmadan başka bir buluşmam olmadı" savunusunu yaptı.
'EYLEM SARKINTILIK DÜZEYİNDE KALMAKTA'
Güner'in avukatı; "Müvekkilim büyük bir pişmanlık duymaktadır. Müvekkile atfedilen suçlama iş dışarısında buluşma ve gezdirmesidir. Bu suçlamada temas şartı aranır. Ancak böyle bir durum yaşanmamıştır. Eylem sarkıntılık düzeyinde kalmaktadır. Cinsel tacize konu mesajların hiçbirinde cinsel içerik yoktur. Mesajlar bağlamından koparılmıştır. Mağdurun bu karşılıklı konuşma şeklindeki mesajlaşmaya rızası vardır. Adli kontrol şeklinde tutuksuz yargılanmasına talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi, TBMM Hukuk İşleri Başkanı avukat İsmail Aydos, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği duruşmaya katılım talebinde bulundu.
TBMM HUKUK İŞLERİ BAŞKANI'NDAN KATILMA TALEBİ
TBMM Hukuk İşleri Başkanı katılma talebinde bulundu ve "Üç sanık hakkında ihraç kararı verdik disiplin soruşturması kapsamında. Diğerlerinin soruşturması devam ediyor. Meclis Başkanımız da bu konuyu dikkatle sonuna kadar takip etmemizi istedi. Gazi Meclisimizin bu şekilde konu edilmesi çok üzücüdür. Bu yüzden suçtan zarar görmüştür Meclisimiz de. Katılma talebinin kabul edilmesini istiyoruz" dedi.
Mağdurların savunmaları SEGBİS üzerinden psikolog eşliğinde alınıyor.
Çocuklara CMK'den duruşma öncesi atama yapılması nedeniyle mağdur çocukların avukatları bu aşamada çocukların savunmalarının alınmamasını talep etti.
Mağdurların ifadelerinin tamamlanmasının ardından duruşmaya 20 dakika ara verildi. Aranın ardından tanık ifadelerine geçildi.
'YAŞANAN EYLEMİ GÖRMEDİM'
Mahkemede mağdurların ifadelerinin tamamlanmasının ardından duruşmaya 20 dakika ara verildi. Verilen aranın ardından duruşmaya tanık ifadeleriyle devam edildi.
Tanık olarak dinlenen mutfak ustası M. K.; "Yaşanan eylemi görmedim. Aynı mutfakta çalışıyoruz stajyer bana rahatsız olduğunu söyledi. Ben de aşçıbaşı ile konuş dedim. Sonra aşçıbaşı ile konuştular. Konuşma esnasında yanlarında değildim. 'Ben farkındayım, seni uzak tutarım' şeklinde bir söz söylemedim. Rahatsızlığının içeriğini bana söylemedi" dedi.
'HEMŞEHRİ OLDUĞU İÇİN...'
"Bir tane WhatsApp grubu var. Stajyerler bu gruba ekli değil. O grupta yemek listesi paylaşılıyor" diyen M.K., kendisine yöneltilen "Mengenliler" adlı WhatsApp grubuna yönelik soru üzerine söz konusu grubun varlığından haberinin olmadığını söyledi. Hakimin, "Öğrenci yaşadıklarını neden size anlattı?" sorusu üzerine M.K, "O Kalecikli, ben Kırıkkaleliyim. Hemşehrilikten söylemiş olabilir" dedi.
MAĞDUR YAKININDAN TEPKİ
Mağdur annesi, sanık avukatlarına tepki gösterdi. Avukatların, "Tutuklu bulunan sürenin dikkate alınması" talebine karşı çıkan anne, "Madem cezalarını çektiler, neden savunuyorsunuz bu adamları" diye sordu.
SAVCI TUTUKLULUKLARIN DEVAMINI İSTEDİ
Avukatların son ifadesinin ardından hakim iddia makamına sordu. Savcılık mütalaasında bulguların tam toplanmaması gerekçesiyle tutuklu sanıkların tutukluluğunun, tutuksuz sanığın adli kontrol şartının devamına karar verilmesini istedi.
ARA KARAR AÇIKLANDI
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, TBMM'deki cinsel istismar davasında, tutuklu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına, 1 tutuksuz sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi.
Hakim, katılma taleplerinden sadece Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nınkini kabul etti, TBMM'nin talebinin celse arasında verileceğini belirtti.
Sonraki duruşma 9 Şubat'a bırakıldı.