TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
Genel Kurul'da konuşan siyasi partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ÖZDAĞ: TÜİK'İN RAKAMLARI BÜTÜN MAAŞ ZAMLARINA MODERN BİR GASBIDIR
Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, hükümetin memurlara, emekli memurlara, en düşük emekli maaşı alanlara, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine bu yıl bir zam oranı teklif ettiğini hatırlatarak "TÜİK'in rakamlarına göre teklif etti. TÜİK rakamları doğru rakamlar değil. İTO'nun rakamları da var. ENAG'ın rakamları da var. TÜİK'in rakamlarını bir sağlamaya tabi tutmamız lazım ama bu sağlamayı tutabilmemiz için TÜİK'in mutlaka enflasyon sepetini açıklaması lazım. Enflasyon sepetini açıklamayan bir TÜİK'in rakamları adeta bütün memurların, emeklilerin veya SSK'lıların, Bağ-Kur'ların bütün maaş zamlarına çok ciddi şekilde tırnak içinde söylüyorum modern bir gasptır. Başka bir şey değildir" dedi.
En düşük emekli maaşının 16 bin 881 lira olduğunu hatırlatan Özdağ, şöyle konuştu:
"Hükümetin teklifi, 'yüzde 18.48 ile 20 bin liraya çıkartalım' diyor ama ben diyorum ki peki SSK'ya bağlı ve Bağ-Kur'dan emekli ayrılanlar, SSK'dan emekli ayrılanlar niye yüzde 12.19 zam alsınlar ki? Onların zamlı maaşlarına da yüzde 18.48'lik bir zam yapılmalıdır. Hatta en düşük emekli maaşı 28 bin 75 lira asgari ücret rakamı olmalı ve ardından da buradan bu emekli maaşları üzerinden yapılan zam yani en düşük emekli maaşına yapılan zam oranında SSK'lılara, Bağ-Kur'lara zam yapılmalı. Peki emekli memurlara ve emeklilerle beraber normal memurlara yapılacak zam ne kadardı? O da yüzde 18.60'tı. Bu da doğru bir zam değil. Çünkü TÜİK yine aynı şekilde burada yanıltıcı bilgi vermektedir. Hükümetin işine gelmektedir. Millete daha çok para vermesi gerekirken, enflasyona ezdirmemesi gerekirken bunu yapmamaktadır. Onlara da seyyanen zam yapılmalıdır. Seyyanen zam da en aşağı 10 bin liradan aşağı olmamalıdır. Hükümeti bir kez daha düşünmeye davet ediyorum. Bunu verebilirler mi? Verebilirler. Böyle bir imkânları var."
KAVUNCU: BU MİLLET MUHAKKAK SANDIKTA DA BUNUN HESABINI SORACAK
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, AKP iktidarının emeklilerden vazgeçtiğini söyleyerek "Yerli ve milli olduğunu iddia eden iktidar bizim kültürümüzde olan büyüklerimizi ayrı bir yere koymak, onları rahat yaşatmak, onlara saygıda kusur etmemek, onlara değer vermek konusunda maalesef bu milli değeri adeta unutmuş, emeklilerimizi gözden çıkartmış. 'Artık bizim için bir kıymetiniz yok' diyor" dedi.
Geçtiğimiz cumartesi günü iktidar adına utandığını dile getiren Kavuncu, şu ifadeleri kullandı:
"Cumartesi günü Birleşik Emekliler Sendikası'nın Kartal'daki verilecek olan zamlarla ilgili protesto toplantısına katıldım. Annem, babam yaşındaki insanlar o soğukta ellerinde pankartlarla o meydanda ne arıyorlar ya? Niye insanlara bunu reva görüyorsunuz? Niye bu milleti bu duruma düşürüyorsunuz? Bakın sizin yarattığınız bu sistem artık iflas etmiştir. Tabii geçmiş boyutu yok mu bu bugün geldiğimiz noktanın? Elbette geçmişte de yapılmış hatalar var. Bunları da bilmemiz, görmemiz lazım. Bütün bu değişiklikler, bütün bu uygulamalar yapılırken de şöyle bir huyu var iktidarın. Milleti birbirine düşürüyor. Mesela emeklilere az verirken gençleri 'Sırtınızda bunlar yük' diyerek provoke ediyor veya fazla prim ödeyenlerle az prim ödeyen emekliyi karşı karşıya getiriyor. Bunları birbirine düşman ediyor. Her konuda, her alanda çıkarttığı kanun, yasa milletin vicdanına sığmayacak oldu mu iki üç grup yaratıp bunları birbiriyle kavga ettiriyor.
Arkadaşlar 75 yaşında inşaatlara ısınmak için, inşaatlarda çalışan, ısınmak için toplu taşıma araçlarına bindiğini evde doğal gaz tüketmekten artık Japonya'da. Buyurun. Devam edin. Birde doğalgaz tüketemediği için ekonomik olarak altından kalkamadığı için ben toplu taşıma araçlarını biliyorum. Sabahtan akşama kadar orada sıcakta en azından oturabiliyorum diyen hastanelerin acil servislerinde ya da otogarlarda ya da Ankara'nın göbeğinde Ulus'ta ucuz otellerde kalmaya çalışan emeklilerin hali bilmiyorum size bir şey anlatıyor mu? Vicdanınızı hiç sızlatıyor mu? Emekliler ne istiyor somut olarak söyleyelim. Yüzde 70 aylık bağlama oranının geri verilmesini, kök maaşın asgari ücretin üzerine çıkmasını, ilaç katkı paylarının alınmamasını ve tüm emekliye eşit oranda gerçek enflasyonun üzerinde zam yapılmasını. Bu millet kendi annesine, atasına yapılan bu muameleyi asla unutmaz ve muhakkak sandıkta da bunun hesabını soracak."
AKÇAY: GEZİ PARKI OLAYLARIYLA İRAN'DAKİ BU MALUM OLAYLAR ARASINDAKİ BENZERLİKLERDE MANİDARDIR
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İran'daki sokak protestolarına ilişkin şunları söyledi:
"Kültürel bağlara sahip olduğumuz komşumuz İran'da İran para birimi riyalin değer kaybı gerekçe gösterilerek 28 Aralık 2025 tarihinde Tahran'daki tarihi Kapalı Çarşı'da başlatılan ve yayılan protestoları yakından ve ibretle takip ediyoruz. Bu yaşananlar madalyonun sadece görünen yüzüdür. Madalyonun diğer yüzünde ise organize istihbarat oyunları, emperyalist provokasyonlar ve karanlık tertipler yatmaktadır. İran'ın huzursuzluğu, bölünmüşlüğü ve sancı içinde kıvranması Türkiye'yi ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir. Komşumuzun siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barışı ve istikrarı Türkiye için de büyük öneme sahiptir. İran'ın neşter vuran siyasi ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan bu kötü niyet tanıyoruz. Gezi Parkı olaylarıyla İran'daki bu malum olaylar arasındaki benzerliklerde manidardır. ABD ve İsrail'in İran'ı karıştırarak doğrudan müdahale zemini araması küresel bir savaşa kapı aralamaktır. Biz komşuluk bağları ve inancımız gereği bu emperyalizm kuşatmaya karşı duruyoruz ve karşı durmalıyız. Bu süreçte İran Türklüğü olaylara karşı sergilediği soğukkanlı mesafeli ve vakur tavır her türlü takdirin üzerindedir. Tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projelerine geçit vermeyecektir. İran'daki traktörler dış bağlantılı dayatmaların ve dalaverelerin bozuk tarlasına sürmeyecek. Bu şer oyununa alet olmayacak ve emperyalizmin taşeronluğuna heves etmeyecektir."
KILIÇ KOÇYİĞİT: IŞİD'İN YARIM BIRAKTIĞI VAHŞET BUGÜN BAŞKA ELLER ALTINDA DEVAM ETTİRİLMEKTEDİR
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de Suriye'de yaşanan olaylara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Suriye'de yaşananların herkesin, aslında, vicdan sahibi olan herkesin vicdanını yaralaması gerekirken, gerçekten herkesin uykularını kaçırması gerekirken bunun bu kadar ortak bir duygu olmadığını görmekten duyduğumuz üzüntünün de altını çizmek istiyorum. Bu sadece bir siyasi mesele midir? Hayır. Bu aynı zamanda insan olmanın gereği ve hepimizi ilgilendiren çok temel bir meseledir. Son iki haftadır Halep'te, özellikle Şeyh Maksud ve Eşrefiye Mahallelerinde tanık olduklarımız sıradan bir çatışma, sıradan bir operasyon meselesi değildir. Burada yaşananlar aslında, yıllardır farklı biçimlerde sürdürülen hakları yerinden ettirmeyi, iradeyi kırmayı ve birlikte yaşamı tasfiye etmeyi hedefleyen sistematik bir saldırının devamı niteliğindedir. Günlerdir kuşatma altında tutulan bu mahallelerde hastaneler vurulmuş, sivil yerleşim yerleri ağır bombalanmış ve yüz binlerce insan bu kış koşullarında açlığa, susuzluğa mahkûm edilmiş, yetmemiş, evlerinden, yurtlarından çıkmak zorunda bırakılmışlardır; üstelik bunların birçoğu aynı zamanda Afrin'den gelen yani zaten bir kere yaşam alanlarını terk eden insanlardan oluşmaktadır. Bu tablo ne güvenlik gerekçesiyle açıklanabilir ne de 'çatışma' denilerek üstü örtülebilinir. Burada hedef alınan bir halkın varlığı, hafızası, geleceği ve haklarıdır. Şunu açıkça ifade etmek gerekir: Suriye sahasında farklı isimler ve farklı bayraklar altında dolaşan silahlı yapıların yöntemleri de hedefleri de aynıdır. Üniformalar değişebilir, isimler değişebilir ancak Kürt düşmanlığı, mezhepçi nefret, kadın düşmanı zihniyet hiç değişmemektedir. IŞİD'in yarım bıraktığı vahşet bugün başka eller, başka formalar, başka ünvanlar adı altında devam ettirilmektedir.
DEM Parti olarak çağrımız nettir: Halep'teki saldırılar derhâl durdurulmalı, kuşatma kaldırılmalı, insani yardım koridorları açılmalı, rehin alınanlar serbest bırakılmalı, sivillere ve sağlık merkezlerine yönelik saldırılar bağımsız biçimde soruşturulmalıdır. Birleşmiş Milletler ve tüm insan hakları örgütleri bu suskunluğu terk etmeli ve derhâl sorumluluk almalıdır."
BAŞARIR: NİYE BU ÜLKEDEKİ EMEKLİLER ÇALIŞIRKEN ÖLMEK ZORUNDA KALIYOR?
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, tutuklu Murat Çalık, Tayfun Kahraman, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek'in sağlık durumlarına dikkat çekerek tahliye kararı verilmesi gerektiğini söyledi. CHP Grubunun 5 milyon emekli için mücadele ettiğini belirterek şöyle konuştu:
"Gece gündüz nöbet tutuyoruz. Bazı arkadaşlara saçma ve komik gelebilir ama 86 milyon için çok ciddi bir eylemdir. Bugün teklif edilen 20.000 lira en düşük emekli maaşı utanç verici bir maaştır. Ben sadece AKP'li milletvekillerine şunu sormak istiyorum. Çarşıya çıkıyorsunuz, pazara çıkıyorsunuz, insanlarla görüşüyorsunuz. 70 yaşında çalışan insanları gördüğünüz zaman amca, teyze sen ne yapıyorsun ya? Niye evde değilsin diye sormak aklınıza gelmiyor mu hiç ya? Niye bu ülkedeki emekliler çalışırken ölmek zorunda kalıyor? Niye benim ülkemde bir emekli bir aylık maaşıyla bir aylık kirasını veremiyor ve buraya getirdiğiniz zam farkı bin lira yani 1 kilo kıyma arkadaşlar ya. Hiç utanmıyor muyuz, sıkılmıyor muyuz, gerçekten başımızı önümüzü eğmiyor muyuz bunu el kaldırdığımız zaman? Nasıl el kaldıracağız buna? Bakın iki tane araştırma önergesi verilecek. Gelin emeklinin durumunu araştıralım. Beslenme şartlarını, barınma şartlarını, ısınma şartlarını, enerji fiyatlarını, yaşam koşullarını, giyimlerini araştıralım. Ondan sonra zam teklifini kanunla buraya getirin. Saraydan gelen tekliflerle bu işi yapmayın. Onların tuzu kuru. Bakın saray mutlu. Hesabı siz veriyorsunuz. Sokağa siz çıkıyorsunuz. İnsanlar sizi eleştiriyor. O yüzden bu rezalete gelin son verelim."
YENİŞEHİRLİOĞLU: SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR
AKP Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Suriye'ye ilişkin "Bizim durduğumuz yer son derece nettir. Suriye'nin toprak bütünlüğü Türkiye için vazgeçilmezdir. Suriye'nin egemenliği bizim için temel bir ilkedir. Suriye'nin iç barışı bölgesel barışın anahtarıdır. 10 Mart mutabakatına uyulduğu takdirde sahada çözümsüz hiçbir başlık kalmayacaktır" dedi.
"HİÇ KİMSE BU MESELE ÜZERİNDE SİYASİ ŞOV YAPMA..."
Emeklilerimizin yaşadığı ekonomik zorluklar bu meclisin tamamının ortak sorumluluğudur. Hiç kimse bu mesele üzerinde siyasi şov yapma, polemik üretme ya da hakaret dili ile gündem oluşturma hakkına da sahip değildir. Milletimizin bizden beklentisi bağırmak, aşağılamak ya da kürsüyü kişisel öfkenin alanına çevirmek değil, çözüm üretmektir. Emekli maaşları konusunda atılan her adım bütçe dengeleri, sosyal güvenlik sistemi ve sürdürülebilirlik ilkeleri gözetilerek atılmaktadır. Yapılan düzenlemeler bir defalık söylemlerden ibaret olmayıp kademeli iyileştirme anlayışının parçasıdır. Sosyal devlet sorumluluğu popülist rakamlarla değil kalıcı politikalarla yerine getirilir.
Bu kürsüden sarf edilen ağır ifadeler, kişisel hakaretler ve seviyesiz benzetmeler emeklilerimizin sorunlarına katkı sunmadığı gibi meclisin itibarını da zedelemektedir. Siyaset empati üzerinden yürür. Ancak empati bağırarak ya da aşağılayarak kurulamaz. AK Parti emeklilerimizin her birinin yaşam standardının yükselmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmaya devam edecektir. Eleştiri elbette yapılır. Öneri elbette sunulur. Ancak bu çatı altında kullanılan dil milletin vakarına yakışmak zorundadır."
EMEKLİLERİN SORUNLARINI DİLE GETİREN MUHALEFET İLE AKP ARASINDA SÖZLÜ TARTIŞMA YAŞANDI
Yenişehirlioğlu'nun siyasi parti grup başkanvekillerinin konuşmaları sırasında emeklilerle ilgili sözlerine ilişkin eleştirileri üzerine CHP'li Başarır söz talebinde bulundu. Başarır, TBMM'nin bu ülkenin temel sorunlarını çözecek en temel kurum olduğunu hatırlatarak "Şimdi bunu yapıyor muyuz? Hayır. Dedi ki: 'Emeklinin sorunu şovla çözülmez.' Hiçbir grup burada şov yapmıyor bakın. Neyi söylüyor? Barınma fiyatlarını söylüyor. Neyi söylüyor? Beslenme fiyatlarını söylüyor. Neyi söylüyor? Palto fiyatlarını, ayakkabı fiyatlarını söylüyor. Eğer bunu şov olarak görüyorsa benim kendisine söyleyecek hiçbir sözüm yok" dedi.
"20 BİN LİRA EMEKLİ MAAŞI ALAN BİR AMCANIN, BİR TEYZENİN YERİNE KENDİNİZİ KOYUYOR MUSUNUZ?"
Yenişehirlioğlu'nun "Siyaset empati yapma aracı" sözlerine yönelik Başarır, şu ifadeleri kullandı:
"Empati siyasette çok önemli. Ben milyonlarca emekliyi kendi anamın, babamın yerine koyuyorum, kendi yerime koyuyorum. Ve o yüzden zaten burada isyan ediyorum. Ses yükseltiyoruz, bazen bağırıyoruz. Katlanılabilir bir durum değil ki. Ben soruyorum, Sayın Yenişehirli Allah aşkına siz empati yapıyor musunuz? 20 bin lira emekli maaşı alan bir amcanın, bir teyzenin yerine kendinizi koyuyor musunuz? Pazara gidiyor musunuz? Ya bin lira zam getiriyoruz. Dana kuşbaşı, 1 kilo et, bin lira. Neyi konuşuyoruz biz? Bunları söylemek şovsa ben şov yapıyorum. Tüm gruplar Selçuk Bey de şov yapıyor. İYİ Parti de şov yapıyor. Ben de şov yapıyorum ama bari siz de biraz şov yapın da bu parayı arttırın. Bunu şov olarak görüyorsanız vicdan ya. Gerçekten vicdan. Yani emekli konusunda bari bu tepkiyi, bu tepkiyi görün. Burada nöbet tuttuğumuz için ağza alınmayacak hakaret eden arkadaşlarınız var. Ben bunu açmak istemiyorum. Milletvekillerimize hakaret ediyor. Asıl biz buna izin vermeyiz. Biz emekli için, işçi için, halk için 86 milyon için buradayız."
Başarır'ın ardından İYİ Parti Grup Başkanvekili Kavuncu söz talebinde bulundu. Yenişehirlioğlu'nun sözlerine ilişkin Kavuncu, "Bugün yüzbinlerce emeklimiz Meclis'i takip ediyorlar. Çaresizler ve sıkıntılarının gündeme getirilmesini istiyorlar. Az önce şahit oldukları görüntüyle de büyük bir ayar kırıklığına uğradılar. Ben eminim çünkü biz kendi partim adına ve kendi konuşmam adına konuşayım. Tek bir hakaret yok. Emeklilerin bize ilettiği sıkıntıları gündeme getirdik. Sayın Grup Başkan Vekili dedi ki: 'Emeklilerin yaşadığı sıkıntı bütün meclisin sorumluluğu.' O zaman bu kurduğunuz cümlede samimiyseniz size çok açık net bir teklif. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ve yeni yolun bu konu ile ilgili verdiği araştırma önergesini AK Parti grubu olarak 'Evet' oyu verin. Yarın da biz vereceğiz. Bize 'evet' oyu verin. Milletle ne kadar samimi olduğunuzu görsün diyorum" diye konuştu.
YENİŞEHİRLİOĞLU: MECLİS KÜRSÜSÜ GERİLİMİN, POLEMİĞİN YA DA SOKAK DİLİNİN DEĞİL...
CHP ve İYİ Parti Grup Başkanvekillerinin söz taleplerinin ardından AKP’li Yenişehiroğlu, söz alarak şöyle konuştu:
“Bu çatı altında yapılan her söz, söylenen her ifade temsil edilen milyonların sorumluluğunu taşır. Bu nedenle Meclis kürsüsü gerilimin, polemiğin ya da sokak dilinin değil, çözümün, sağduyunun ve devlet ciddiyetinin adresidir. Son dönemlerde siyasi tartışmaların seviyesinin zaman zaman bu yüce makamın vakarına yakışmayan bir noktaya çekildiğini hep birlikte üzülerek görüyoruz. Meclis sosyal medyadaki reflekslerle konuşan bir alan haline dönüştürmek yasama ahlakına zarar verir. Muhalefet elbette demokrasinin vazgeçilmezidir muhalefet etmek ancak muhalefet gerilim üretmekle kışkırtıcı bir dil kullanmakla ya da sokak üslubunu meclis kürsüsüne taşımakla olmaz. Yasama sorumluluğu sabır ve nezaket ve akıl gerektirir. Bütün hepimizde bu var. Her bir milletvekili bu kürsüye çıktığında meclisin itibarını da temsil ettiğini unutmamalıdır. Ben sadece genel olarak bir tanımlama yapıyorum. Şahsi olarak kimseyi suçlamıyorum."
BAŞARIR: SOKAKTAKİ İNSANLAR BİRBİRİNE HAKARET ETMİYOR
Yenişehirlioğlu'nun sözlerinin ardından cevap vermek için son kez söz alan Başarır, "Meclis'in itibarını eğer ki düşünüyorlarsa Sayın Başkan'ın dediği gibi araştırma önergelerimize el kaldırsınlar bir zahmet. Meclisin itibarını düşünüyorlarsa bu ülkenin temel sorunları bu Meclis'te tartışılsın, konuşulsun. Muhalefetin getirdiği hangi araştırma önergesine teklifine evet dediniz ki? Sokak dili, sokak dili. Vallahi sokak dilini bazen konuşmak da sıkıntı değil. Sokaktaki insanlar birbirine hakaret etmiyor. Yani burada bile üstenci bir yaklaşımınız var sizin. Sokaktaki insanlar ne konuşuyor biz bunu gelip burada anlatıyoruz. Emekli ne diyorsa, işçi ne diyorsa anlatıyoruz" dedi.