Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: 'Barrack’ın ifadeleri emperyalist bir haddi aşmadır'

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: 'Barrack’ın ifadeleri emperyalist bir haddi aşmadır'

18.04.2026 16:53:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: 'Barrack’ın ifadeleri emperyalist bir haddi aşmadır'

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki açıklamalarına ilişkin, "Sarf edilen sözler, küresel şeytani düzenin bölgemiz üzerindeki kirli emellerinin açık bir itirafıdır. Barrack’ın ifadeleri emperyalist bir haddi aşmadır. İktidara çağrımızdır, kendi himayenizde ve Türkiye topraklarında yapılan forumda, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğini ve milletimizin onurunu hedef alan bu şahsa karşı neden sessizsiniz? Bu küstahlık karşısında ABD Büyükelçisi derhal Dışişleri'ne çağrılmalı ve kendisine nota verilmelidir" ifadesini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’nda söylediği, "Orta Doğu'da işe yarayan tek şey, güçlü liderlik rejimleri oldu: Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar. Demokrasi pelerini giyen, insan hakları adına üzerine gittiğimiz ülkeler başarısız oldu" ifadelerine ilişkin sosyal medya hesabından tepki mesajı paylaştı.

"Antalya Diplomasi Forumu’nda Tom Barrack tarafından sarf edilen sözler, küresel şeytani düzenin bölgemiz üzerindeki kirli emellerinin açık bir itirafıdır" diyen Erbakan, şunları kaydetti:

"Barrack’ın ifadeleri emperyalist bir haddi aşmadır. Bu hadsiz elçinin, bu Epstein failinin en vahim iddiası; Türkiye ile katil İsrail arasındaki gerilimin 'sadece söylemden ibaret' olduğu cümlesidir. Yarısı çocuk ve kadın 70 bin masumu katleden siyonist rejim ile Türkiye’nin müttefik olduğu imasında bulunmak, hadsizliğin zirvesi ve hem iç hem de dış politikamıza müdahale değilse nedir? Biz; 'Benim kudretimin ulaştığı yerlere, sizin hayalleriniz bile ulaşamaz' diyen İstanbul Fatihi'nin; 'Biz bunca meşakkati kuru bir kavga uğruna çekmedik' diyen Yavuz Sultan Selim’in torunlarıyız. Biz; 'Cihadın en faziletlisi, zalim bir yöneticinin huzurunda hakkı söylemektir' buyuran Peygamber Efendimizin ümmetiyiz. Biz, İslam coğrafyasındaki mazlumların umudu Türkiye’yiz.

"ABD BÜYÜKELÇİSİ DERHAL DIŞİŞLERİ'NE ÇAĞRILMALI VE KENDİSİNE NOTA VERİLMELİ"

Türkiye-İsrail ittifakı, ne gelmişinizin ne de geçmişinizin göremeyeceği bir hayal ürünüdür. İktidara çağrımızdır, kendi himayenizde ve Türkiye topraklarında yapılan forumda, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğini ve milletimizin onurunu hedef alan bu şahsa karşı neden sessizsiniz? Bu küstahlık karşısında ABD Büyükelçisi derhal Dışişleri'ne çağrılmalı ve kendisine nota verilmelidir. Unutulmasın ki kudret ve kuvvet sahibi Amerika veya siyonizm değil, yalnızca Cenabıhaktır. Siyonist-emperyalist zihniyetin bölgemizi dizayn etme çabaları karşısında, Milli Görüş’ün çelikten iradesiyle dimdik durmaya devam edeceğiz. Durmayanları da siyasetimizle hizaya getireceğiz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan, siyonist Trump’ın Ankara’daki haddini bilmez elçisine yapılacak muamele hakkında ivedilikle açıklama beklediğimizi hükümetin ve kamuoyunun bilgilerinize sunuyoruz."

BARRACK NE DEDİ?

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı konuşmada Ortadoğu'da demokrasi ile yönetilen ülkeleri eleştirerek otoriter ülkelere övgü dolu sözler söylemişti.

Barrack şu ifadelere yer verdi:

"Dünyanın bu bölgesi sadece tek bir şeye saygı duyar: Güç. Eğer güç göstermezseniz, zayıflık gösterirseniz, savunmada kalırsınız. Suriye bunun iyi bir örneği. Suriye neden işliyor? Çünkü güçlü, kararlı ve cesur bir lider var. İnsanlar geçmişte onunla aynı fikirde olmayabilir ama onu bir yere doğru liderlik ederken görüyorlar.

Körfez örneğine bakacak olursak; bu ülkelerin oldukça başarılı olduklarını ve buradaki müşfik monarşilerin sonuç verdiğini görürüz. Eğer bölgeyi incelerseniz ki antidemokratik olduğu gerekçesiyle bu sözlerimden dolayı muhtemelen yine eleştiri alacağım, işe yarayan tek şeyin, altını çiziyorum 'tek' şeyin, bu güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz. Ya müşfik monarşiler ya da bir nevi monarşik cumhuriyetler... Bunun dışındaki her şey, yani o 'Arap Baharı' süreci, sadece sönümlendi ve yok olup gitti. Demokrasi ya da insan hakları adına müdahale ettiğimiz ülkeler ise hüsrana uğradı. Günün sonunda refah; İsrail'in, çıkarlarını Körfez’le ve bu köklü medeniyetlerle ki Suriye dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir, ortak bir paydada buluşturmasından geçiyor."