Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dokuzuncu celsesi görülüyor.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada, Ayhan Bora Kaplan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.
Sanık Muhammed Kaplan’ın avukatı Volkan Şener, “Müvekkilimin iri yarı diye bahsettiği polis memurunun Yılmaz Öztürk olduğunu tespit ettik. Murat Çelik’in (eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı) en yakınındakilerden biridir. O dönem Çelik’in şoförlüğünü yapmaktadır. Biz tanık olarak dinlenmesini istiyoruz” dedi.
“SERDAR SERTÇELİK MACARİSTAN’DA KAMP SÜRECİNDE INSTAGRAM KULLANIYORDU”
Duruşmada tanıklar dinlendi. İlk olarak sanık Serdar Sertçelik’in abisi Selçuk Sertçelik, “Macaristan’da cezaevine 2024 yılının Nisan ya da Mayıs ayında girmiş olması lazım. En son Türkiye’ye gelmeden önce görüştük Ocak ayında. Macaristan’da kamp süreci de vardı. O süreçte Instagram kullanıyordu çok kısa süre. Nurullah Özgür Kopuk, bir defa beni arayıp ‘Nerdesin konuşmamız lazım. Konum at geleceğiz’ dedi” ifadelerini kullandı. Savcının “Kötü muameleden bahsetti mi? Vücudunda şiddet izi var mıydı?” sorusuna Sertçelik, “Biz iz yoktu. Ama tedirgindi. Baskı gördüğünden bahsetmişti” yanıtını verdi.
SAVCILIKTA KABUL EDİLEN MESAJLAŞMA MAHKEMEDE KABUL EDİLMEDİ
Selçuk Sertçelik’e sanık Serdar Sertçelik’e ait olduğu iddia edilen ve Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün bürosunun kapısına bırakıldığı öne sürülen telefondaki mesajları gösterildi. Sertçelik, mesajların kendisine ait olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı’nın, savcılık ifadesinde bunları kabul ettiğini söylemesi üzerine Sertçelik, savcının mesajları göstermediğini, soru-cevap şeklinde ifade aldığını belirtti. Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik’in babası Erdoğan Sertçelik de “En son oğlumla vurulduğu zaman görüştüm. Evde kalıyordu o zaman. Oğlum yurt dışındayken düzenli bir görüşmemiz olmadı. Macaristan’da tutukluyken telefondan görüşüyorduk.Sürekli evimiz basılıyordu. Çocuğumu odaya alıyorlardı, kapatıyorlardı 4-5-6 saat sorgu oluyordu” diye konuştu.
“İKİ FARKLI TELEFONU YAN YANA KOYUYORDUK O ŞEKİLDE GÖRÜŞMÜŞLERDİ”
Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik’in annesi Ayşenur Bozoğlu, “O dönem bizim evimiz sanki Emniyet gibiydi. İçeri gelip oturuyorlardı” dedi. Mahkeme Başkanı’nın “Serdar yurt dışındayken hiç senin aracılığın ile başkası ile görüştü mü?” diye sorması üzerine anne Bozoğlu, Şevket Demircan ile görüştüğünü söyledi ve “İki farklı telefonu yan yana koyuyorduk o şekilde görüşmüşlerdi. Biz durmuyorduk içerde çıkıyorduk odadan” dedi.
TANIK POLİS MEMURU SÜVARİ: GÖRÜŞMEDE MURAT MÜDÜRÜM, BEN VE CENGİZ HALİÇ VARDI
Tanık olarak dinlenen o dönem Murat Çelik’in kalemi olarak çalışan ve operasyona katılan polis memuru Mustafa Süvari, şunları öne sürdü:
“Evet bir görüşme gerçekleştirdik Murat Müdürüm ve Cengiz Haliç ile. Murat Müdür, Haliç’in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti.
“MESLEKİ TECRÜBELERİMDEN DOLAYI BU GÖRÜŞMEYİ KAYIT ALTINA ALDIM”
Mesleki tecrübelerimden dolayı bu görüşmeyi kayıt altına aldım. Daha önce yapmadığım şeyleri yapmış gibi gösterilmiştim, o yüzden kendimi güvence altına almak için kaydettim. Görüşme boyunca bir belge vermedi Haliç. Bu görüşmeyi kayıt altına aldığımdan o sırada Çelik’in haberi yoktu. Çok sonradan öğrendi. Serdar Sertçelik, Türkiye’ye geldikten sonra Cengiz Haliç’in ismi dosyada geçince ve önemli bir isim olduğunu da anlayınca Murat Müdürüm ile görüştüm. Görüşmeyi kayıt altına aldığımı söyledim ve bunu Savcılığa vermeye de hazır olduğumu söyledim. Murat Müdürüm de ‘iyi olur, savcılığa verelim’ dedi.”
GÖRÜŞME KAYDI OKUNDU; “BARIŞ'I 10 GÜN SONRA HAZIR ET, 1 MİLYON DOLARA…”
Mahkeme Başkanı sunulan kayıttaki görüşmeleri okudu. Mahkeme Başkanı, konuşmalarda birinci erkek şahıs ve olayı anlatan ikinci erkek şahıs olduğunu ifade etti.
Duruşmada okunan görüşmenin bir kısmı şöyle:
“Olayı anlatan erkek şahıs: Sur Balık’ta oturdular. Ahmet Akça Bey ve Ahmet Yıkılmaz ile sürekli iş yapan bir iş adamı ama adını söylemedi. Onunla bir iş daha yapacak herhalde. ‘Barış'ı 10 gün sonra hazır et, 1 milyon dolara…’ dedi”
KAPLAN’IN AVUKATLARI: BİZ BU KONUŞMALARIN BURADA OKUNMASINI İSTEMİYORUZ
Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Rıdvan Şahin, konuşma metni okunurken araya girdi ve “İki kişi arasındaki konuşmalar hukuka aykırı olarak kayıt altına alınmıştır. Burada içeriği okunamaz. Delil niteliği yoktur. Cengiz Haliç’in de suç duyurusu vardır konu hakkında. Biz bu konuşmaların burada okunmasını istemiyoruz. Zaten dava konusu ile alakası yoktur” dedi. Mahkeme Başkanı da “Bunun takdiri bana ait” dedi.
Tanık Süvari, “Arada sorular soran Murat Çelik ve ben. Olayı anlatan ise Cengiz Haliç’tir. Ayrıca burada üç kişinin arasındaki konuşmaları kayıt altına alıyorum ve konuşanlardan biri de benim. Ben bu ses kaydındaki konuşmaları göz ardı mı etseydim. Bir vatandaş olarak görevimi yaptım” şeklinde konuştu.
“CENGİZ HALİÇ GİBİ BİR İSİM EMNİYET’E GELİNCE HERHALDE ÇAY İÇMEYE GELMİYORDUR”
Avukat Şahin, “Neden bu ses kaydını aldınız?” diye sorması üzerine Süvari, “Cengiz Haliç gibi bir isim Emniyet’e gelince herhalde çay içmeye gelmiyordur. Bir şey anlatmak için gelmiştir. Olası bir suç konuşması olursa ve bu konuşma sonrasında inkar edilir ve ben zarar görürüm diye aldım bu görüşmeyi” yanıtını verdi.
Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu’nun “Yere yatmış adamın kafasına neden silah dayadın?” şeklindeki soruya “Konu görünenin aksine silahı dayamak değil. Şevket Müdürümün elindeki ağzında mermi olan silahı almak. bu mesleki içgüdü ve ne olur ne olmaz silah patlar diye almak istedim” yanıtını verdi.
"MURAT ÇELİK Mİ BU SES KAYDINI ALDIRTTIRMIŞ VE KENDİSİNE GÖNDERTTİRMİŞTİR?"
Söz alan Ayhan Bora Kaplan, “Kayıtta kendisinin sesi uzaktan, Murat Çelik’in sesi daha yakından geliyor. Murat Çelik mi bu ses kaydını aldırttırmış ve kendisine gönderttirmiştir?” diye sordu. Süvari de “Bana göre de benim sesim daha yakından geliyor” yanıtını verdi. Kaplan ise “Başkanım bu ses kaydının incelenmesini ve rapor yazılmasını istiyorum” talebinde bulundu.
AVUKAT GÖÇER, TELEFON GETİREREK SUNUM YAPTI: BİR WHATSAPP MESAJLAŞMASININ ÜSTÜNE KONUŞMALAR SONRADAN EKLENEBİLİR YA DA ÇIKARTILABİLİR
Emekli polis memuru sanık Önder Polat’ın avukatı Duran Göçer, mahkeme huzuruna üç telefon getirdi ve WhatsApp üzerinden sıralı bir mesajlaşmayı okudu. İki kişi arasındaki örnek bu WhatsApp mesajlaşmasının farklı telefonlar ile manipüle edilebileceği iddiasında bulundu. Göçer bu telefonları da mahkemeye sunarak öncelikle Jandarma tarafından incelenmesi talebinde bulundu. Göçer, “Yani demek istediğimiz şu; manipülasyon iddiasının kanıtlanması çok zor. Ancak bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir. Öte yandan mesajlaşmalar başka bir telefona yüklenip de değiştirilebilir. Buluntu telefon dosyası için öncelikle adaletin sağlanmasını istiyoruz. Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısının sorularından bu telefon ile ilgili şüphelerin olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden buluntu telefona ilişkin en uzman bir bilirkişi bulunarak inceletmesi ve bilirkişinin de kimliğinin gizli tutulmasını talep ediyoruz” dedi.
AYHAN BORA KAPLAN SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASI… TANIK POLİS MEMURU MUSTAFA SÜVARİ'DEN “CENGİZ HALİÇ, HALİL FALYALI, AHMET YIKILMAZ VE RÜŞVET İLE İLGİLİ ŞEYLER ANLATTI” İDDİASI
Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında tanık olarak dinlenen polis memuru Mustafa Süvari, “Murat Çelik Müdür, Cengiz Haliç’in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı” beyanında bulundu.
Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dokuzuncu celsesi görülüyor.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada, Ayhan Bora Kaplan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.
Sanık Muhammed Kaplan’ın avukatı Volkan Şener, “Müvekkilimin iri yarı diye bahsettiği polis memurunun Yılmaz Öztürk olduğunu tespit ettik. Murat Çelik’in (eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı) en yakınındakilerden biridir. O dönem Çelik’in şoförlüğünü yapmaktadır. Biz tanık olarak dinlenmesini istiyoruz” dedi.
“SERDAR SERTÇELİK MACARİSTAN’DA KAMP SÜRECİNDE INSTAGRAM KULLANIYORDU”
Duruşmada tanıklar dinlendi. İlk olarak sanık Serdar Sertçelik’in abisi Selçuk Sertçelik, “Macaristan’da cezaevine 2024 yılının Nisan ya da Mayıs ayında girmiş olması lazım. En son Türkiye’ye gelmeden önce görüştük Ocak ayında. Macaristan’da kamp süreci de vardı. O süreçte Instagram kullanıyordu çok kısa süre. Nurullah Özgür Kopuk, bir defa beni arayıp ‘Nerdesin konuşmamız lazım. Konum at geleceğiz’ dedi” ifadelerini kullandı. Savcının “Kötü muameleden bahsetti mi? Vücudunda şiddet izi var mıydı?” sorusuna Sertçelik, “Biz iz yoktu. Ama tedirgindi. Baskı gördüğünden bahsetmişti” yanıtını verdi.
SAVCILIKTA KABUL EDİLEN MESAJLAŞMA MAHKEMEDE KABUL EDİLMEDİ
Selçuk Sertçelik’e sanık Serdar Sertçelik’e ait olduğu iddia edilen ve Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün bürosunun kapısına bırakıldığı öne sürülen telefondaki mesajları gösterildi. Sertçelik, mesajların kendisine ait olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı’nın, savcılık ifadesinde bunları kabul ettiğini söylemesi üzerine Sertçelik, savcının mesajları göstermediğini, soru-cevap şeklinde ifade aldığını belirtti. Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik’in babası Erdoğan Sertçelik de “En son oğlumla vurulduğu zaman görüştüm. Evde kalıyordu o zaman. Oğlum yurt dışındayken düzenli bir görüşmemiz olmadı. Macaristan’da tutukluyken telefondan görüşüyorduk.Sürekli evimiz basılıyordu. Çocuğumu odaya alıyorlardı, kapatıyorlardı 4-5-6 saat sorgu oluyordu” diye konuştu.
“İKİ FARKLI TELEFONU YAN YANA KOYUYORDUK O ŞEKİLDE GÖRÜŞMÜŞLERDİ”
Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik’in annesi Ayşenur Bozoğlu, “O dönem bizim evimiz sanki Emniyet gibiydi. İçeri gelip oturuyorlardı” dedi. Mahkeme Başkanı’nın “Serdar yurt dışındayken hiç senin aracılığın ile başkası ile görüştü mü?” diye sorması üzerine anne Bozoğlu, Şevket Demircan ile görüştüğünü söyledi ve “İki farklı telefonu yan yana koyuyorduk o şekilde görüşmüşlerdi. Biz durmuyorduk içerde çıkıyorduk odadan” dedi.
TANIK POLİS MEMURU SÜVARİ: GÖRÜŞMEDE MURAT MÜDÜRÜM, BEN VE CENGİZ HALİÇ VARDI
Tanık olarak dinlenen o dönem Murat Çelik’in kalemi olarak çalışan ve operasyona katılan polis memuru Mustafa Süvari, şunları öne sürdü:
“Evet bir görüşme gerçekleştirdik Murat Müdürüm ve Cengiz Haliç ile. Murat Müdür, Haliç’in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti.
“MESLEKİ TECRÜBELERİMDEN DOLAYI BU GÖRÜŞMEYİ KAYIT ALTINA ALDIM”
Mesleki tecrübelerimden dolayı bu görüşmeyi kayıt altına aldım. Daha önce yapmadığım şeyleri yapmış gibi gösterilmiştim, o yüzden kendimi güvence altına almak için kaydettim. Görüşme boyunca bir belge vermedi Haliç. Bu görüşmeyi kayıt altına aldığımdan o sırada Çelik’in haberi yoktu. Çok sonradan öğrendi. Serdar Sertçelik, Türkiye’ye geldikten sonra Cengiz Haliç’in ismi dosyada geçince ve önemli bir isim olduğunu da anlayınca Murat Müdürüm ile görüştüm. Görüşmeyi kayıt altına aldığımı söyledim ve bunu Savcılığa vermeye de hazır olduğumu söyledim. Murat Müdürüm de ‘iyi olur, savcılığa verelim’ dedi.”
GÖRÜŞME KAYDI OKUNDU; “BARIŞ'I 10 GÜN SONRA HAZIR ET, 1 MİLYON DOLARA…”
Mahkeme Başkanı sunulan kayıttaki görüşmeleri okudu. Mahkeme Başkanı, konuşmalarda birinci erkek şahıs ve olayı anlatan ikinci erkek şahıs olduğunu ifade etti.
Duruşmada okunan görüşmenin bir kısmı şöyle:
“Olayı anlatan erkek şahıs: Sur Balık’ta oturdular. Ahmet Akça Bey ve Ahmet Yıkılmaz ile sürekli iş yapan bir iş adamı ama adını söylemedi. Onunla bir iş daha yapacak herhalde. ‘Barış'ı 10 gün sonra hazır et, 1 milyon dolara…’ dedi”
KAPLAN’IN AVUKATLARI: BİZ BU KONUŞMALARIN BURADA OKUNMASINI İSTEMİYORUZ
Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Rıdvan Şahin, konuşma metni okunurken araya girdi ve “İki kişi arasındaki konuşmalar hukuka aykırı olarak kayıt altına alınmıştır. Burada içeriği okunamaz. Delil niteliği yoktur. Cengiz Haliç’in de suç duyurusu vardır konu hakkında. Biz bu konuşmaların burada okunmasını istemiyoruz. Zaten dava konusu ile alakası yoktur” dedi. Mahkeme Başkanı da “Bunun takdiri bana ait” dedi.
Tanık Süvari, “Arada sorular soran Murat Çelik ve ben. Olayı anlatan ise Cengiz Haliç’tir. Ayrıca burada üç kişinin arasındaki konuşmaları kayıt altına alıyorum ve konuşanlardan biri de benim. Ben bu ses kaydındaki konuşmaları göz ardı mı etseydim. Bir vatandaş olarak görevimi yaptım” şeklinde konuştu.
“CENGİZ HALİÇ GİBİ BİR İSİM EMNİYET’E GELİNCE HERHALDE ÇAY İÇMEYE GELMİYORDUR”
Avukat Şahin, “Neden bu ses kaydını aldınız?” diye sorması üzerine Süvari, “Cengiz Haliç gibi bir isim Emniyet’e gelince herhalde çay içmeye gelmiyordur. Bir şey anlatmak için gelmiştir. Olası bir suç konuşması olursa ve bu konuşma sonrasında inkar edilir ve ben zarar görürüm diye aldım bu görüşmeyi” yanıtını verdi.
Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu’nun “Yere yatmış adamın kafasına neden silah dayadın?” şeklindeki soruya “Konu görünenin aksine silahı dayamak değil. Şevket Müdürümün elindeki ağzında mermi olan silahı almak. bu mesleki içgüdü ve ne olur ne olmaz silah patlar diye almak istedim” yanıtını verdi.
"MURAT ÇELİK Mİ BU SES KAYDINI ALDIRTTIRMIŞ VE KENDİSİNE GÖNDERTTİRMİŞTİR?"
Söz alan Ayhan Bora Kaplan, “Kayıtta kendisinin sesi uzaktan, Murat Çelik’in sesi daha yakından geliyor. Murat Çelik mi bu ses kaydını aldırttırmış ve kendisine gönderttirmiştir?” diye sordu. Süvari de “Bana göre de benim sesim daha yakından geliyor” yanıtını verdi. Kaplan ise “Başkanım bu ses kaydının incelenmesini ve rapor yazılmasını istiyorum” talebinde bulundu.
Avukat Göçer, telefon getirerek sunum yaptı: Bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir
Emekli polis memuru sanık Önder Polat’ın avukatı Duran Göçer, mahkeme huzuruna üç telefon getirdi ve WhatsApp üzerinden sıralı bir mesajlaşmayı okudu. İki kişi arasındaki örnek bu WhatsApp mesajlaşmasının farklı telefonlar ile manipüle edilebileceği iddiasında bulundu. Göçer bu telefonları da mahkemeye sunarak öncelikle Jandarma tarafından incelenmesi talebinde bulundu. Göçer, “Yani demek istediğimiz şu; manipülasyon iddiasının kanıtlanması çok zor. Ancak bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir. Öte yandan mesajlaşmalar başka bir telefona yüklenip de değiştirilebilir. Buluntu telefon dosyası için öncelikle adaletin sağlanmasını istiyoruz. Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısının sorularından bu telefon ile ilgili şüphelerin olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden buluntu telefona ilişkin en uzman bir bilirkişi bulunarak inceletmesi ve bilirkişinin de kimliğinin gizli tutulmasını talep ediyoruz” dedi.
DÖRT TAHLİYE
Beyanların ardından Cumhuriyet Savcısı, mütalaasını açıkladı.
Savcılık, Sabah Gazetesi müdürü Halit Turan’ın dinlenmesinin dosyanın esasına katkıda bulunmayacağı gerekçesiyle reddini, Serdar Sertçelik’in Macaristan’da kaldığı süreçte cezaevinde internete erişim durumunun olup olmadığı, varsa da ne şekilde olduğunun ivedi şekilde ilgili kurumlara müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmasını, yargı görevlileri Ahmet Yıkılmaz, Veysel Kaçmaz ve Yüksel Kocaman’ın dinlenmesinin esasa katkı sağlamayacağı gerekçesiyle talebin reddini, Serdar Sertçelik’in baskı, tehdit ve kötü muameleye maruz kalıp kalmadığına yönelik yeniden incelemeler yapılıp ek rapor hazırlanmasını, duruşmada bazı sanıklarca ismi geçirilen ve “Yavuz müdür” diye anılan kişinin kimliğinin tespitine ve tanık olarak dinlenmesi için hazır edilmesine karar verilmesini talep etti. Savcı ayrıca buluntu telefon yönünden yeniden incelenme yapılması talebinin avukat Duran Göçer’in sunduğu bilirkişi raporunun incelenmesi sonrasında karar verilmesini istedi.
Öte yandan tanıklar üzerinde baskı yapmalarına ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutuklu sanıklar Ayhan Bora Kaplan, Serdar Sertçelik, Önder Polat ve Muhammed Kaplan’ın tutukluluğunun devamını, tutuksuz sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin devamını istedi.
Mahkeme Heyeti, talepleri değerlendirmek için duruşmaya bir saat ara verdi.
Mahkeme Başkanı duruşmaya verilen aranın ardından kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sanık Tarık Teoman’ın imza yükümlülüğünün kaldırılmasına, yurt dışına çıkış yasağının ise devamına hükmedildi. Sabah Gazetesi’nden Halit Turan’ın tanık olarak dinlenmesi talebi reddedilirken, Serdar Sertçelik’in cezaevinde ve göçmen kampında bulunduğu süreçte internet bağlantısı ve WhatsApp kullanma imkanının bulunup bulunmadığının Macaristan makamlarına sorulması talebi kabul edildi.
AHMET YIKILMAZ, VEYSEL KAÇMAZ VE YÜKSEL KOCAMAN’IN DİNLENMESİ TALEBİ REDDEDİLDİ
Ramazan Tufan’ın hazır edilmesi halinde dinlenmesine karar veren mahkeme, Emniyet mensupları hakkında veri paylaşımı yapan “Marcus” isimli X hesabının araştırılması talebini dosyanın esasına katkı sağlamayacağı gerekçesiyle reddetti. “Yavuz” olarak belirtilen emniyet müdürünün tanık olarak dinlenmesi talebi kabul edilirken, buluntu telefonla ilgili olarak Jandarma ve Emniyet Kriminal birimlerince ek rapor hazırlanmasına hükmedildi. Ayrıca yargı görevlileri Ahmet Yıkılmaz, Veysel Kaçmaz ve Yüksel Kocaman’ın dinlenmesi talebinin esasa katkı sağlamayacağı gerekçesiyle reddine karar verildi.
AYHAN BORA KAPLAN VE SERDAR SERTÇELİK’İN TUTUKLULUĞUNA DEVAM KARARI
Tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu’nun tahliyesine karar verildi. Muhammed ve Adnan Kaplan başka dosyadan tutuklu olduğu için serbest kalmayacaklar. Polat ve Bakioğlu hakkında yurtdışına çıkış yasağı uygulanacak Öte yandan Mahkeme Heyeti, Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de tutukluluğuna devam kararı verdi.
Mahkeme sonraki duruşmayı 1 Haziran’a bıraktı.
